"kendini bilge sanmak, deliliğin ta kendisidir" der erasmus ve sözü kendini övmesi için deliliğe bırakır. hayatın her anında ve kesiminde deliliğin insanlara nasıl egemen olduğunu ve onları nasıl mutlu kıldığını gösterdiği ve ardından kendini bilge sanmanın kötülüklerini sergilediği; "insanoğlunu tüm zincirlerinden kurtaran ve özgürlüğe kavuşmasını sağlayan delilik değilmidir" sorusuyla sonlandırdığı, çağını aşmış kitabıdır.
sen delisin diyerek kinayeyle yaklaşanların önüne attığım kitap. "yunan mitolojisi ve mitler hakkında çok fazla fikir sahibi değilim ayrıca bkzları okumaktan bütünlüğü sağlayamıyorum sayfalarda" diyerek yakınsada atıyorum önüne. felsefe yapma bana diyorum? stoacı*lara da vermiş veriştirmiştir ara ara kitapta.
erasmus'un, thomas moore'u eğlendirmek için bir haftada yazmış olduğunu söylediği felsefik eser. (1 kaç saat diyenler var, ben erasmus'un yalancısıyım.)
''delilik yaratıcısının savunduğu her şeyi eleştirerek gençliği, hayattan zevk ne neşe almayı, baş döndürücü cinselliği över. çocuklukta, yaşlılıkta, dostlukta, aşkta, evlilikte, savaşta ve barışta, kendisinin insanlara nasıl egemen olduğunu onları nasıl mutlu kıldığını gösterir.'' der, kitabın arka yüzünde..
aralarında türklerin de olduğu birçok millete ayar veren kitaptır.
"ingilizler, güzel adam, iyi müzisyen ve ziyafetlerinde cömert olmakla övünürler. iskoçyalılar, asaletleri, unvanları, krallarının hanedanı ile olan akrabalıkları ve skolastik tartışmalardaki olağanüstü incelikleri ile iftihar ederler. fransızlar, nezaket iddiasındadırlar; parisliler, özellikle sorbonne'larında en bilimsel teoloji okuluna sahip olmakla gururlanırlar. edebiyat ve söz söyleme sanatına sadece kendilerinin sahip olduklarına inanan italyanlar, kendilerini dünyanın barbarlık karanlıklarına dalmamış biricik kavmi sanırlar. aralarında bu tatlı yanılgıyı en fazla yaşayanlar romalılardır; eski romalıların büyüklüğünü sayıklar ve onlardan bir şeyler aldıklarına iyice inanırlar. venedikliler, asaletlerini düşünmekle, grekler bilimlerin kurucuları olduklarını düşünüp eski kahramanlarının sıfatlarını kendilerine takmakla mutludurlar. türkler ve yeryüzünün dörtte üçünü kaplayan şu sayısız barbarlar, doğru dine girmiş olmakla övünürler, boş inanç sahibi alçak kimseler saydıkları hıristiyanlara yukardan bakarlar. çok daha mutlu olan yahudiler mesihlerini tatlı tatlı bekleyerek yaşar ve bu arada daima musa'nın dinine bağlı kalırlar. ispanyollar dünyanın en büyük askerleri geçinirler; yüksek boylarından gururlanan almanlar, sihirden anladıklarını, büyük sihirbaz olduklarını iddia ederler."
mitolojiye ilgi duymayanların sıkılabileceği bir kitap,ortalama her sayfasına bir tanrıdan bahseder erasmus.kısaca der ki kitap "gerçek bilgelik deliliktir,kendini bilge sanmak ise gerçek deliliktir".
erasmus'un okunduğu zaman anlaşılması biraz zor olan ve gerçekten insanın aklını tam olarak kullanmasını sağlayan kitap.elime aldım fakat bırakmam çok geç olmadı.sanırım hazır değilim daha
erasmus'un,italya'dan ingiltere'ye yaptığı yolculuğu sırasında taslaklarını oluşturduğu,ingiltere'de thomas more'un evinde bir kaç günlük bir çalışma ile son şeklini verdiği,kendi çağına ait bağnaz düşünce yapısına bir eleştiri olarak yazdığı kitaptır.toplumların,yüzyıllar geçse bile düzenini sağlayan benzer düşünce yapılarından beslenmesi itibariyle halen güncelliğini korumaktadır.