bugüne kadar özelleştirme karşıtlığından tutun da eli kanlı katillerin türkiye'ye, okuduğumuz üniversitelere gelmesine kadar bir çok konuda yapılan eylemlere katılmış biri olarak söylüyorum ki, katılınabilecek en zevkli eylemlilikler zinciri arasında başa oynamaktadır kendisi.
şöyle ki, her cuma akşamı alkollü herhangi bir içki alınır, havuzda buluşulup moda iskelesi önüne gidilir ve içilir.
açıkçası iskelede alkollü içki satışının durdurulması beni pek de ilgilendirmiyor, zira bugüne kadar hiç gidip bu
müessesede bir biraya 8 lira vermişliğim yoktur. beni ilgilendiren kısmı, o güzelim iskeleye elimde bira şişesiyle girmenin engellenmesidir.
dün gece gerçekleştirilen eylemden ayrıntılara geçecek olursak:
- tam bir
hepimiz aynı gemideyiz durumu hakimdi. köpeği yavruladığı için dubleks eve taşınandan evi olmadığı için sokaklarda yaşayana kadar herkes bir araya gelmişti.
- kolluk kuvvetleri her zamanki tehditlerinden geri kalmadı, "siz devam edin böyle daha başınıza çok iş gelecek" diyerek biz alkollü bünyeleri sindirmeye çalıştı.
- aynı kolluk kuvvetleri sadece "tükanın önünü kapama" diyerek bizi dağılmaya ikna etmeye çalışabildi, onu da beceremedi. "burada içki içmemizin yasadışı olduğuna dair tek bir yasa göster gidelim" cevabını alanda sadece susabildi.
- yine kolluk kuvvetlerimizi "mesai bitince içkilerinizi alın gelin şarkılar türküler iyi gidiyo, gayet güzel eğleniyoruz" diyerek davet etme gafletinde bulunduk, iyi ki de gelmemişler, ortamın huzurunu kaçıramadılar.
-
müessesenin özel güvenliklerinin kafası da bayağı karışıktı. öyle ki, "kız arkadaşımın çantasını erkek güvenliğe aratmam" dediğimde "buyrun siz arayın" dediler. cüzdanını çıkarıp "bakın burada bir şey yokmuş" deyince de "tamam buyurun geçin" dediler.
- tuvalet ihtiyacı da aynı müessese tarafından karşılanmaktadır. götü yiyen karşılamasın.
-
libertar da takındığı bütün politikliğiyle, polise
1 mayıs 2008'de kırılan gözlüğünün hesabını sordu.
cevab veremediler.