|
|
- denemeleriyle ünlü fransız yazar.michel eyguem de montaigne (1533-1592).
- denemeleriyle insanda her şeyi yazma gereksinimi ve isteği uyandırmıştır kendisi
(ba of, 12.04.2004 20:30 ~ 13.03.2006 06:47)
- "herkes içini yoklasa görür ki, gizli umutlarımızın bir çoğu, başkasının zararına doğar ve beslenir."
- montaigne avrupaya serbest düşünceyi öğretmiş bir yazardır.filozof olarak kabul edilmez.ona göre insan düşüncesi sistemleri kırarak gelişir çünki hiçbir sistem hayatı ve insanı bütün zenginliğiyle kucaklayamaz. "insan herşeyin doğruluğundan her zaman şüphe içinde olmalı ve her zaman yenibaştan düşünebilmelidir" der. montesquieu, montaine hakkında şöyle demiştir "yazarların çoğunda yazan adamı görüyorum,montaigne'de ise düşünen adamı".
(dragonfly, 13.12.2005 20:29 ~ 16.12.2005 21:14)
- denemelerinde kendini anlatmıştır ama denemeleri okuyan çok kişi, anlatılan kişinin montaigne değil, kendilerinin olduğu görüşündedir.
- ilkokulu bitirdiğimde kitapçıdan aldığım ve bir hafta hayatımı zehir eden ama lisede okuyup anladığımda çok beğendiğim denemeleri olan yazarımızdır.
edit: ilkokulu bitirdiğimde çok merak etmiştim kitabı. okuyup hiçbir şey anlamadığımı görünce o anki çocuklukla anlama sorunum olduğunu düşünmüştüm ve iki gece uyuyamamıştım. babama söylesem mi bu sorunumu diye... ortaokula beni almazlar diye de kayıt esnasında çok tedirginlik yaşadım. sanki herkes biliyormuş da bilmiyormuş gibi yapıyorlar diye düşündüm. çocukluk işte. ama kimse bana o kitabın yaşıma uygun olmadığını söylememişti ki!
- "her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır" sözüyle günümüz insanına yönelik en büyük zaaflardan birini çözümlemiş düşünür.
- "talih insana bütün nimetlerini verse de, onlardan tad alabilecek bir ruh gerekir.
bizi mutlu eden, bir şeyin sahibi olmak değil, tadına varmaktır." sözünün sahibi.
- montaigne kendi kendini iyi değerlendirmiş ve bunu yazıya dökmüş önemli yazarlardan biridir. fakat yazdığı herşeyin bugünde gerçekliğini koruduğu söylenemez. elbette bazı denemeleri okunmalı ve okutulmalıdır.
- öfke üzerine yazdığı bir yazıda anlattığı hikaye benim çok hoşuma gitmişti.yazı aynen şöyle bitiyordu ;
öfke saklanmaya gelmez, büsbütün içimize işler..demosthenes bir meyhaneye girmiş, kimse görmesin diye arkalarda bir yer arıyormuş.diogenes görmüş ve demiş ki: ne kadar arkalara gidersen meyhaneye o kadar girmiş olursun.
- kitabının arkasında (bkz: denemeler) ahlaki bakımdan epikürcü olduğu yazan yazar.
"lan tam da ben de bunu düşünüyordum işte" der durursunuz yazdıklarını okurken. zamanının ötesinde bir düşünürdür.
- ölümünden iki gün önce konuşma yetisini kaybetmiş olduğundan dolayı çevresiyle ancak yazışarak iletişim kurabilmiş olan yazar. ancak onun için pek de yadırganacak bir durum olmamıştı bu, tüm yaşamı boyunca daha farklı bir şey yapmamıştı ne de olsa.
- şöyle der:
bre zavallı insan , az mı derdin var ki kendine yeni dertler uyduruyorsun.az mı kötü haldesin ki bir de kendi kendini kötülemeye özeniyorsun.ne diye yeni çirkinlikler yaratmaya çalışıyorsun ,içinde ve dışında o kadar çirkinlikler var ki.... o kadar rahat mısın ki rahatının yarısı sana batıyor. ..doğanın seni zorladığı bütün yararlı işleri gördün , bitirdin , işsiz güçsüz kaldın da mı başka işler çıkartıyorsun kendine .sen tut doğanın şaşmaz ,hiç bir yerde değişmez kanunlarını hor gör,sonra o senin yaptığın tek yönlü, acaip kanunlara uymaya çabala.üstelik bu kanunlar ne kadar kendine özgü ,dayanıksız ,gerçeğe aykırı olursa gayretlerinde o ölçüde artıyor senin ...
biz insanlar kendimizi kötülemede gözterdiğimiz zekayı hiç bir yerde göstermeyiz...
- 'bizi yaratan işi hayvanlık saymaktan daha büyük hayvanlık mı olur?' demiştir.
- denemeleri yazma sebebinin, büyük yalnızlığına son vermek olduğunu söylemiş yazardır. yalnızlığına sebep tabi ki aşk ve yaşam kaygıları değil, dönemin din savaşları ve rönesans rüzgarının toplumuna etkileridir.
(heidi, 28.10.2007 21:53)
- alışkanlıklar üzerinde verdiği örnek çok güzeldir.ülkenin birinde bir kadının buzağısı olur .çok sevimlidir buzağı.kadıncağız onu her gün kucağında taşır.ta ki koca öküz olana kadar.burada diyor ki üstad alışkanlıklar başlangıçta çok küçük ve sevimlidirler.sonra üzerimize öyle yük olurlar ki agırlıklarını hissetmeyiz bile.
- sadece gündüzleri okuyan ve bu gündüz okumalarının kendisini yeterince yorduğuna inanan kişi... "onları seçmesini bilenler için kitapların pek hoş özellikleri vardır, ama çaba harcamadan iyiye ulaşılmaz; bu yalın ve temiz bir zevk değil, diğerlerinden daha fazla değil; rahatsız edici yanları da var, hem de çok; ruh kendini eğlendirir, ama savsakladığım beden işlemez, bitkin düşer ve mahzunlaşır." demiştir.
- ölümden korkanlara acayip ayar vermiş fransız yazar:
"ölüm size ne sağken kötülük eder, ne ölüyken; sağken etmez, çünkü hayattasınız; ölüyken etmez, çünkü hayatta değilsiniz."
|