rastgele görünümlü bir tamlama ve isim dizisi olup insan tanımladığını (-herhangi bişe tanımladığını) belirten bir işaret barındırmasa aslında bu bi dişi insandır.
"kavak yeli sarılgan ağaç yuvarlak tembel doğalı" nasıl koala demekse aynen öyle.
çok spesifik bi insandır.
üstüne bi dolu şey yapıştırılmış monitörün yanına kahve kupası koyup fotosunu çekmek de bu listeyi tamamlar.masa üstünün karışık olması tercihe bağlıdır.
bu dörtlüyü tamamlayan önemli unsurlardan biri de ayakların çapraz,çiş tutuluyormuş gibi bir şekilde tutulmasıdır.
hırka tercihe göre pötikare mor-siyah da olabilir.
soğuktan titriyordum, mor hırkam üzerimdeydi ama ısıtmaya yetmiyordu. nescafe kupasındaki kahvemden bir yudum aldım. ayağımdaki converselerin üzerine sırnaşmış kedim nasıl da mışıl mışıl uyuyordu. karnım ağrıdı, gaz kaçırdım**. işte o an konseptin amına koymak geldi içimden. fakat ben bir üniversiteli kızdım, yapamazdım.
puf minderi ve dize kadar çekilebilen renkli çizgili çorapları da ekleyerek, üniversiteye hazırlanan genç dimahların kayıtlar sırasında alınan harç paraları karşılığında dağıtıldığına inandırabileceğiniz kız öğrenci evi demirbaşları.
(kedi ekstraya giriyo ücrete dahil değildir.)
*
mor hırka, üzerinden dökülen eski ve büyük beden olmalı. converse, siyah etek altında bulunmalı.
- pantolon altına konvers mi giyilir görgüsüz?
ayrıca hep yorgundur o kedi, tıpkı sahibi gibi*. neskafe kupası, asla doyamadığı çikolatasından ve bitiremediği, erimeyen soğuk yalnızlığındaki tek dostudur.
- uykusuz her gecem, yorgunum ölesiyem
kendine dert ve sorun yaratarak, olmayan rüyaların, gerçek sıkıntılarını yaşatır, kendine zindan eder hayatı. zehirler kendini de, etrafındakileri de. gecenin karanlığında, sonsuz imgeler yüklediği abajurlu bi lambası vardır, bunun da bağımlısıdır. güneş gözlüğü takıp evin içinde gezesice.
- hayatta hiç dostum yok, sadece bardağım var sarılabileceğim, ve kedim. ha bir de nutella kavanozum
+ siktir kodumun sorunlusu
o çikolata niye bir kavanoz dolusudur? beynim almıyor. ülker çokonat var, tek tek tane tane paketlenmiş milka çikolatalar var, köpük kıvamında ferreronun adını bile bilmediğim renkgarenk çikolataları var. niye nutella arkadaşım? nerede sözleştiniz bunca insan, telepatik misiniz nesiniz? lifi fazla diye, az kalorili diye gidip marketten "doğal saman çöpüyle yapılmış yanık ekmek" alan siz hatunlar, nutellayı kaşıkla niye yersiniz? nutella dünyanın en gral çikolatalarından birisidir, o ayrı; ancak o sadece kavanozda duran kendi halinde bir besin maddesi. üzerine bunca anlam yükleyip, kabe yapılması mantıksız, bu marka çılgınlığına da karşı birisi olarak, bu alternatif konsept hanım kızımıza sövmek istiyorum.
- üzerime gelmeyin, why does it always rain on me* güneşin önündeki bulut, onun dünyasını karartmak için eklenmiştir listeye. hava durumu veya, soğuk hava dalgası değil sebebi; onun güneşini kesmek için oraya gelmiştir, sadece onun tepesindedir. bunu biliyor aslında. seçilmiş olmak, önemsenmek, kendisine kötülük edilmesini sağlasa bile, bir şekilde isminin öne çıkması, egosunda okşanışa sebep olur. tırnaklarını çıkarıp, saldırır bu hanım kızımız, pasif direnişteki görüntüsüne aldanmamak lazım.
- dünyanın en sorunlu insanıyım, sorun akıyor her yanımdan. şanssızlıklar peşimi bırakmıyor
+ bi sana he mi
ardından kız hırkasına daha çok sarılır, parmaklarının sadece uçlarının gözüktüğü hırkası onun koruyucusudur. incecik şey nası ısıtıyorsa, nasıl bir force ile charge edilmişse artık, dünyayı tutar, batman pelerini olur adeta. parmağının uçlarıyla yumruk sıkar gibi, hırkasını tutar. eşofmanın paçasını, sürüyerek gezdiği terliklerinin topuğuyla ezerek, evin içinde gezer.
ne menemse, o kadar üşüyen hatunun ayağında çorap da yoktur, sıkar çünkü. en ufak daralmaya gelemez bu kombinasyonun insanı.
acıların insanıdır bunlar, topu da adet sancısı çeker istisnasız, karnına ütü falan basar.
- çok dişiyim, hormonlarım beynimi ele falan geçirmedi tamam mı?
+ sen hasta olmayasın?
kedisiz fakat piercingli modellerine liselerde de rastlanmaktadır. aynı zamanda mor hırkasız kedisiz ve neskafe kupasız fakat conversli ve döner bıçaklı modellerine de yine liselerimizde rastlanmaktadır. garip yani.
kız olduğu belirtilmeyen tamlama.
fakat herkesin gözünde canlanan imgenin kız olması gariptir.
bak canlandı bende.
kız
vallahi kız.
bi de zayıf böle.
kız vallahi.
saçlar toplanmış arkadan.
kesin kız.
evet evet herkeste canlandı di mi?
kız kız.
pembe polar pijama üstü annenin ördüğü yelek, ince belli çay bardağı, patik üstü en eskisinden beyaz sabo terlik.
karşıdaki ekranda binbir gece veya beyaz gelincik
daha bir yerel gibi değil mi sanki?
sermayeyi denkleştirdiğim anda piyasaya sürmeye karar verdiğim muhteşem konsept.
----şimdi reklamlar-----
hüzünleriniz sizi tatmin etmiyor mu? bunalımlarınızdan istediğiniz ruhsal hazzı alamıyor musunuz? istiklal caddesinde elleriniz ceplerinizde yürümenize rağmen duygu dolu anlarınızı size tat vermiyor mu? çözüm bizde. sizlere hazırladığımız hzn5001 ile artık her şey daha depresif.
işte mankenimiz, üzerindeki morun da moru tınçıtılmış hırkasını tamamlayan sol kolunun arasındaki kedi ve sağ elindeki nescafe kupasıyla ne kadar hüzünlü. ayağındaki converseler ise onun mutsuzluğunu istiklal caddesinin sokaklarıyla tamamlayan bir köprü gibi adeta. ve evet, sizlere bir de sürprizimiz var; bizleri arayan ilk 10 müşterimiz için mor hırkanızı itinayla kedi tırmıklarıyla süslüyor ve hüznünüzün yanına salaşlığınızı da ekliyoruz.
bitti mi? tabii ki hayır!
uzun araştırmalarımız ve sosyolojik incelemelerimiz sonucunda geliştirdiğimiz hzn5002 konseptinde mor hırkamızın kolları uzatılmış böylece genç kızlarımızın, hırkanın kollarını avuçiçlerine almaları kolaylaştırılmıştır, ama hzn5002 ile gelen asıl gelişme bu seriye sizleri dış dünyanın o mutlu, sevecen, sıcak yani kahrolası etkilerinden uzaklaştıracak bir adet ipod.
işte mankenimiz burada, kulağında kulaklığıyla ne kadar mutsuz ne kadar hüzünlü.
-selam marla
-marla...
-maarlaaaa
+hı ne? ühühü
bakın demedim mi? tamamiyle bambaşka tamamiyle kapkaranlık bir dünyada o, bizlerden çok uzaklarda.
depresif takılmayı bir hal zanneden insan tipidir. genelde kızlarda bu tür insanlar görülür. hele bir de him dinliyorsa konseptin dibine vurulmuş demektir...