fransızca ve ingilizce dillerinin konuşulması sayesinde insanı etkileyebilecek bir şehir.
biz bir dili bile doğru konuşamazken oradaki herkesin iki dili de konuşabilmesi kanımca harika bir hadisedir.insanlar size ilk önce fransızcalarıyla yaklaşırlar ama sizin ingilizce yanıt vermeniz karşısında dillerini hemen ingilizceye çeviriler.
bireyin kanada'da mı yoksa fransa'da mıyım acep ikilemine düştüğü,
insanların bi-lingualıklarıyla sizi komplekse soktuğu,bir gazla fransızcaya merak sardığınız şehir.
ya da;
bir mağazada alışverişteyken nasılsa kimse beni anlamıyor diyerek arkadaşınızla bilumum türkçe küfürleri ettiğiniz ve kasiyer adamın türk olduğunu anlayınca bi süre elinizdekilerle ne .ok yiyeceğinizi düşündüğünüz şehir.
sonuç itibariyle yurdum insanının yanına gidildi,inceden bi muhabbet edildi,indiriminden yararlanıldı.
zaten adam anadiliyle edilen küfürü bile özlemiş.
eskiden kanada'nın en büyük şehriyken bu özelliğini zamanla toronto'ya kaptıran şehir. bunun en büyük sebebi toronto'nun ingilizce bilen göçmenler için bir çekim merkezi olmasıdır.