belki ilginizi çeker
  1. · vajina monologları
  2. · tek kişilik gösteri
  3. · duvara konuşmak
  4. · anne baba diyalogları
  5. · the weather man
  6. · eglog
  7. · kendi ile konuşmak
  8. · yapmayın o daha çocuk
  9. · lord of war
  10. · diyalog
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  2. · yeşim salkım
  3. · izmirli altıncı nesiller buluşuyor sevişiyor
  4. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  5. · boylumlama
  6. · ezel
  7. · yılmaz özdil
  8. · çaylak kullanıcıların dikkat etmesi gerekenler
  9. · birisinden msn adresini isterken zorlanmak

monolog  

  1. (bkz. vajina monologları)
    (savager, 22.03.2004 20:03)
  2. kişinin kendiyle konuşması,içhesaplaşma
    dialog çift kişi
    monolog tek kişi *
    (chladoceran, 29.04.2004 12:06 ~ 12:06)
  3. (bkz: deli cevat)
    (close2death, 12.03.2005 23:33)
  4. genelde acı gerçekleri kabul ettiğiniz zaman, kendinize itrafınızla başlayan, bireysel içten sohbet.
    (su damlası, 12.10.2005 16:54)
  5. insanın kendisiyle muhabbet etmesi... istemsiz biçimde gününün büyük bir kısmını kendisiyle konuşarak geçiren insan şayet bu işlemi kendi içinde sessiz sessiz yapıyorsa düşünmek olarak da tanımlanabilir.. şayet bu konuşma sesli bir hal almışsa tehlikeli bir durum olduğu kabul edilmeli ve acil çözüm yollarına gidilmelidir.. aksi taktirde toplumda deli olarak nitelendirilmek, kendi sesinden irkilmek suretiyle kafayı çizmek, muhabbet iyi giderse asosyalleşmek gibi semptomlar görülebilir... bu eylem insanın en yakın arkadaşının yine kendisi olduğunun en büyük kanıtıdır.. çünkü insan kiminle ne kadar çok şey paylaşırsa paylaşsın en çok dertleştiği, en çok vakit geçirdiği kişi yine bizzat kendisidir...
    (cheetosyiyenpenguen, 12.10.2005 23:41)
  6. sesli monolog sorun çözmede çok işe yarar.

    sessiz monolog ise zihinde gereksiz gürültüler oluşturmaktan başka bir işe yaramadığı halde insanlar tarafından çok kullanılır. çoğunlukla yarım kalmış işler bu gürültülere sebep olur. kişi kendini zorlayarak bu sesleri susturup içsel sessizliği* sağlayabilir, ancak yeterince çalışmamışsanız ve özellikle hayatınız yarım kalmış işlerle doluysa ve dolmaya devam ediyorsa ne yazık ki bu sessizlik fazla sürmez. bu susturma işlemi bir nevi meditasyon olarak da düşünülebilir.

    kesin çözüm, çocukluğunuzdan beri kafanızı kurcalayan yarım kalmış işlerinizin bir listesini çıkartmak ve onları tek tek içinize sinecek şekilde tamamlamaktır. yine de onları tamamlayana kadar zorlayarak susturma işlemi de tavsiye edilir.
    (goyathlay, 12.10.2005 23:51)
  7. tek kişilik gösterilere de monolog denir.
    (goyathlay, 12.10.2005 23:52)
  8. (bkz: duvara konuşmak)
    (abbas yolcumu, 26.10.2005 00:13)
  9. msn spacesdeki blog fasilitesi bu konuda çok işlevlidir efendim. deneyiniz.
    (telperion, 27.10.2005 22:26)
  10. neyi kaybettiğimin farkında mıyım? nereye götürüyor beni yazdıklarım? sabah uyanılacak olması, beni hayattan soğutuyor mu? ne kadarı gerçek ağladıklarımın? damarlarımda akan kanı hissedebiliyor muyum? durduğunda hissedebilecek miyim? ne yapıyorum? hayatın değerini biliyor muyum? kaçımızın fon müziği var hayatında? bir kıza baktığımda ne görüyorum? aldatılmayı mı, sevmeyi mi, neyi görüyorum? görüyor muyum? yaşayabilecek kadar kör müyüm? boş bakışlar altında eziliyorum. soğuk terler döküyorum insanların arasında , korkuyorum alay edilmekten, korkuyorum. parmakların bana çevrilmesi ve herkesin gülmesi, gözlerimin önünden gitmeyen bir sahne oluyor birden. kaçıyorum. kuytularda kendimle konuşuyorum. bir müzik arıyorum beni acılarımdan arındıracak. yeni bir hayata taşınmak istiyorum. nakliyesini üstlenen olmuyor anılarımın, tek başıma taşıyamıyorum. yığılıyorum çukuruma. duvarları yokluyorum. bir tünel kazmak istiyorum, ucu ağaçlarla çevrili bir kıra çıksın istiyorum, çimlerin üzerine uzanıp bulutları izlemek istiyorum. ne çok şey istiyormuşum, hiçbiri gerçek olamayacak kadar gerçek. anılarımı öldürmeye başlıyorum. katil olup çıkıyorum birden. hatırlamıyorum aşkımı, hatırlamak istemiyorum. "unutkanlık işte" diyorum, derken bile yalan söylüyorum.
    (bişeybişey, 12.04.2006 02:41)
  11. (bkz: çok yalnızım sözlük)
    (pasteteux, 27.05.2007 18:26 ~ 28.05.2007 17:37)
  12. tirat ın eş anlamlısı olan kelime...
    (innocent and white, 27.05.2007 19:55)
  13. - onunla yaşadığın monologtu
    - ....
    - tamam tamam bütün aşklarımız aslında monologtu
    - sıgaran varmı?
    (city boys, 19.10.2007 02:52 ~ 02:53)
  14. ben:eeaaşşşşhhuuuu!!
    ben:çok yaşa..
    ben:hepberaber.
    (butterflyeffect, 13.01.2008 15:11)
  15. beni anlaman için anlattıkça
    kendini arıyorsun anlattıklarında
    beni anlamak umrunda değil.

    kendini anlattıkça
    beni arıyorsun anlattıklarında
    beni anlamak umrunda değil.

    *
    (mavinehir, 02.10.2008 16:24)
  16. yapmaktan hiç bıkmadığım,yaptıkça yapasım gelen sohbet türü. bazen karşımda biri olduğu halde kendimi yapar bulurum. ve zaman zaman diyalogdan daha rahatlatıcı olabilendir. çünkü söylediklerim karşımdakinin anlayabildiği kadardır, anlatmak istediklerim ise bambaşka. sözlükte yazmak da bir tür monologdur.
    (fitnefücur, 02.10.2008 17:35)
  17. -kendi kendine konuşmaktır aşk....-
    (du, 02.10.2008 17:40)
  18. sabaha karşı bastıran türleri de vardır, el ayak çekilir, ortama bir sessizlik bürünür ve siz anlatmaya başlarsınız sizi dinledikçe ağlayan duvarlarınıza
    (girişyıkımtelaş, 10.01.2009 03:59)
  19. bu kadar zor olmamalı sanki ha? dişlerini fırçala, üzerini giy ve otobüse bin. insanlara gülümse. bu kadar zor olmamalı ... bütün sahneleri düşünme, oyna işte. bütün kameralar beni mi çekiyor sanki?
    belki hoşuna gider , ne bileyim? her gün yaptığın şey bu...bunu değiştiremezsin. sabah kalk , dişlerini fırçala ve otobüse bin. zaman nasıl olsa geçiyor . biraz gülümse işte...aynaya bak..i am a "dicaprio" illusion ....fena değilsin işte...hayır yalan söyledim, iğrençsin! değiştiremeyeceğin şeyleri düşünmekten vazgeç değiştirebileceğin şeyleri düşün...
    hava soğuk, karanlık...düşündükçe başı ağrıyor insanın...dışarda konuşan insanlar var , gidin yatın yatağınıza ve bugün hiç çıkmayın! kafayı mı yediniz? yok ya anlamıyorum, insanlar bu havada nasıl mutlu oluyorlar?
    yapmam gereken o kadar çok şey var ki...düşün ...düşün hadi...neyse boşver , boşalt zihnini. şimdi kapıyı aç ve gülümse, kimin sana gülümseyerek eşlik edeceğini önemsemeden. jean seberg gibi gülümseyen kızlar var mıdır buralarda? he vardır! salak mısın sen, onlar film! ama ne güzel gülüyordu...öff insanların bir sürü derdi var, sana mı gülümseyecekler?
    boş ver , çık git hadi . geç kalacaksın derse yine. ya bu posterleri değiştirsem mi? evi mi değiştirsem yoksa komple! öff...yine okul başlıyor . hayır hayır, "this is the end ..." bu nerden çıktı , toparla kafayı. gitmesem mi acaba? yok gitmem lazım, bir taraftan çok büyük adam olurken bir taraftan da derslerde başarılı olmalıyım. yok, ikisi aynı şey değil. belge falan alırsam hem annem seviniyor.
    off..ev ne güzel sıcacıktı içerisi ya...bala bak, hemen geldi otobüs. saat...saat... evet geç kalacağım! çok güzel! boş yer de yok...harika! gülümse...
    (setheleh, 16.02.2009 20:19)
  20. özür dilerim hanfendi, bir dakikanızı rica edebilir miyim? duymadı. yok, duydu ama korktu. nema problema. sorun yok demek istedim yani. yine olmadı. bildiğim bir-iki kelimeyi de yerinde kullandım yine bakmadı bana. anlaşılmak lüks azizim bu devirde. karşı pencere esmerleri hep böyle olmak zorunda mı? ne tür bir acı bu? bu acı türünü avrupa insan hakları mahkemesi tanıdı mı acaba? neyse. korkuttuk kırmızı eşofmanlıyı. halbuki ilgi dileniyordum. köprü altı dilencilerine para vermekten çekinmez ama kendinden daha zengin olduklarını bildiği halde. o süt beyaz dişlerini bana gösterseydin gerisi kolaydı. kendimi anlatacaktım sana. ben öyle anlatırım ki kendimi, kötülüklerimi bile güzel gösterirdim sana. tüm okuduğum kitapların hıncını almayacaktım, ilk seferden ürkütmeyecektim seni. yüzünden okunan melal için çok güzel sözler hazırlamıştım sana ama unuttum. bir kadına melalden başka hiç bir şey yakışmıyor farkındasınız değil mi? sizli bizli konuşmayalım isterseniz. yok istersen tabi. biliyor musun ben herkese siz diye hitap ediyorum. karşılığını görmek için. üst sokaktaki tekel bayinden başka kimseden hürmet görmüyordum. bu arkadaş intihar etti. benim ruh ikizimdi. bende intihar etmekten korkuyorum. bak penceredeyiz ikimizde zaten. aşağı düşmem an meselesi. sana ihtiyacım var kuzum... bak başını çevirdi benden. korkmayın tamam. sizi elde etmek için yalan söyledim zaten. ben ölmem zaten. hiç ölesim yok. bu bahsettiğim kitaplar var ya, onların hıncını çıkarmadan bir kadından hiç bi yere gitmem...
    (massimo idiotto, 08.04.2009 20:38)
  21. ''bak yine bana biri selam verdi. anlamıyorum şu insanları. hâlâ ben varmışım gibi davranıyorlar. çok değil, daha bir kaç sene öncesine kadar yalnız değildim. etrafımda, -nasılsınız efendim-mükemmelsin-hacı 0.5 ucun var mı-4. sorunun cevabı ne-intahar edeceğim-biradersendeeliniatsanaarabayıitelim- diyenler mevcuttu. hepsinin özü iyiydi aslında. en kalabalık anımda ölmeyi kendim tercih ettim. ölümümü söylemeye çekindim. bir yolunu bulurlar öğrenirler diye bekledim heralde. kimse bir yolunu bulmadı. yalan değil bende hâlâ ölmemiş gibi tiyatrolara iki kişilik bilet alıyorum. yok bu alışkanlığım eski sevgilimden değil, mahalledeki fırat abimiz sayesinde. bana daima 'iki adet bilet al evladım, sosyalsanatseveredebikızları tavlamak daha kolay olur derdi. amortiye çıkan, 'massimo idiotto' adlı oyuna ikinci bileti kimseyi davet etmedim. edememişindir diye dalga geçenler oldu, hürmet edenler de oldu. edememişin diyenlere kızsam da, hürmetlerederimiçindekiküfürleşmelere daha çok kızdım. üniversitede adı uluslararası ile başlayan bir derse giren hocam vardı. 'aldırma' derdi. aldırmıyorum artık...''
    (massimo idiotto, 10.04.2009 19:28 ~ 22:39)
  22. beklediğim gün bugündür. bugün kurtuluş günü. disconnectus erectus'ların tahta çıkışı. bugün bir katli vacip, katli vacipliğinden, mahalledeki yasemin ablam( annem ve babam neden benle o ablayla konuşmamı istemiyordu anlamış değilim) gerçek adını söylemekten, bir yalnızsa kendi oyununu sergilemekten utanmayacak. bunun anısına bir son yemek düzenlemeliyim. neyse passons. geçelim bu bölümü yani. önce bir kalabalık bulmalı onlarla tanışmalıyım. merhaba ben tanrı misafiriyim. beni tanrı yolladı. size çok selamı var. gezici din adamları gibi oldum yine. yalnızlığın dinini yaymıyorum ama bu sefer. bu sefer hüzünlü görünüşüm yok. bu adama birini bulsak bu monologları sona erse demeyecekler. nerde kalmıştım? evet kalabalığa kabul edilme bölümünde. ya sence seni neden kabul etmeliyiz derlerse? onada çare bulmalıyım. yok bulmamalıyım. bıktım bu düşüncelerden. düşününce hayatım kolaylaşıyordu; fakat, her olayı yaşamadan eskitiyodum böylece. su sıçratmayan kaldırım taşlarına basarak ilerliyordum kalabalığa doğru. ezberlemiştim hepsini. böylece hayatın tadı kalmıyordu. bitirmeliyim bu hayatı. bitti mi tam bitmeli. eğer bitirebilseydim, yaşantı milyoneri olmuştum çoktan. neyse biraz daha erteleyeyim bu ihtilali. kır kıçını otur ders çalış. tamam. mood testinin varsayımları; dağılımları süreklidir, yığınların medyanları eşittir, ölçme düzeyi en az sıralamadır...
    (massimo idiotto, 11.04.2009 16:58)
  23. kimse bilmezse daha az garip, sessiz olunca daha yararlı.

    yazı sanatı, monolog gücü kadar vardır.
    (harputi, 22.09.2009 17:20)
  24. insanın özellikle "kendi sorup kendi cevaplaması" şeklinde gözlenen, genelde otomatik olarak gelişen kendi kendine konuşma durumudur. çok çeşitli gerekçelerle gerçekleşebilir. (bkz: yalnızlığa alışmak)
    (kuzguncuk, 22.09.2009 17:39)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil