karete kid serisinde daniel sana karete öğreten sevimli sensei.
gerçek adı noriyuki pat moritadır. cilala parlat tekniğiyle başlatır öğrencilerini. huzur veren yüz hatlarına sahiptir. nubar terziyanı hatırlatır bana hep. 2005 yılında terk i diyar eylemiştir kendileri.
daniel'a verdiği ayarlarla hatırlanacak film karakteri. japon asıllı amerikalıdır. ikinci dünya savaşında amerikan tarafında japon asıllılardan oluşturulmuş özel bir birlikte çarpmıştır.
karate kid 2'de miyagi'nin babasının ölümü sebebiyle okinawa adasına yaptıkları ziyaretin başında, elindeki japonya rehberinden okuyarak:
daniel - ooo, ikinci dünya savaşında okinawa adasında tamı tamına 12.000 amerikan askerinin öldüğünü biliyor muydun?!
miyagi - hıhı, evet. 100.000 tane de japon askeri ölmüştü.
junior, çünkü osman pamukoğlu'nun deneyimlerini yaşamadığı için daha alacağı çok yol var. gerçi o yolu alsa mı almasa mı henüz karar veremedim. hadi hayırlısı.
bunca işi gücü arasında vakit ayırıp benim için de dua etmiş. yüce mevlasından bana bağlantı idrak etme gücü bilmemne vermesini temenni etmiş. ihtiyacım olan tam olarak bu. sağolsun.
yüce mevla.
kendisine "ölü sevici" diyen kişi çaylak olmuş bu ise sözlükten atılmış. ne yapmış olabilir? özelden küfür etmiştir belki. peki bu genelden küfür etmekten kötü müdür?
bugün biraz da sinirli bir şekilde yazdığım bir girideki format hatasını görerek "dikkat et çaylak olursun bu giriyle!" diyerek beni uyarmıştı. ben de uyarısını dinleyip giriyi uçurmuştum. şimdi uçurulduğunu öğrenince çok şaşırdım. imamın: "dediğimi yap yaptığımı yapma!" deyişi bu olsa gerek.
pkk sempatizanları sevinç naraları atıyor. dilediklerince yazıp tahrike devam ediyor. o ise uçtu. bu ülkenin tüm yönetimlerinin genel tavrı bu oldu galiba. açılım hükümete has değil.
ne bitti, ne oldu, neden uçuruldu bilmiyorum ama üzüldüm uçurulmuş olmasına.
altıncı nesil yazar alımlarının kapatılmasının ertesinde olması kötü bir şans umarım yedinci nesillerle beraber döner.
birkaç kez "pehhh, yandaş olduğun adama bak" denerek azar yemiş olmama rağmen, daha önce de söylediğim ve her zaman da söyleyeceğim gibi yazdıklarının altına rahatlıkla imzamı atabileceğim bir yazardı.
kiminize göre faşist, kiminize göre ırkçı, kiminize göreyse ırkçı olunca aynı zamanda faşist de olduğu düşünülen bir insan. her ne ise. kimin ne olduğunun bilinmediği günümüz türkiye'sinde ne olduğunu açıkça ortaya çıkıp erkek gibi söyleyebilen birisi. "demokrasi", "hak", "özgürlük", "eşitlik" kelimelerinin arkasına sığınıp bölücülük ve vatan hainliği yaparken, kendisini en ateşli vatanseverler olarak addedebilme cüretini gösteren soysuz ucubelerin yanında tartışılmayacak derecede saygıdeğer bir insan. şu sözlükte dünya görüşüme en yakın insanların başında.
(kısaca, ve neden bu yazıyı yazdığımı anlatması açısından)
görüşlerini küfür etmeden, ince bir üslupla sözlüğe aktarabilecek kadar yetenekli bir yazarın gitmesine açıkçası üzüldüm. üstelik 6. nesil yazar alımlarının kapanmasının ertesinde uçurtulmuş olması ise provoke edildiği şeklinde yorumlanabilir. birisi bugünü özellikle beklemiş demek ki.
buradan geçmiş olsun demekten başka bir şey gelmiyor elden. inşallah 7. nesil olarak tekrar gelirsin miyagi san. sözlük fazla açılmadan.
gitmesine üzüldüm, sözlükten bir gurubun uçurulup diğer grubu ise çaylaklıkla sınırlandırmak ne kadar etik o da tartışılır.tabiki olayın aslını bilmeden yorum yapmak şu an için çok yanlış.
kendisiyle hiç yüz yüze görüşme imkanımız olmadı. hatta hiç tanımadığım halde zirvelerde "yine gelmedi değil mi", "miyagi san'ı mı bekliyoruz, gelmez o" gibi yorumların sahibiydim. yazdıklarını takip ederim, severim. olanlara üzüldüm, bir zirvede görüşeceğiz, eminim. gelecek bu sefer zirveye. dönecek.