monolog   

adana çık aradan

  1. (bkz. vajina monologları)
    (savager, 22.03.2004 20:03)


  2. kişinin kendiyle konuşması,içhesaplaşma
    dialog çift kişi
    monolog tek kişi *
    (chladoceran, 29.04.2004 12:06 ~ 12:06)
  3. (bkz: deli cevat)
    (close2death, 12.03.2005 23:33)
  4. genelde acı gerçekleri kabul ettiğiniz zaman, kendinize itrafınızla başlayan, bireysel içten sohbet.
    (su damlası, 12.10.2005 16:54)
  5. insanın kendisiyle muhabbet etmesi... istemsiz biçimde gününün büyük bir kısmını kendisiyle konuşarak geçiren insan şayet bu işlemi kendi içinde sessiz sessiz yapıyorsa düşünmek olarak da tanımlanabilir.. şayet bu konuşma sesli bir hal almışsa tehlikeli bir durum olduğu kabul edilmeli ve acil çözüm yollarına gidilmelidir.. aksi taktirde toplumda deli olarak nitelendirilmek, kendi sesinden irkilmek suretiyle kafayı çizmek, muhabbet iyi giderse asosyalleşmek gibi semptomlar görülebilir... bu eylem insanın en yakın arkadaşının yine kendisi olduğunun en büyük kanıtıdır.. çünkü insan kiminle ne kadar çok şey paylaşırsa paylaşsın en çok dertleştiği, en çok vakit geçirdiği kişi yine bizzat kendisidir...
    (cheetosyiyenpenguen, 12.10.2005 23:41)
  6. sesli monolog sorun çözmede çok işe yarar.

    sessiz monolog ise zihinde gereksiz gürültüler oluşturmaktan başka bir işe yaramadığı halde insanlar tarafından çok kullanılır. çoğunlukla yarım kalmış işler bu gürültülere sebep olur. kişi kendini zorlayarak bu sesleri susturup içsel sessizliği* sağlayabilir, ancak yeterince çalışmamışsanız ve özellikle hayatınız yarım kalmış işlerle doluysa ve dolmaya devam ediyorsa ne yazık ki bu sessizlik fazla sürmez. bu susturma işlemi bir nevi meditasyon olarak da düşünülebilir.

    kesin çözüm, çocukluğunuzdan beri kafanızı kurcalayan yarım kalmış işlerinizin bir listesini çıkartmak ve onları tek tek içinize sinecek şekilde tamamlamaktır. yine de onları tamamlayana kadar zorlayarak susturma işlemi de tavsiye edilir.
    (goyathlay, 12.10.2005 23:51)
  7. tek kişilik gösterilere de monolog denir.
    (goyathlay, 12.10.2005 23:52)
  8. (bkz: duvara konuşmak)
    (abbas yolcumu, 26.10.2005 00:13)
  9. bazen son derece zevkli bir hobi olabiliyor. kabul etmek gerekir ki, karşınızdakine bir şey anlattığınızda genelde yanıt beklersiniz. karşınızda put gibi duran, "e ben duvara mı konuşuyorum yaa" tepkisi verdiren insanlara ne kadar kıl olsak da, bazen sevilen bir kişiyle monologa girmek susmaktan daha zevkli olabiliyor.

    sesli olarak gerçekleştirildiğinde çok can sıkmakla birlikte, sanal alemde o kadar da zevksiz bir hal almıyor monologlar. insan kalkıp da mail atmayı gereksiz, sıkıcı bir iş olarak görmüyorsa, msnde away durumunda olan birinin penceresini açıp da saatlerce ona bir şeyler yazabilir. eğer geldiğide karşındakinin bunları okuyacağını biliyorsa insan bundan zevk bile alabilir. o an konuşmak istediğiniz kişi ulaşılabilir durumda değilse* onla sanal monologa girmek son derece faydalıdır. gidip alakasız insanlarla chat yaparak zaman öldürmektense bir de bunu deneyin. sonra monolog bağımlısı olup çıkabilirsiniz. ha sorarsanız bunun mail atmaktan farkı var mı, bence yok.
    (ascella, 26.10.2005 00:29)
  10. msn spacesdeki blog fasilitesi bu konuda çok işlevlidir efendim. deneyiniz.
    (telperion, 27.10.2005 22:26)
  11. neyi kaybettiğimin farkında mıyım? nereye götürüyor beni yazdıklarım? sabah uyanılacak olması, beni hayattan soğutuyor mu? ne kadarı gerçek ağladıklarımın? damarlarımda akan kanı hissedebiliyor muyum? durduğunda hissedebilecek miyim? ne yapıyorum? hayatın değerini biliyor muyum? kaçımızın fon müziği var hayatında? bir kıza baktığımda ne görüyorum? aldatılmayı mı, sevmeyi mi, neyi görüyorum? görüyor muyum? yaşayabilecek kadar kör müyüm? boş bakışlar altında eziliyorum. soğuk terler döküyorum insanların arasında , korkuyorum alay edilmekten, korkuyorum. parmakların bana çevrilmesi ve herkesin gülmesi, gözlerimin önünden gitmeyen bir sahne oluyor birden. kaçıyorum. kuytularda kendimle konuşuyorum. bir müzik arıyorum beni acılarımdan arındıracak. yeni bir hayata taşınmak istiyorum. nakliyesini üstlenen olmuyor anılarımın, tek başıma taşıyamıyorum. yığılıyorum çukuruma. duvarları yokluyorum. bir tünel kazmak istiyorum, ucu ağaçlarla çevrili bir kıra çıksın istiyorum, çimlerin üzerine uzanıp bulutları izlemek istiyorum. ne çok şey istiyormuşum, hiçbiri gerçek olamayacak kadar gerçek. anılarımı öldürmeye başlıyorum. katil olup çıkıyorum birden. hatırlamıyorum aşkımı, hatırlamak istemiyorum. "unutkanlık işte" diyorum, derken bile yalan söylüyorum.
    (bişeybişey, 12.04.2006 02:41)
  12. az önce gerçekleşmiş bir olaydan alıntıdır. olay sadece üç dakikada gerçekleşmiştir.*
    yorumsuz...

    bööö bence pisagorun teoremi çok faydalı özellikle hipotenüsü e üçgenin bir açısının sinüsünü bildiğimizde dik kenarlardan birisini kolaylıkla bulabiliyoruz, bu basit görünen teoremle farkında olmasak bile hayatımızın çoğu yerinde karşılaşıyoruz.
    örneğin içinde oturduğumuz evle birde snell yasası var oda ışığın kırılmasını inceliyor o da ayrı bir ders konusu zaten
    dün yolda giderken bir kedi gördüm beyazdı
    bide beyazıt öztürk var kanal d de çıkıyor
    d alfabemizin 5. harfi
    ama ingilizcede 29 harf yok ingilizcede d 4. harf
    bence bu kapitalizmin bir getirisi
    karl marx kapitalisleti hiç sevmez
    kendisi yahudi kökenlidir
    yahudiler sinagoga giderler
    istanbulda da sinagog var
    istanbulda kilisede var
    ortadokslar katoliklerle iyi anlaşırlar
    katolik papası türkiyeye geldi yollar tıkandı
    bu yolları zaten hep melih gökçek tıkıyor
    şarabın kapağına da tıpa denir zaten
    melih gökçek şarapçı mı
    şarap yapmak için bir sürü üzüm çeşidi
    kalecik karası bir tanesi
    kalecik ankarada bir ilçe
    türkiye cumhuriyetinde mahalli yönetimler il ilçe belde filan
    ben belde ne demek bilmiyorum
    ama beldesan diye bisiklet vardı
    babamdan bmx istemiştim bana pinokyo almıştı ala ala
    pinokyo yu gepetto el işi dersinde yapmış
    burnunu uzun yaptığı için 5 üzerinden 3 almış
    eskiden siyah önlük giyerdik
    ama siyah giyme söz olur
    hemn aslında siyah toz olur
    beyaz kirlenir
    ama çamaşırdır kirlenir omoyla temizlenir
    bazı köylerde ömere omo derler
    ama ömer 4 halifeden birisidir
    bide osman vardır
    ama onun osman gökçekle alakası yoktur
    istanbulda birde ada var gökçe ada
    orda su sorunu varmış televizyondan duydum
    televizyonu john diye bir adam icat etmiş
    trt 1950 lerde ilk yayınına başladı sanırsam ama attım
    sırıkla yüksek atlama şampiyonu sergei bubka vardı ukraynalı
    ukrayna bayrağı mavi sarı
    fenerbahçe sarı lacivert
    o zaman ukrayna fenerbahçe cumhuriyetinden bambaşka birşey
    cumhuriyetten önce padişahlık vardı
    atatürk yurdumuzu düşmanlardan kurtardı
    ben düşman gördüm
    o da beni gördü
    timur vardı padişahlardan böyle moğol gibi çinli gibi bişey
    bide bizim beyazıt vardı
    timur beyazıtı dövdü
    beyazıt duygulu çocuktu yüzüğünde hep karbonat saklardı tutsak düşünce karbonatı içti yediklerini sindirdi
    insanın sindirim sistemi konusu lise 3 te anlatılır ama lise 3 e gelmek için ooo kocaman olmanız gerek
    kocaman büyük demektir büyükün tersi de küçüktür
    küçük emrah maça gitmiş bi gün
    nuri alçoda ordaymış
    sonra maç 2-1 bitmiş
    nuri alço gs li çok sinirlenmiş annesiyle olan durumların kaynağı hep buymuş
    ama olsun fener şampiyon olsun
    emraha bir cici anne buluruz
    eti cici bebe diye bi bisküvi çeşidi var bisküviye süte dökerler
    kediler sütü sever
    ispanyolca kedi gato demek
    pato da ördek
    türkçede ördeğe suna derler
    uyan sunam uyan diye şükriye tutkunun şarkısı var
    sezen aksuda bana tutuklu kalmış
    ecevit af çıkardı
    af diye bir müzik grubu var ama hiç dinlemedim
    ben anadolu çocuğuyum *
    ohhhh...
    (madalyonun güzel yüzü, 19.05.2007 22:49 ~ 22:55)
  13. (bkz: çok yalnızım sözlük)
    (pasteteux, 27.05.2007 18:26 ~ 28.05.2007 17:37)
  14. tirat ın eş anlamlısı olan kelime...
    (innocent and white, 27.05.2007 19:55)
  15. - onunla yaşadığın monologtu
    - ....
    - tamam tamam bütün aşklarımız aslında monologtu
    - sıgaran varmı?
    (city boys, 19.10.2007 02:52 ~ 02:53)
  16. ben:eeaaşşşşhhuuuu!!
    ben:çok yaşa..
    ben:hepberaber.
    (butterflyeffect, 13.01.2008 15:11)
  17. beni anlaman için anlattıkça
    kendini arıyorsun anlattıklarında
    beni anlamak umrunda değil.

    kendini anlattıkça
    beni arıyorsun anlattıklarında
    beni anlamak umrunda değil.

    *
    (mavinehir, 02.10.2008 16:24)
  18. yapmaktan hiç bıkmadığım,yaptıkça yapasım gelen sohbet türü. bazen karşımda biri olduğu halde kendimi yapar bulurum. ve zaman zaman diyalogdan daha rahatlatıcı olabilendir. çünkü söylediklerim karşımdakinin anlayabildiği kadardır, anlatmak istediklerim ise bambaşka. sözlükte yazmak da bir tür monologdur.
    (fitnefücur, 02.10.2008 17:35)
  19. -kendi kendine konuşmaktır aşk....-
    (du, 02.10.2008 17:40)
  20. (bkz: 25th hour)
    (henrikırinkıl, 10.10.2008 01:25)