|
|
- "bu ne samimiyetsizlik" denyoluğuna vakıf olabilecek kadar samimiyetsizleşebilen insandır. selam vermekten, bir masaya oturmaktan, şundan bundan çekinip sonra elitlik maskesi altında budalalığını örten şehirli insandır. halbuki onu köylüden ayıran birey olmak ve bununla övünmenin ötesinde ahlakçıklıktan, davranışçılıktan kurtulabilmiş olmak da olsaydı o zaman gerçekten pre-modern insandan bir nebze artısı olurdu...
acıların çocuğu olup nuri alço gibi gezen insandır, zavallı olup bunun farkında olmamaya çalışan, çekincelerin arasında 2 boyunta inen çıkmazların insanıdır...(skuba, 05.06.2006 06:00)
- çelişkileri tüm çıplaklığıyla yaşayan insandır.
modern insan; çağdaşlık ve demokrasi adları altında toplumsal değerlere, başkalarının düşüncelerine tecavüz eden insandır. karşısındakinin söylediği doğru olsa bile bunu bir şekilde kabul etmek istemeyen, kolpa anti-tezler sunarak kendini altta kalmamak için üste çıkarmaya çalışan, bu da yetmezmiş gibi kendi düşüncesini karşısındakine aşılamaya çalışan insandır. okumadan, bilgi sahibi olup her ne hikmetse her şeyin altında imza atmaya çalışandır. prim yapmak için her şeyi kullanandır - babasını bile -. etrafa duyarlı göründüğü sanan fakat duyarlılığın yanından geçmeyendir. çünkü o ancak "hadi ya", "allah kahsetsin" demeyi bilip göbeğini kaşımaya, bilgisayarın başında ülkeyi kurtarmaya, küçük dünyasında aldığı rolün hakkını vermeye çalışacaktır. saygısını çoktan kaybetmiş, sevgi denen şeyi ise sorgulayan; karşısındakinin iyiliğinin altında bile pislik arayacak düzeyde şüpheci olan insandır. ön yargıyı iliklerine kadar hisseden, bu yüzden hayatındaki bir çok şeyi kendi elleriyle mahvedendir. ne acı ki bu mahvettiklerinden ders çıkarmayı bile akıl edemeyecek kadar beynini bağışlamıştır; çünkü onda öz eleştiri yok denecek kadar azdır.
kısacası modern insan kendi kuyusunu kendi kazacak, hayatını ve dünyayı kendisi gibi modern insanlarla el birliği yapıp sonuna kadar harcayacak ve bunu demokrasi ve özgürlük adları altında yapacak olandır. evet modern insan benim. fakat ne yazık ki o da modern insan.
- homo sapiens sapiens. son birkaç yüz bin yıldır ortalıkta dolaştığı rivayet ediliyor.
- (bkz: postmodern insan)
- kazandıkça zarar eden, ilerledikçe gerileyen, buldukça kaybeden, genişledikçe daralan, rahatladıkça sıkıntı ile dolandır.
düşünen, düşünen, düşünen, düşünen ve başa dönmek isteyen ama başa da dönemeyendir.(anka, 23.11.2007 14:12 ~ 14:17)
- silahlarında da önemli bir gelişme sağlamıştır. eskiden bir meydanda toplanıp birbirlerine baltalarla gürzlerle girerlerdi, şimdi roketleri, tankları var.
nerde o eski savaşlar.
- (bkz: çok geliştik çok)
- dostoyevski'nin yeraltı insanı'dır.
- birkaç yüz bin yıldır ortalıkta dolaşıp hala modern kalabilendir. büyük başarı.
- mutsuzdur.
çünkü maddi ve manevi tatminsizdir
tatminsizdir
çünkü pek çok şeyi elde edebilmek için çok büyük bir efor harcamasına gerek yoktur.istediği her şeyi nerdeyse yerinden kalkmadan, üzerine fazla kafa yormadan elde edebilmektedir.elde ettiklerinin bu yüzden değeri yoktur hep başka şeyler elde etmeye çalışır.ama sahip olunca hemen bıkar çünkü emek vermemiştir.
emek vermemiştir
çünkü buna gerek kalmamıştır.o da özel bir çaba harcamamıştır.paraya emek vermez,kısa yoldan kazanmanın yollarını arar.aşka emek vermez aşk diye bir şey yoktur,verecek-alacak meselesi vardır.aşk anatomik bir alışverişten ibarettir gerisi yeşilçam ın uydurmasıdır.dostluğa emek vermez çünkü dostlar para varken vardır,hayatın yolundayken yanındadır onun dışında bulunmazlar etrafında.
cahildir.
çünkü modernlik kavramının tam olarak ne ifade etmesi gerektiğini,nereden çıktığını bilmez lüks giyinmeyi,bir gecelik aşklar yaşamayı,her gece bir "pubda drink almayı" modernlik sanar.kitap okumaz, okuyanla muhatap olmaz.internette bulur hayatın anlamını ve tüm ihtiyacını.
savurgandır.
çünkü modernliği marka giymek zannedecek kadar beynini kullanmaktan acizdir.maliyeti en fazla 20ytl olabilecek bir pantolona üzerindeki dokuma etikette yazan bir kelime uğruna 400ytl öderken bunu ne yaparak hakettiğini ya da böyle bir şeyin hakedilip hakedilmeyeceğini düşünmeye gerek duymaz.
zavallıdır. çünkü herhangi bir kavram ya da olgu onun için kutsal değildir.hazcılık hariç
hazcıdır
çünkü yaşanılan dünyaya bakıp kendine göre bir duruş sergileyemediği için bir türlü bulamadığı iç huzurunu her türlü eğlencede,keyif maddelerinde, seks te arar. aslında aradığı kendisidir ama aynaya bakamaz aklına gelmez gelse cesaret edemez çünkü kendi kurduğu sırça mutluluk köşkünün yıkılmasına tahammül edemez ve mutlu rolu yapmaya devam eder ama,
"mutsuzdur"
hem de çok mutsuzdur.
- "şaşırma" duyusunu artık unutması gereken insandır. neler neler görüyoruz ve neler neler yaşıyoruz.
- çağa ayak uyduran insandır. ülkemizde nadir rastlanan bir türdür, modern maskesi takanları saymazsak.
- "parisliler hep meşgul takılır; ama aslında sabahtan akşama kadar boş boş dolaşırlar; kanıtı şu ki, hava gezmeye uygun olmadığında, mesela çok sıcak ya da çok soğuk, sokakta bir allah'ın kulunu göremezsin; hepsi içeride sütlü kahveleriyle likörlerini lüpletmektedirler. bu iş böyle! 'hız çağı!' diye buyuruyorlar. hani nerede? 'büyük değişim' diye atıp tutuyorlar. nasıl? bi sikin değiştiği yok ki aslında. hala kendilerine hayranlar, hepsi bu. ki bu da yeni bir şey değil. tek değişen laflar, ki onların da sayısı çok fazla değil! şurada burada, iki üç tanecik, dandiklerinden..."
louis ferdinand celine, voyage au bout de la nuit(tembel, 15.04.2008 12:34 ~ 12:34)
- düşünmeyi rafa kaldıran insan türüdür.
- psikolojik ve fizyolojik olarak kendisini tatmin edebildiği toplumda yaşayan insandır.cinselliğini bastırmasına gerek yoktur,rahatlıkla yaşar.para sorunu yoktur,dünyevi edinim eksiği yoktur.tüm bunlara rağmen tatmin düzeyinin yükselmiş olmasından kaynaklanan yeni,modern hastalıklar muzdaribidir.öyleyken böyle,hayat enteresan bi dava arkadaş.
(bkz: batı toplumu)
- bence en büyük sorunlarından birisi şekerdir. şekerin çürük çarık meyvelerde az miktarda bulunduğu bir evrimsel süreçte "şekeri bulduğun yerde tüket." düsturuyla programlanmış vücudu modern hayatta rafine şekerle karşılaşınca tam anlamıyla sapıtıyor. inanmıyorsanız benzer dertlerden muzdarip bir şempanzenin eline bir kavanoz nutella verin, aramızda tek bir fark görürseniz sakalımı keserim.
- batılılaşmak sanılmasıyla yanlış anlaşılmaktadır. günlük kullanımıyla; çağa ayak uyduran, yenilikçi anlamına gelen,modernizm ile karıştırılmaması gereken insan tanımlama sözcüğüdür.
kesin çizgilerle tanımlanamaz, içinde bulunulan toplumun sosyal seviyesine göre şekillenir.
- foucault "biz modernler" diyerek bahseder bunlardan.
- yalnız, bencil, inançsız ve şüpheci kişidir. geriye kalan duyguları paraya tapınmak ve "en" durumlarıyla ilgilenmektir. modern insanın kendine ait dünyasında markalar, tv kanalları ve okuduğu insanlar vardır. seküler ile modern arasında kalmış vicdanı ile ırak savaşını canlı yayından izleyen ve üzülen kişidir.
|