|
|
- 1.büyük bilgin
2.medrese öğrencisi(lethe, 27.09.2004 00:03 ~ 00:03)
- (bkz: molla osurursa cemaat sıçar)
(bkz: cemaatin sıçacağını bilen molla osurur)(skuba, 27.09.2004 00:05)
- uzun zaman sakallı gezmesinden dolayı etrafındakilerin kendine yakıştırdıkları ismi artık iyice benimsemiş sözlük yazarı..
(molla, 16.01.2007 18:33)
- lise yıllarında arabesk şarkılar dinlerken elinden tuttuğum, metal müzikle tanıştırdığım, işin bokunu çıkaran, akmar pasajından çıkmayan ve harbi metalci statüsüne erişen, itü uçak mühendisi mezunu 4. nesil yazar.
(ice t, 17.01.2007 15:03)
- tıp yazacakken kandırdığım, yine aynı şekilde kandırıp fen bilimleri dersanesine kayıt ettırdiğim mübarek insan..
- yaseminin penceresine döndü bu başlık da , ne çok elimden tutan insan varmış zamanında..
(molla, 18.01.2007 20:51 ~ 06.03.2008 11:34)
- ığdır, kars çevresinde caferi mezhebine mensup azerilerin imam manasında kullandıkları ünvan.
ığdırda, caferi ve sünni camilerinde ki her iki mezhep mensuplarının camileri ayrıdır, iranda medrese eğitimi gördükten sonra oradan icazet alarak molla (imam) olarak diyanete tabi olmayan caferi camilerinde namaz ve diğer dini ibadetlere önderlik eden kişi.
- doğru söyleyip dokuz köyden kovulan yazardır...nesildaşımdır..
bütün iyi dileklerine kapım açık olan yazardır. (hani olur da başarı falan dilemek isterse diye)
dondurma sezonunun da açılmasına sebebiyet vermiştir.
severim kendilerini.(provezza, 01.06.2007 16:25 ~ 26.08.2007 12:01)
- hem de bütün dileklerine açık olduğum eşsiz insandır.canımdır.
kelimenin bittiği, tükendiği, anlamlara isyan ettiği, manalara duvarlar ördüğü vakitlerin aydınlık güneşi.
o varken söze gerek bile yok.
bir gülümsemesi aydınlatabilecek güçte karanlık geceleri.
aynasında güneşin bir düş.
tüm gerçekliğiyle düş.düşlüğüyle gerçek.düş tadında tüm gerçekliğiyle gerçek.....
yine tarifsiz, eksik, boynu bükük kelimelerin. anlatamıyor külkedisini.
eli titriyor...
(bkz: güneşin aynasında)
- iranlı ünlü mutasavvuf şair cami'nin mahlasıdır.
(aytok, 15.10.2007 16:27)
- sabırla beklemek, çok derinden sevmek ve şiddetle özlemek
işte bana bu üç kavramın ne denli şiddetli olabileceğini kanıtlamıştın sen.
avuçlarımı sıkarak, yüzümü dökerek, umutsuzluğa düşerek ama mutsuzluğa düşmeyerek sana her gelişimde kucak açmaların vardı bana. kol kanat germelerin sonra. tebessümlerin vardı. sabırla anlatmaların "bir gün var ya bu özlemlerin hepsi dinecek" diye beni avutmaların tüm bu olanlardan sonra beni kollarında uyutacak olmaların vardı. hepsi katlanılırdı. değerdi senin için; beklemek'lere. tüm bekleyişlerin başı ve sonu sen değil miydin?
'madem ki aşk içindi herşey
madem ki yoktu aşktan gayrısı'.
lâl olmak vardı.
'ram olmak vardı güzele'
ve
özlemdi kırılgan yapan insanı
ve sana kavuşmalarımdı
aydınlatan küçük dünyamı,
küçük sevgilinin küçük dünyası
büyük düşleri vardı
.
ah be çocuk!
ben;
seni sınırların ötesinde
kilometrelerce uzağındayken bile
nasıl sevdim...
nasıl bekledim...
.
bilirdin ne çok sevdiğimi renkli tahta boncuk kolyelerimi.çıkar derdin kolyeni iz bırakmış boynunda, canını yakacak.olmaz diye inat ederdim ben de.
ve
sana ülkelerce uzaktayken
çabuk gelmen
için
boynuma kolye diye
kelimeler diziyorum
her gece
hem bak!
iz bırakmıyor boynumda bu kolye .
|