görseller
mononoke himemononoke hime
mononoke himemononoke hime
belki ilginizi çeker
  1. · spirited away
  2. · prenses mononoke
  3. · hayao miyazaki
  4. · kodama
  5. · anime
  6. · mononoke hime
  7. · joe hisaishi
  8. · sözlük yazarlarının en sevdiği filmler
  9. · studio ghibli
  10. · prenses
  11. · 59 tl'ye havalara uçun (reklam)
gündem
  1. · ozgebenimlekahveic com
  2. · türkiyede yakışıklı erkek olmadığı gerçeği
  3. · ama bizim uefa kupamız var
  4. · sevgilisine yemek yapan erkek
  5. · 10 mart 2010 man u milan şampiyonlar ligi maçı
  6. · 8 mart 2010 elazığ depremi
  7. · arkadaşken sevgili olmak
  8. · ağzına geleni söylemek
  9. · melih gökçek

mononoke hime*  

  1. bir hayao miyazaki eseri daha. filmin konusu, tipik bir iyi kötü savaşı olacakken; saf iyi ve saf kötü karakterlerin olmamasıyla daha bir ilgi çekici hale gelir. muhteşem doğa görüntülerinin yanında, ruhani duygularla yoğrulacağınız; izlerken çizgi film olduğunu unutacağınız bir animasyon filmi prenses mononoke. fakat türkçe dublajlı izlememek gerek çünkü tanrıların konuşmaları etkileyiciliklerini yitiriyorlar yoksa.
    ayrıca izleyip de san'a aşık olmayacak ya da lady eboshi'ye saygıyla yaklaşmayacak olanımız var mıdır acaba aramızda?
    (jellicle, 19.08.2004 21:09 ~ 30.09.2007 07:50)
  2. fevkalade bir hayao miyazaki eseri. doğayla insanın savaşı daha iyi anlatılamazdı heralde. bu adam ne yapıyor ne ediyor, filme muhteşem manzaralar serpiştiriyor. bunu howl's moving castle'da da görmüştük zaten. başkasına ait olan bu kadar geniş bir hayal dünyasını izleyebilmek çok güzel. filmdeki en başarılı ögelerden biri ise, orman cinleri. başlarını sağa sola titretmeleri ve bu esnada çıkan ses, bünyeyi değişik bir tribe sokuyor, etkiliyor.
    (marla singer, 25.08.2005 12:23)
  3. izlerken keşke kodamalar gerçek olsa da ormanda dolaşırken o şirin bakışlarıyla, tıkır tıkır sesler çıkaran kafalarıyla bize yol gösterseler dediğim, insanın doğaya hükmetme yolunda ne gibi canilikler yapabileceğini gösteren film. gerçi ben korkarım o kodamaları görsem ama...
    (fena halde leman, 30.10.2005 19:10)
  4. princess mononoke adlı filmin orijinal adı.
    (dick darlington, 12.03.2006 02:13)
  5. (bkz: mononoke hime)

    hayao miyazaki filmlerine başlamak için en ideal filmlerden birisi, animasyon kalitesi mükemmel, salt iyi ve kötüden arınmış, yeri geldiğinde şiddet öğeleri ve kan barındıran, biraz biraz nausicaa of the valley of the wind kokan güzel bir animasyon.
    (theone, 19.05.2006 19:37)
  6. (mgn, 06.02.2007 10:21)
  7. tekrar tekrar izlenesi her izlendiğinde yeni birşeyler görülesi çok başarılı bir animedir. geceyürüyücüsü gibi, ormanın ruhu gibi ve ormanda yaşayan küçük cinimsi, beyaz renkte ve kafalarını tıkır tıkır çeviren acaip şirin yaratıklarıyla ve iyi kötü arasındaki savaşta neyi iyi tarafına neyi kötü tarafına yerleştirmeyi çok güzel başarmış yönetmenin başarılı bir filmi dahadır kendileri.
    (sirona, 06.02.2007 10:25)
  8. orman cinleri kodamalara bayıldığım, insana doğa sevgisini aşılayan, mitolojiye göndermeleriyle hayranlık uyandıran bir hayao miyazaki başyapıtı
    (ikiguzelhareketbirden, 26.03.2007 19:01)
  9. hayao miyazaki'nin hayal gücünün doruklarında olduğu çizgi filmdir. her sahnesi büyüleyicidir. her izlendiğinde başka bir ayrıntı keşfedilir. ustanın bir diğer başyapıtı için;

    (bkz: spirited away)
    (cinephile, 26.03.2007 19:05)
  10. zorla izlediğimden mi, yoksa gerçekten böyle filmlere hiç ilgi duymadığımdan mıdır bilemem, ama bence pek "hiç o kadar da" değildir.
    (smooth, 23.04.2007 17:17)
  11. hayao miyazaki'nin bir başka harika animesidir ve mutlaka izlenmesi gerek bir yapımdır.
    (the girl with red hair, 29.06.2007 01:29)
  12. klasik bir hollywood filminde görülen evin en temel özelliklerinden biri her mevsim bakımlı ve düzenli bir bahçedir. eğer mevsim yazsa ya evin babası ya da oğlu -ama asla annesi ya da kızı değil!- zaten pek bir güzel olan bahçenin çimlerini biçer. bu bahçe aslında "modern" insanın doğa'yı nasıl ehlileştirdiğinin ve kontrol altına aldığının imgelemidir... öte yandan toplum dışı, başarısız ve dahi "white trash" bir karakterin bahçesi bakımsız, kendisi de yabanıl olarak tasvir edilir ana akım abd sinemasında.

    modernizmin en temel argümanlarından biri işte bu doğa'yı kontrol edebilme düşüncesidir. karl marx amca ve friedrich engels dayının komünist manifesto'da altını çizdikleri bir nokta var: burjuvazi sınır tanımaksızın kendi sistemini bütün dünya'ya ihraç ediyor. bu nedenle zaten doğa'yı göz önüne almaksızın ekonomik büyüme modelleri özellikle asya kaplanları tarafından tereddütsüz kabul gördü vakt-i zamanında. doğa öte yandan intikamını almakta pek geç kalmıyor. içecek su ve temiz hava gibi en temel insan ihtiyaçları zaman içerisinde lüks mallar kategorisine girmeye başlıyor. meksika gibi kalabalık bir nüfusa sahip bir ülkede insanlar temiz su bulamadıkları için kahvaltıda bile coca cola içmek zorunda kalıyorlar!..

    işte o bahçede çimenleri biçen baba ya da oğul, modern insan ile doğa arasındaki sınırları çok net bir şekilde ortaya koyar. sonra miyazaki usta çıkar size bir öykü anlatır ve alttan alta modernizm denilen sapkınlığın aslında size nelere malolacağını kulağınıza fısıldar.

    miyazaki usta öyküsünü anlatır anlatmasına da onu abd'de ya da dünya'nın başka bir yerinde çimleri biçmek gibi kutsal bir misyon (!) edinmiş insanlığın eril kısmı dinler mi orasını allah bilir...
    (yesilcuppelipenguen, 29.12.2008 03:06)
  13. animede özellikle hoşuma giden ve birbirini tamamlayan iki detay oldu..

    ashitaka, nehire düşen 2 yaralı askeri kurtardıktan sonra bu 2 yaralı adamla birlikte kutsal ve sihirli bir ormanın içine doğru ilerlemektedir. ormana girer girmez önlerine birtakım beyaz yaratıklar çıkar, askerlerden birisi çok korkar, ashitaka, "korkmanıza gerek yok, bu yaratıklar ormanın iyiliğini temsil ediyorlar, bize şans getirecekler" der ama yaralı asker sargıya alınmış kolunu tutup feryatlar ederek korkmaya, bağırmaya çağırmaya devam eder.

    bu: ormandan kopmuş insanın, çevresine yabancılamış insanın ön yargılarını bize anlatır.

    hikayemiz ilerler, ashitaka ve yaralı 2 asker ormanın içinde ilerledikçe askerlerin korkusu ve endişesi de azalır. öyle ki, tam ormandan çıkarlarken kolu sargılı olan asker kolunda bir farklılık hissederek, "kolum.. acıyı hissetmiyorum, kolum iyileşti!" der mutlulukla ama kolunu biraz hareket ettirdiğinde acıyla iki büklüm olur ve kolundaki zedelenmenin iyileşmemiş olduğunu anlayarak üzüntüyle başını eğer.

    bu ise: doğadan ve doğanın sihirlerinden neler umması gerektiğini anlayamamış insanın uğradığı bozgunu anlatır bize.

    ve işte bu iki durum birleşince, insanın kafasının karışıklığını çok iyi bir şekilde daha iyi anlıyorduk. ve sonradan asıl yüzünü gösterecek rahibin filmin başında ashitaka'ya da dediği gibi;

    "lanetlendiğini söylüyorsun..
    bu dünyanın kendisi lanet"
    (geber marla singer, 03.05.2009 19:59 ~ 20:09)
  14. ilk başta japon bir yönetmen zannettiğim anime. çinli de olabilir gerçi hep karıştırıyorum ben. halbüse yönetmen olsaymış hiç bir filmini izlemediğim karizmatik bir isme sahip yönetmen diye yazacaktım. birde arayada bir kobe tai lı espri sokuşturup giriyi kapatacaktım. neyse kısmet

    ek: başlığa hiç katkısı olmayan bir giri yazdım sanki bulk mail tadında.
    (chladoceran, 23.09.2009 23:33 ~ 23:35)
  15. (insomniacşımakdentist, 23.09.2009 23:42)
  16. izlerken sürekli, keşke ben de orada olsaydım, keşke bir anime karakteri olsaydım dediğim, güzel,şirin bir anime. kurt kızı san ve ashitaka, bir anime kahramanında böyle karizma olur mu?
    (tarashaktimantra, 29.09.2009 18:23)

© 1923 - 2010 itü sözlük (buraya numaratör koyduk yılı kendi artırıyor artık)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük duyurular  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil
havadis:  itü sözlük blog  ·  twitter  ·  friendfeed  ·  facebook