|
|
- tam adı charles louis de secondat montesqueiu'dir. 1968-1755 yılları arasında yaşamış fransız yazar ve politik felsefecidir.
- fransız devriminden yüzyıl önce dünyaya gelen yazar ve felsefeci.hukuk eğitimi aldı sonra amcasından kalan yargılık görevini yaptı on yıl kadar bunuda yaptıktan sonra en çok sevdiği uğrasa döndü yazarlık. bir çok görüşü vardır bunlardan en önemlilerini yasaların ruhu adlı eserinde toplamıştır. montesquieu ya göre coğrafi şartlar gelenek ve görenekler ile yasalar arasında bir paralellik vardır bunun için bir yasa baska bir devlet için gecerli olmayabilir. ayrıca şöyle devam etmektedir: düz araziye sahip olan coğrafyada kurulan devletlerin yönetim biçimi daha çok despotizmdir. nedeni ise burada yasayan halkların kendilerini kotuyacak akarsu ve dağ gibi kalelerinin olmamasıdır bundan dolayı güçlü olana itaat etmek zorundadırlar(ilginç). avrupa ise dağlık bir arazidir ve ülke bir çok akarsu tarafından parcaklanmıştır burayı ise ele gecirmek zordur onun için avrupada despotizm yerine demokrasi vardır. bu coğrafyada yasayan halk kendini istilalara karsı koruyabilir...vs gitmektedir bana mantıklı gelmedi ama günümüzde avrupalılar tarihi olayları incelerken montesquieu' nun bu görüşlerinden yararlanmaktadırlar.
- suçun cezasının suçun niteliğinden çıkmadığı takdirde caydırıcı olamayacağını savunan, özgürlüğü koruyan en önemli gücün de bu caydırıcılık olduğuna inanan fransız düşünür. yasaların ruhu eserinde sık sık osmanlı'dan da örnekler verir.
- birçok filozof gibi sistem denildiğinde onun da aklına eski roma gelmiştir, lakin nerde machiavelli'nin sezardan çok sezarcı roma aşkı, nerde bu montesquieu abinin çok daha eleştirel yaklaşımı tabi. bu hususla ilgili olarak "considérations sur les causes de la grandeur des romains et de leur décadence" diye bir eser ortaya koymuştur ki, internazionale-ac milan maçını fransızca anlatsam o bile karizmatik duracak dedirtmiştir bu eser ayrıca.
ha bir de unutmadan şaka maka, baron yüzüğü falan varmış bunun.
- "az gelişmiş ülkeler kendi ordularının işgali altındadır." sözünün sahibidir. 60,71,80,97,07 aklıma geldi de.
- ilginçtir, yönetim biçiminin yönetilen ülkelerin iklim ve yer şekillerine göre değişmesi gerektiğini savunur; örneğin portakal'ın yetiştiği bir ülkede demokrasi'nin olması mümkün değil demiştir(doğrudur ben adana'da şahit oldum) bir de düz bir arazinin olduğu yerde despotizmden kurtuluş yokmuş; çünkü düz yerlerin halkının kendini koruyacak akarsuları, dağları yokmuş, yerşekilleri engebeli olan avrupa'da demokrasi'nin gelişme nedeni de buymuş...
tüm bunları bir yana bırakırsak aslında siyaset biliminde devrim yapmıştır diyebiliriz nasıl mı, hemen anlatayım; en iyi yönetim biçimini devletin üç temel unsurunu ayırarak(güçler ayrılığı) sağlarız demiş (ilk defa), peki nedir bunlar; yasama yani o dönem ingilteresindeki parlamento, yürütme yani o dönem ingilteresindeki kral ve yargı yani o dönem ingilteresindeki mahkemeler...işte bu 3 unsurun birbirinden bağımsız ancak dengeli bir şekilde hareket etmesi gerektiğini savunmştur dengeliden kasıt bu üç unsurun aralarında rekabet edip üstünlük taslamaya çalışmamalarıdır. (bkz: türkiye)(ozdemir, 02.06.2008 11:41 ~ 11:42)
|