|
|
- zor ve rahatsız edici bir eylem. özellikle alaturka tuvaletlerde lanet edilir çünkü sürekli 'heh bok bulaştı' şeklinde düşdürtür.
bunun yanında uykusuzda umut sarıkayanın değindiği mükemmel bir espirinin ana fikri
- beraberinde "kokulu buhar" getiren eylem.
- (bkz: montla sıç)
umut sarıkaya'nın uykusuz'un ikinci sayısındaki karikatürlerinden birinde kullandığı, karizmanın tavan yaptığı efsane olmaya aday söz. karikatürdeki abi'nin görmüş geçirmişliği, sözün derin anlamlar taşıdığını geç de olsa gösteriyor *
http://img257.imageshack.us/...
- umut sarıkaya'ya göre aşk acısını unutmak için yapılması gereken hareket.
- etkisi okul ceketiyle sıçmaktan daha fazla olan sıçma modeli. ancak tenefüste götü başı tutarak tuvalete koşunca aceleden ceketi çıkarmayan insanlar, montla evin kapısından koşarak girince montu bir kenara fırlatmadan sıçmaya başlarlar. bu yüzden etkisi okul ceketinden daha fazla olduğu gibi daha az bulunduğundan, daha değerlidir.
(talen, 05.10.2007 20:48)
- (bkz: i love gogo i love very gogo)
- köylerde tuvalet denilen yer evin dışında olduğundan ve bahsi geçen köy eğer türkiyenin en soğuk bölgelerinden biriyse, o köyde yaşayan insanların her kış ortalama her iki günde bir yapmak zorunda kaldığı eylemdir. sevgili umut sarıkaya abimizin de soğuk iklim köylüsünün sorunlarına barmak basmış olduğu şahane espirisidir.
- üşümemek için yapılsa da götün açıklığıyla ana noktadan soğuğu aldıran eylem.
- daha fazla dayanamayarak boklu tuvalet zeminine mont atmaya sebebiyet verici eylemdir. mont biryerlere iliştirilmeye de çalışılabilir.
(bkz: tuvaletten boklu montla çıkmak)
- bahse konu karikatürdeki montla değil sıçmak insan sokakta yürüse bütün dertlerini unutur.
- öğüdü veren şahısta bir erdener abi sendromu gözlenmektedir.
- bundan daha kötüsü susuz evde sıçmaktır. çok sıkışılır hep beklenir. sonra koşarak aceleyle tuvalete girilir. önce bir rahatlanır ama bu pek uzun sürmez. sonrasında sizi neyin beklediğini bilmektesinizdir çünkü.
ortama pis bir koku siner. inatla bokunuz tuvaletin her yerine dağılır. sağ kol ile sürahı alınır. biraz öne kayılır ele su dökmeye çalışılır. ama başarılamaz tüm tuvalet su içinde kalır.
sonra bir de o sürahıde kalan azıcık su ile el yıkanmaya çalışılır. bir yer sabun olur bir yer yok bok olucak diye sinir olunur.
sonra sifonda da su olmadığından sürahıye biraz da su doldurulur. önjce dökülür bir temizlenir. amma hiçbirşey gitmemiştir tabi. gitsin diye neredeyse bi bidon su harcanır. sonunda tuvalet kağıdı o pis kahverengi suyun üsünde yüzmektedir.
hayattan tiksinirsiniz işte bu zamanda.
işte hayat böyle iğrenç bir şey...
- bu efsane karikatürün* bir de "servis kaldır" verisyonu vardır.
http://img91.imageshack.us/...
- ilişkimiz ne zaman kötü gitse sevgilime önerdiğim eylem.
- öf bu ilişkiden çok sıkılıyorum tandans.
- montla sıçalım?
- haha, olur mu olur!
- olur mu?
- olma mı?
- gibi yani.
- ay ben çok eğleniyorum artık tandans.
- ben de öyle su.
- öyleyse sevişelim mi?
- olur gibi.
- ....
- ....
şeklinde alıp gidiyor. tavsiye ediyorum. süper bişey.
- artık facebook'ta grubu bile olan.umut sarıkaya'nın önderliğini yaptığı toplu hareket..
- cefası safasından cok daha kuvvetli hissedilen hayata küstürebilcek bi hareket.
- daha fena halleri var. öğrenci milletinin en büyük derdidir.
malumunuz devlet okullarında kaloriferler baharda yanar, bu yüzden montla dolaşılır.
kumaş pantalon, kemer, gömlek, üzerinde kravat bir de ceket. hava da soğuk kaloriferler yanmıyor haliyle montu da giymişsin.
açtın kemerin tokasını saldın gömleğin eteklerini sen sıçmaya çalışırken götüne değiyor toplamaya çalışıyorsun. tünemişsin porselenin üzerine paçalar yere değmesin diye uğraşıyorsun, kravatı da sokmayı unuttun cebine önden bacak arana sallanmış huylandırıyor. işte böyle bişey, takım elbiseyle sıçmak daha zordur kesinlikle.(venom, 29.12.2007 17:33)
- umut sarıkaya'ya yapıp yapmadığı sorulduğunda "askerdeyken bi kere yapmıştım" cevabını verdiren davranış.
- mont yerine işin bokunu çıkarmaktır. ilginçmiş.
- (bkz: sözlük yazarlarının fantezileri)
- pardesüyle sıçılırsa daha fantastik olacağından şüphe yok.
- karakterim üzerinde derin tesiri mevcuttur. bir celsede tüm tasalarımı silip süpürmeye ve hayatımı selamete gark etmeye muktedir olan bir tasvirdir. öyle ki; bahsi geçen sahneyi tasavvur ettikçe, naçiz bedenimdeki bütün hücreler rezonans kertesinde titremektedirler. bundandır ki; 'montla sıç!'mak denli meşakkatli, 'montla sıç!'mak denli ızdırap dolu bir başka tavrın mevcudiyeti mevzubahis değildir. haddizatında, 'montla sıç!'mak tarih süresince, insanlığın çektiği tüm eziyetlerin pek namüsayit bir mahiyyet ve mekânda tecelli etmesinden gayri bir şey değildir. binaenaleyh, bir kimse ki; 'montla sıç!'madıkça, o acıları tatmadıkça süregiden hayatının seyrinden yakınmamalıdır. nitekim 'montla sıç!'madıkça, bu hayat yaşanabilirdir, vesselam.
- cep telefonunun montun cebinden kayıp hela deliğine düşmesi an meselesidir.
- herkül'e kendisini affettirmek için verilen ilk görevdir. bunu kabul etmeyince kendisine bir kaç mitolojik yaratıkla kapışacağı meşhur "on iki görev" verilmiştir.
- umut sarıkayanın işte budur denen ve artık bir klasik olmuş karikatürü
|