belki ilginizi çeker
  1. · nicklere göre olası itü sözlük radyosu programları
  2. · 9 mayıs 2007 cebeci kampüsü olayları
  3. · ahmet kılıçoğlu
  4. · içinde hayvan ismi geçen nickler
  5. · postmodern şiir denemeleri
  6. · itü sözlük hayvanat bahçesi
  7. · var mısın yok musun a katılıp 1 ytl kazanmak
  8. · kalp kanseri
  9. · yaran olaylar
  10. · ekmek surat
gündem
  1. · peygamberle dalga geçerken ölen sırp spiker
  2. · bakire kız ile evlenmenin verdiği huzur
  3. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  4. · 18 kasım 2009 fransa irlanda cumhuriyeti maçı
  5. · banu güven
  6. · aşkın yedi seviyesi
  7. · izmirli altıncı nesiller buluşuyor sevişiyor
  8. · birini öperken başkasını düşünmek
  9. · centum

mor kulaklı mavi kurbağa  

  1. nesildaşım.takipteyim..
    (ichgeheindaskino, 02.03.2007 21:24)
  2. okuldaşım olduğunu tahmin ettiğim ama önceden tanışmışlığım olduğunu hiç tahmin edemediğim dördüncü nesil yazar. hoşgelmiş...
    (manticore, 24.03.2007 14:29)
  3. ilk girimi onun nick altına yazmayı görev bildiğim, günümün yarısını birlikte geçirdiğim kermitim benim ! (ayrıca çok güzel saç rengine sahiptir, kıskanıyorum evet)
    (nott, 29.03.2007 23:17 ~ 30.03.2007 01:37)
  4. kardeşi yeşil kulaklı kırmızı kurbağayı kutsal emanet sayıp beklediğim nesildaş.
    (i screama you screama we all scream for ice creama, 01.04.2007 19:21 ~ 19:25)
  5. buluşma saatinden biraz erken gelip konuşlandığım zirve mekanına ikinci sıradan giriş yapan yazardır. tedirgin bir şekilde masaya yaklaşıp "sözlük mü?" diye sormuştur. "evet sözlük" demişimdir. böylece bir zirvede şahsen tanışma şerefine erdiğim ilk yazar olmuştur.

    mekana doğru yürürken, zirveye kaydını yaptıranları aklımdan geçirdiğim sırada nickini tam olarak hatırlayamayıp "yaw mor olan kulaklar mıydı, kurbağanın kendisi miydi?" diye içimden geçirmişimdir.

    son derece kibar, pek hanım hanımcık bir insandır. hoşsohbettir.

    hem öğrencilerini kolay kolay mezun etmemekle ün salmış bir fakültede okuduğu için, hem de güzel izmir'den gelip ankara'yı çekmek zorunda kaldığı için allah kendisine kolaylık versindir.
    (oluroolur, 02.04.2007 00:45 ~ 02:19)
  6. ankara ne idüğü belirsiz zirve vol 1 de tanışma fırsatı bulduğum yazar. hain garsonun bizi kandırması ile içeri geçmemiz sonucu sıcaktan bayılma aşamasına gelmiştir. ayrıca tabu oynarken gaza gelmeme çok gülmüştür. sağlık olsun *
    (bulsaraa, 12.05.2007 00:30)
  7. ankara ne idüğü belirsiz zirve vol 1 de tanıştığım yazar kişi. sıcaktan benim kadar rahatsız olan birini görerek rahatlamamı sağlamış ardından güzel sohbetini bizlerle paylaşmış. gecenin sonunda da bana yoldaşlık etmiş şirin kişi.

    ankarayda bana "düşme sakın" ihtarında bulunurken düşme tehlikesi yaşamış, okulumdan yakınmalarım sonucunda okulunu biraz daha sevmiş ayrıca garsona siftinme fikrinin de çıkış noktası olmuştur. çok yoğun bir sınav dönemine girecektir
    (hepimiz nokta vuruşluyuz hepimiz lazeriz, 12.05.2007 00:32)
  8. bugün aldığım sakızdan çıkan maniyi, kendisi için okumayı görev bildiğim yazar.

    kaldı 3.
    bundan sonra, olmasa gerek çok güç.
    ha bitti ha bitecek
    yılın yorgunluğu, zigana'da uçup gidecek.

    bir de, bu yaşta kendisi hakkında yaş krizine girmesi ilginç. ironi mi yapıyor; bize dolaylı yoldan laf mı çakıyor anlayamadım. hem okul bitmez diyorsun hem de bitecek diye endişe ediyorsun. smiley koyardım da, malum formattan kelli silinir. sonra deme neden smiley yok diye. bu şekilde, kendisi idrak yolları enfeksiyonuna yol açıyor bünyede mütemadiyen. fakat hiçbir şekilde iyi niyet otobanından sapmadığından ara yollara, uzun vadeli kredi açtım mor kulaklı mavi kurbağa'ya. sağa sola sapma, topla da gel.
    (tekmeleyen kuş, 04.06.2007 18:11 ~ 18:13)
  9. sözlükte çevresi çok geniş ama benim için ayrı bir değeri var o yüzden:

    okuldaşım, nesildaşım, şirin kurbaam. bana gıcık olsa da sevdiğim saydığım, sürekli etrafımda gezen, her şeyimi kıskanan, her şeyi bana soran, bensiz hiçbir şey yapamayacağını bildiği halde çaktırmamaya çalışan ve kendisine mütemadiyen eksi oy verdiğimi sanan * arkadaşcağızım.
    (quasi magistra, 05.06.2007 23:31 ~ 06.06.2007 23:34)
  10. izmirli şeker bir insan kendileri. ankara'da okumasından mütevellit zirvenin birinde tanışma fırsatı bulduğum yazar. msn aleminde yazdıklarım geliyor mu paranoyasında bayrağı taşıyan neferlerdendir. okulumun 2008 bahar şenliklerine ilk davet edeceğim kişidir.

    uzun bir aradan sonra tekrar sözlüktedir. kıymetini bilelim, uymayanları uyaralım.
    (bilgez, 20.08.2007 22:52 ~ 22:57)
  11. aylar önce sözlükte çömezken mesajlaştığım ilk yazardı. harika bir harry potter sohbeti yapmıştık. son kitabı bir an önce okusada uzun uzun geyiğini yapsak dediğim birkaç yazardan biridir ayrıca.
    (anakin, 25.08.2007 19:24)
  12. bu yaz tanıma fırsatını bulduğum,süper muhabbetine bayıldığım,sivri dil ve keskin zekasıyla gönlümde taht kurmuş,harbi bir bayan arkadaşımdır.
    oynadığımız kurguya dayalı oyunlarda oynamaktan en çok zevk aldığım arkadaşlarımdan birisidir.sözlükte yazar olduğunu öğrendiğimde tüm girilerini okumaya kasıp kendisini daha yakından tanıma fırsatını bulduğum mor kulaklı maceraperest.
    şunu da belirtmek isterim ki,çok güzel bir aile ortamına sahip olup,geleceğin iyi bir vatandaşı,iyi bir hukukçusu olacağına emin olduğum tiptir bu insan.
    (freedomislonelinessderimben, 30.09.2007 22:57)
  13. özlediğmiz bilse iyi olacak kişi. ayrıca konsere gelmediği için goran amcayı depresyona da sokmuştur
    (hepimiz nokta vuruşluyuz hepimiz lazeriz, 30.09.2007 22:59)
  14. 10 gün önce ankarada muhteşem bir 3 gün geçirdiğimiz arkadaş grubumuza evsahibeliği yapmış,fedakar,cömert,hoşsohbet,şirin ve biraz da alıngan-bak yine alındı- kurbiştir kendisi.

    evde annesi tarafından sular kesildiği zaman açık olup olmadığı belli olsun diye her musluğun arkasına yapıştırılmış"ok yününde kapa" ibareleri ile, içerisinde hiç eşya bulunmayan,ahşap parke döşeli ve dolayısıyla tam bir parti mekanı olan salonuyla,bozuk olan lambası sebebiyle her girenin el feneriyle işini hallettiği banyosu ve de tabu oynanmasından hiç haz etmeyen komşusu ile çok çok şirin bir evi vardır.ayrıca oturma odasında,tüm penguen tayfasının imzalarının olduğu bir penguen posteri ve de selçuk erdem imzalı bir tavşanı vardır bu kurbişin.

    bazen çok inatçı olur,öyle ki istediği makul şeylerin yapılmaması halinde suratını asar.aslında çoğu zaman haklıdır da.şu da bir gerçektir ki, mükemmel sohbetlerin vazgeçilmez elemanıdır.

    çok sevdiğim düşünce tarzı ve tartışmalardaki tespite bağlı yorumlarıyla gönüllerde taht kuran kişiliktir.

    çok önemli bir yanı daha vardır bu kişinin o da şudur;9,5 numara olan gözleri için kullandığı, madeni 5 yenikuruş'u anımsatan lenslerini çıkardığı zaman taktığı gözlüklerle karşıma çıktığı zaman ilk önce ürkmeme sonradan da ufak çaplı psikolojik travma geçirmeme sebebiyet vermiştir kendisi.ama ben bu duruma sebebiyet verenin; bu kurbiş hanımın çok okuması olduğuna inanıyorum.yeri gelmişken söyliyim; sevidğim yanlarından biri de iyi bir okur olmasıdır.

    vesselam,bu yaştan sonra gayet kadim bir dosta kavuşmanın verdiği bir mutlulukla,bir girimin daha sonuna geldik.eyy mor kulaklı tatlı kurbiş;herşey o kadar da kötü değil.hepsine ve herkese rağmen hayat güzel!!

    edit: eeeey eksi oy veren ibine; mor kulaklıdan uzak dur zira senden çok şikayetçi!!kardeşim bu kızcağızın bir kez daha;bir kes daha;3'er 5'er kez tekrar tekrar okunası güzellikteki girilerini eksileyenler var ya?uyuz olmamak elde değil;ifrit oldum bak şimdi...
    (freedomislonelinessderimben, 29.10.2007 22:17 ~ 22:51)
  15. ayarların kraliçesi, iyilerin dostu kötülerin düşmanı dostum. geyik yapacam diye buluşursunuz, hukuk ve siyaset dolu bir sohbete dalarsınız, sonra bu halinizle kafa bularak geyik yaparsınız. depresif takılalım oturup dertleşelim diye buluşursunuz, bu sefer de saçma sapan şeylerden yola çıkarak geyiğin dibine vurursunuz. böyle karmakarışık ve şirin bir kurbağadır efendim kendisi. ankara'nın bana en güzel hediyelerinden biridir. her durumda gülmeyi ve güldürmeyi bilen ve ayrıca "en açık yazan" yazar.*
    (nott, 04.12.2007 16:36 ~ 16:36)
  16. şirinlerin boyu konusunda şahsımı aydınlatan süper sohbet muhabbet insanı. ha ara sıra lahmacunun içinden çıkan sineklere karşı zaafı olduğunu düşündürüyor. ben yerim arkadaşım o sineği. adamlar koymuş lahmacunun içine. vardır bi bildikleri.

    merak edenler için söylüyorum, şirinlerin boyu üç elma kadarmış. gargamel ölçmüş.
    (hebele, 03.04.2008 22:04)
  17. birlikte kahkahalarla gülüp, yanında her daim destek bulup her türlü üzüntünüzü paylaşabileceğiniz yegane insan.

    bir buçuk yıl aynı yerde kaldıktan sonra nihayet tanışmanın ardından, tanışmadığımız süre içerisine ettiğimiz tek muhabbettin saç rengi olduğunu hatırlayıp beraber güldüğüm kişidir. her moralim bozulduğunda "abla" rolünü üstlenebilecek ve beni güldürmek için saatlerce uğraşabilecek kadar büyük bir dosttur. her seferinde bizi tanıştıran şehiri beraber kötülediğimdir ve yazdığım her şeyin önce onun üstünde etkisini test etmeme izin verendir. bununla da yetinmeyip yazdıklarımdan karakter tahlili yapan, olumsuz bir şey yakaladığında "boşver yazıyı da senin neyin var böyle bakim?" diyebilendir. sadece hasta olduğumu duyması sebebiyle hiç bilmediği saçma sapan bir yerde bulunan evime kadar gelendir. kedi sevgimi bilen ve benim için her türlü tehlikeyi göze olarak "kocaman" bir kediyi kaçırma planlar içerisine girendir. (ehm, kedi yok hala ortalıkta ya neyse...)* bunların hepsinden anlaşılabileceği gibi "değer" vermeyi bilen nadir insanlardandır. öyle ki kaktüsüne insan ismi verip onun ölmesine gerçek anlamda üzülebilendir.

    izmir'in güzel havasını soluduğundan mıdır bilinmez içi güzellik dolmuş insandır, bu güzelliği dışına yansımıştır. doğumgünü şerefine kadehler kaldırılacak, her daim beraber olacağımıza inandığım ve daha nice güzel günde beraber güleceğimizi bildiğim dostumdur.*
    (nott, 09.04.2008 00:06 ~ 02.10.2008 05:18)
  18. dengesiz konuşmalarım nedeniyle komplo teorilerine kafa yormaya başlamış, sinir bozukluğu halindeyken kahkahalarla yarılma ve gözünden yaş gelene kadar gülme sebebi, kırmızı tişört sever, yanlış "copy-paste" lerin yegane kahramanı, nickinden hiç hoşlanmayan güzide yazar. her şey mümkün ama, onu da aklında bulundursun.*
    (nott, 03.01.2009 21:57)
  19. llm uktemden sonra görüyorum ki yurtdışındaki üniversiteler hakkında oldukça kapsamlı bir araştırmaya meyletmiş. o kadar kapsamlı ki, hukuk bölümlerinden başka matematik ve eğitim bilimlerini araştırıyor. vur dersin öldürür, derler ya hani, öyle biri işte. biraz da kıta avrupası ülkelerindeki üniversiteler hakkında aydınlatma istiyor, ama bu sefer hukuk bölümünden diye ekliyorum.*

    tam iki ay sonra gelen ek: ne kadar ciddi yazmışım zamanında. kendisiyle arkadaşlığımız afişe edilmeyecek kadar değerli gözümde, ondan herhalde. yoksa yazılacak&gülünecek çok şey var.

    birkaç ay sonra gelen bir ek daha: kendisinin ciğerini bilirim, kurbağa ciğeri. tavada böyle. yedim geçen gün.
    (onelongpause, 27.02.2009 20:36 ~ 19.06.2009 01:35)
  20. güney amerika ve orta amerika'da ki tropikal bölgelerde yaşayan kurbağa türü.mavi olabildiği gibi, parlak kırmızı, yeşil, esmerimsi renkli bir hayvan olan bu kurbağanın zehiri son derece tehlikelidir. bölge yerlilerinin hayvanın arkasına sürdükleri oklar, değdikleri kişiyi hemen öldürür. erkek mavi kurbağa, döllenmiş yumurtayı ve yumurtadan çıkan iribaşı, kendi başına yaşayacak duruma gelinceye kadar sırtında taşır. mor kulakları hakkında herhangi bir bilgim yok. fakat kulak zarlarının ince olduğunu, çukur şeklindeki kulaklarının, kulak zarı ve kulak arasındaki mesafeyi azalttığını, bu sayede de ultrason sesleri duymasının mümkün olabildiğini söyleyebilirim.
    (kutsal palamut, 27.02.2009 22:13 ~ 22:16)
  21. dördüncü nesil yazar.

    "gitmek" her zaman en caziptir çünkü bu şekilde önündekinden kaçtığını düşünür birey. hatta tamamen kurtulduğunu ondan... oysa kağıdın üstündeki belli belirsiz bir izdir gelecek. ne sana görünendir, ne de hayal bile edemediğin. tüm planlar bu yüzden sarsıntıdadır ve gitmeler bu yüzden çoğu zaman sadece düşüncede kalır.

    vazgeçmek istersin gelecekten, anlık kaçışlar ararsın ama bulabildiğin en fazla kısa sürelik teselliler olur. başında yeni bir yol olarak görünen tüm bu teselliler, dönüp seni aynı çamura ikinci kez bile batırabilir. tam tersi de mümkündür tabi. fakat vazgeçmek çoğu zaman tesellidir, çünkü elinden bir anlık hiddetle bıraktığın şey aslında uğruna çok seyi feda ettiğindir.

    yalnızlığını bastırabileceğin bir yer arayışına girerken, aslında en çok kendinden kaçarsın. hoşnutsuzluklarını gözünde çoğaltıp anılarını silmek için büyük bir değişim ararken, nereye gidersen git hep içinde bir "beni" taşıdığını unutursun. geçiçi zaman ve mekanların tedirginliğiyle kendini ve kişileri göz ardı edersin. mutlu olmak için uğraşırken karalamalar dolu bir kağıda yeni renkler eklemeye çalışırsın fakat bunun için doğru yerde olmadığını düşünürsün.

    oysa yaşama sevinci sonsuz bir nehrin akıntısında boğulmayı her an riske alarak, şevkle solumaktır havayı. yer, zaman, kişiler hep kontrol edemediklerindir, çünkü akıntıya boyun eğmeye en başından mahkumsundur. yine de öyle zamanlar vardır ki içine saplanıp kalmayı dilersin, öyle yerler vardır ki orada geçirdiğin bir dakika seni en kötü anında bile gülümsetmeye yeter, öyle insanlar vardır ki hayat sizi en saçma yerde ve en zamansız şekilde karşılaştırsa da yanından hiç ayrılmak istemediğin dostun oluverir. kimi zaman süre ve sıklık önemli değildir, sadece ulaşabileceğini bilmek bile seni mutlu etmeye yeter. sırf bunlar için bile karalamalar arasında kalmayı seçersin, her yeni izin farklı bir renk olması umuduyla ve hatta en zor görünen resmi birlikte en güzel renklerle boyama tutkusuyla.
    (nott, 29.03.2009 04:49 ~ 04:57)
  22. iyi ki doğmuş ve iyi ki kalmayı seçmiş, hayatımın en güzel, en huzurlu ve hatta en kötü anlarında bile hep yanımda olmuş dost. kendimi görebildiğim "aynam" ve sırtımı her daim güvenle yaslayabildiğim ablam. birlikte yaş alma hissinde bile bana mutluluk tattıran çok özel şahsiyet.
    (nott, 09.04.2009 00:04 ~ 00:14)
  23. yediği her şeyin yanında balık kraker yiyen bir garip bünye. her türlü alternatifi deneyip, fırsatları kaçırmıyor bu konuda. ketçapla bile balık kraker yiyor, o derece.
    (bkz: @2283354)
    (nott, 08.05.2009 01:07 ~ 01:15)
  24. martı gibi gülen insan, vapura binse karnı doyar o derece.
    (la de get, 21.09.2009 23:25)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil