mona lisa smile   

adana çık aradan

  1. dead poets societynin feminist versiyonu olarak da isimlendirilir.
    (cuce, 21.03.2004 14:54)
  2. konusu sıradan olan ancak julia roberts için gidilebilecek eh işte dedirten film
    (delilah, 26.03.2004 10:26)
  3. tipik bir amerikan filmi, oldukça sıkıcıydı...
    (edinburgh, 26.03.2004 14:17)
  4. julia roberts için seğretmeye değer bulduğum ama sıkıldığım gereksiz bir yapım..
    (emi, 26.03.2004 16:38 ~ 08.10.2004 18:23)
  5. çoğu insan beğenmese de en azından zaman kaybı olarak adlandıralamayacak bir film. dönem dönem gerçekten insanı sıksa da kadrosu ve müzikleriyle ilgiyi tekrar toplamayı başarıyor. bunu demişken hemen soundtrackinden notlar da iliştirelim.
    ally mcbealde de sık sık duyduğumuz you belong to meyi bu sefer wedding singer olarak filmde gördüğümüz tori amos söylüyor. yine ally mcbeal de santa kostümlü calista flockhartun söylediği santa baby bu sefer macy gray tarafından seslendirilmiş. istanbul not constantinople çalarken de yerinizde duramıyorsunuz. müziklerini söylemişken kalabalık dediğimiz hatunlar kadrosunu da söyleyelim: çaylak öğretmenken herkesin dikkatini çeken, sevgilisinin deyimiyle mona lisa gibi gülen julia roberts, daha lisedeyken evlenen okul gazetesi yazarı kirsten dunst, avukat olmak için yanıp tutuşan julia stiles, gencecik yaşta evli erkeklerle ilişki yaşayan maggie gyllenhaal. ve bu bayanlar arasında dikkat çeken okulun italyanca hocası dominic west.

    okul da bildiğimiz liselerden değil. öğrencilerinin baya bir kısmı evlenmiş, ev hanımı yetiştiren, öğrencilerinin üniversiteye devamına pek sıcak bakmayan geleneklerine bağlı bir okul. julia roberts ise bu liseye son anda başka hoca bulunamadığı için alınmış bir sanat tarihi hocası. ilk başta gerçekten çalışkan öğrencilerle dersler yüzünden boğuşacağını hissetse de, kendisine asıl sorunu betty adlı bir öğrenci(kirsten dunst) çıkaracaktır.
    (ascella, 24.06.2005 19:32)
  6. (bkz: mona lisa overdrive)
    (headfucker, 24.06.2005 20:05)
  7. bu ay dikiciturk'te izleme firsati bulunabilecek film.sıradan idealist öğretmen filmlerinden tek farkı film müziklerinde tori amos imzasının bulunması ve kirsten dunst, julia roberts, julia stiles üçlüsünü birleştirmesidir sanırım.pek de tutmamış bir filmdir ayrıca ülkemizde.
    (fakespeare, 03.11.2005 20:31)
  8. aldous huxley imzalı bir öykü
    (yallahtazyik, 21.01.2006 01:46)
  9. zırtpırt makyaj uzmanının "ehe ehe" diye yırtık dondan çıkar gibi çıktığı film. aklımda böyle kalmıştır.
    (ucurtma, 21.01.2006 02:15)
  10. the stepford wives (bkz: her eve lazım) kavramını öğrendiğim, ön yargılı izlememe rağmen sonunda nedenini anlamadığım bi şekilde gözüme bir şey kaçıran film, ayrıca film 1950'lilerin amerikan kadını yetiştirme tarzına eleştiriselde yaklaşsa filmin sonunda kendi kararınızı verebilirsiniz.
    (smg, 21.01.2006 02:44 ~ 02:50)
  11. http://www.cyberium.net/...
    (guenhwyvar, 08.11.2006 20:40)
  12. soundtrack albümünde yar alan parçalar şöyledir:

    1. mona lisa - seal
    2. you belong to me - tori amos
    3. bewitched, bothered and bewildered - celine dion
    4. heart of every girl - elton john
    5. santa baby - macy gray
    6. murder he says - tori amos
    7. besame mucho - chris ısaak
    8. secret love - mandy moore
    9. what'll ı do - alison krauss
    10. ıstanbul (not constantinople)
    11. sh boom (life could be a dream)
    12. ı'm beginning to see the light - kelly rowland
    13. ı've got the world on a string - lisa stansfield
    14. smile - barbra streisand
    15. suite
    (karizmatik, 19.09.2007 14:10)
  13. (bkz: melankolik gülüşü)

    zira kendisi melankoliktir.inanmayanlar için

    (bkz: serol teber-melankoli)
    (unclesam, 07.12.2007 02:25)
  14. kız lisesinde okumuş ve de aynı kafada fakat çok daha az bilgili bir yığın hatunla aynı sıraları paylaşmış bir insan olarak daha iyi anlayabildiğim ve belki de bu yüzden daha çok sevdiğim filmdir.bugün cnbc-e'de verdiler yine seyrettim ve yine aynı şeyleri hissettim.bir gökçe çil vardı ki bizim okulda aynen julia roberts gibiydi,sonra o da okuldan ayrılmıştı.ama bizim kızlar diğerleri gibi hocalarını sonunda da olsa anlayamamışlardı,aynı ot beyinleriyle yaşamaya devam ediyorlardır büyük ihtimalle şu anda.herneyse ne diyorduk,yani bu filmi gerçek hayatlarında biraz da olsa yaşamış olanlar için hiç de sıradan bir hollywood filmi değildir,bunun değişik versiyonları hala yaşanıyor hala askeriyede erkek arkadaşı olan bazı ilerizeka insanlar öğretmenlik için kasıyorlar,tek amaçları gelecekteki eşlerinin terfisinde dublör olarak oynamak.kendilerine ait hayalleri yok,bütün hayalleri sevgilisinin hayallerine bağlı.kadınların sürekli birtarafları konu olurken(saç,kılık kıyafet vs) kaıdnlara fikir sorulmamasını biraz da olsa bu filmle bağdaştıramaz mıyız?dünyadaki en özgür kadın bile ne kadar özgür acaba?örneğin mecliste kaç kadın var?tam bir milli felaket olan çiller dışında ciddi ciddi kitlelere hitap etmiş kaç kadın var şöyle saygı duyulan?kaıdnlar iş dünyasında gerçekten ciddiye alınıyor mu ya da dünyada kadınlar gerçekten ciddiye alınıyor mu?neden kadınların özgürlüklerine bile erkekler karar veriyor?ne hakla?
    ve neden erkekler bunları sorgulayan kadınlara aşağılayıcı birşeymiş gibi 'eki eki seni feminist senii'diye yılışık tepkiler vermekle geçiştiriyorlar?feminizmin gerçek anlamını kaç erkek erkeği geçtim kaç kadın araştırıyor?kadınlar ezilmekten mutlu mu oluyorlar?sanırım cidden olanları var.bu filmi her izleyişimde bir kez daha hatırlıyorum tüm bunları işte
    (nomennocry, 11.02.2008 00:28)
  15. dokusu güzel içi boş bir film. bakabilirsiniz ama izlemeye değmez.
    (mkoksalan, 11.02.2008 01:33)
  16. julia roberts ın başrolde olduğu şeker mi şeker film.

    film, ölü ozanlar derneği ( dead poets society ) tadında. o filmdeki erkeklerin yerine kadın koy, al sana mona lisa smile.

    geleneklerine sıkı sıkıya bağlı, başarılı bir okul ve sıradışı, idealist bir öğretmen.
    bu öğretmenin öğrencileriyle ilişikileri.
    her biri ayrı bir hayat olan öğrencilerin hikayeleri.

    julia roberts pek tatlı, pek.
    (muhabirkedi, 11.02.2008 22:38)