merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.
  1. 1

mitral kapak prolapsusu

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  1. kalpteki mitral kapakçığın eğri şekilde olması durumu.. paraşüt şeklinde olan kapak kan pompalandığında bir kısmının karıncığa geri dönmesine bu da kalbin ritminin bozlumasına neden olur.. bir aralar kalbim 218 bpm atıyordu benim.. allah kimseye göstermesin.. doktor hanımın dediğine göre öldürmezmiş.. ama ani ölüm vakalarına neden olduğu da görülmüş..*
  2. adı mitral olan kalp kapığımızın çökmesi veya kalınlaşması olarak adlandırılan rahatsızlık. ritm bozukluğunun yanı sıra yetmezliğide yol açmaktadır. yetmezlik derecesi ameliyat gerektirdiği zaman gerek suni kapaklarla gerekse domuzdan alınan kapakla değiştirilebilinir. sürekli yorgunluk, panik atak, nefes darlığı gibi problemlere yol açar. romatizmal olarak gelişirse mutlaka ameliyat gerektiren, doğuştan olduğu zaman çoğunlukla zararsız olan hemen herkeste görülebilen (10 kişiden 2sinde) bir hastalık.
  3. sinir bozan illet birşey, insana yaşlanmış hissi verdirir; yolda yürürken, otobüse binerken, otobüsten inerken, merdiven çıkarken böyle sürekli seks yapmışsınızda yorulmuşsunuz hesabı, kalbiniz ağzınızda dolaşırsınız.sakin selamet televizyon izlerken birden göğüs kafesinde birisi sanki davul çalar güm güm hoop diye irkilirsiniz sakata bağlar adamı, bunu çok kafaya takmayacaksın taktın mı iş biraz panik atak durumuna kayıyormuş.valla şükrediyoruz ve yaşıyoruz, üstesinden gelmek için no haş haş no kokain no stres only seks
  4. uyuyamıyorum, yolculuğa çıkamıyorum, rahat oturamıyorum, elim sürekli göğsümde, bu nasıl hayat böyle diye sürekli söyleniyorum. evet öldürmüyor belki ama süründürüyor.bazen ölsem daha iyi diye düşünüyorum.
  5. panik bozukluk ile ilişkisi olduğu düşünülen,insanın yaşam kalitesini düşüren bir sorun.tık tık atan kalbin saçma sapan atmasına neden olabilir.
  6. şahsımda 9 yaşından beri var olan (belki daha öncedir ancak o zaman teşhis edilen ve 1.5 sene tedavi görmüş olduğum) durumdur. oturduğunuz yerde 107-110 civarı atan bir kalbe sahip olmanıza ve o kadar atarken bir de düzensiz olmasına sebep olur. fenadır, sıkıntı yapar ancak ölümcül olup olmadığı konusunda kardiologlar tarafından tam bir fikir birliğine varılamamıştır. halen de devam etmektedir ve buna ayrıca yüksek tansiyon eklenmiştir.

    (bkz: üfürüm)

    edit: tedavi gördüğüm konu üfürümdü. rutin bir kontrol sırasında tespit edildi sonra ekokardiogram vb.detaylı kardiolojik tetkikler sonucu mitral kapak prolapsusu tespit edildi vs. askerde de kati spor muafiyeti verilmişti
  7. amerikada orada burada ameliyatı çok sükse yapmış hastalık,sürekli birilerinin kapakçığı onarıyorlar yada değiştiriyorlar ben anlamadım nasıl iş bu hacım.bi yerden çıkma kapakçıklar mı geldi ne oldu?

    ha birde;
    (bkz: http://www.mitralvalveprolapse.com)
  8. bildiğiniz gibi kalp dört odacıktan oluşur. iki kulakçık, iki de karıncık. bir kulakçık ile bir karıncık sol tarafta, bir kulakçık ise sağ tarafta bulunur. her iki tarafta ise kulakçık ile karıncık arasında bir kapak bulunur ki kalp dolaşımına devam edebilsin. bu kapağın açılması ve kapanması basınç değişimleri ile olur ve mesela sol tarafta (mitral kapağın bulunduğu taraftır burası) akciğerden gelen temiz kan kulakçıkta birikir ve yeterli basınç eşiğini geçtikten sonra kapak açılır ve temiz kan vucuda pompalanacağı yer olan karıncığa gelir ve karıncıktan ise başka bir kapak ile damarlara pompalanır ve vucuda dağılır.

    temiz kanı, vücuda pompalamak amacıyla, kalp karıncığı kasıldığında kulakçık ile arasında kapak kapalı olmalıdır. eğer kapak açık kalırsa veya pompalama esnasında açılırsa kan kulakçıktan akciğerlere geri döner ki bu da zamanla kalbin işyükünü artırıp, vucuda daha az temiz kan gönderebilmesine yol açacaktır.

    mitral kapak prolapsusunda kapak, karıncığın kanı pompalaması esnasında ya açık kalır ya da emaneten kapanır. çünkü kapakçıkların ya kendi yapısında bozulma meydana gelmiştir ya da üzerine bağışıklık sisteminin oluşturduğu hasar sonunda yara iyileşmesini sağlamak amacıyla, vucut kapakçık üzerinde kalsiyum biriktirmiştir .

    mitral kapak prolapsusunda, karıncığa kan gelirken herhangi bir sorun yoktur. fizyolojik yani normal dolum olur. ama ne zaman karıncık kasılarak içindeki temiz kanı aorta basmaya çalışır işte o zaman emaneten kapalı kapak yüksek basıncın etkisi ile dışa doğru açılır. mid-sistolik klik diye adlandırılan ve steteskopla dinlenebilen ses, bu kapağın açılma ve kanın kulakçığa geçiş sesidir. ancak kapak zaten bariz açıksa bu ses duyulmayabilir.

    kapağın açılması ile aorta gitmesi gereken kanın bir kısmı kulakçığa geri döner ve zamanla bu geri dönüşler, kulakçıkta birikime sebeb olarak, kulakçığın genişlemesine sebeb olabilir. kulakçığa geri dönen her damla kan kalbe iş yükü olarak döner. bu yüzden kalp çalışma hızını artırarak bu iş yüküne karşı koymaya çalışır. ama nafile her kasıldığında bir kısır döngü olarak kalp kendi iş yükünü artırır. bir başka cevabı ise karıncığın artan iş yükü sebebiyle genişlemesi olabilir.

    mitral kapak(valf) prolapsusu derecesine göre tedavi edilir. bu derece kısaca eko adı verilen bir çeşit ultrasound cihazı ile kesmeden biçmeden ölçülebilir. bu derecelendirmeye göre hasta, ya belli aralıklarla takip edilir, ya ilaç tedavisi uygulanır ya da çok ileri derecedeki bir kapak için kapak değiştirme ameliyatı yapılır.


    ama rahatlıkla söyleyebiliriz ki mitral valf prolapsusu denen bu hastalık genelde hafif seyirlidir.
  9. bu hastalığın adının doğru konması, doktorun tecrübesi ile doğru orantılıdır. ben bununla ilgili ilk hikaye duyduğumda ilk doktorum: "- senin galbin gan gaçırıyo galbin delik! " demişti, bende hasssiktir lan! nasil olur?! gencecük adamım demiştim.. tabi duymamıştı. daha sonrasında başka bir doktora gittim, oda: "-hmmpfh, evet ufak bir çöküntü var, al şu beta bloker i birşey olmaz" dediydi, eyvolle dedim ben de. ama tabii, oda içime sinmemişti çünkü beklediğim şekilde bir yaklaşım yada kaygılarımı gidericek herhangi bir öğüt, öneri yoktu.. anca sigara içme, 31 çekme felan dediydiler..

    ee, tabi olmadı o da.. başka bir doktora daha gittim ama bunu bayağı araştırdım, soruşturdum. sonra gittim efenim, şeker gibi adam belli ki bu doktorluk işi tecrübe ile oluyor dedim içimden. doktor geldi ve baktı: "- sen benden sağlıklısın hiç birşeyin yok dedi" nasıl hocam dedim? çarpıntı oluyi, merdiven çıkinca kalbim zıplıyor dedim. "- oda olur öyle büyüyünce geçer" dedi. tamam ama eski tetkikleri göstererek bak hoca burada eko var, kapak eğik filan dedim.

    ee tamam bizde sana eko yapalım diyince, baktı tekrar son haline.. sen dedi heeyecanlısın ufak tefek olur böyle, sinir sisteminden mütevellit çarpıntın oluyor, evet tamam bir çökme var ama bu senin göğüs yapın ile alakalı kalbin gelişimi böyle olmuş diyi verince benim yelkenler suya indi. üstüne birde diğer doktorların vermediği, ivabradine* diye bir ilaç verdi, bende ne çarpıntı var ne başka bişi o kadar şahane ki. bilmiyorum, ilk defa bir hekimden bu kadar memnuniyet duydum. gerçekten ikna edici ve bildiğinden emin bir hali vardı, gitmeden özgeçmişine de bakmıştım hakikaten haklıymış.

    tabii böyle düşünmeden önce atlattığım badirelerde görüştüğüm son doktor hakkında böyle düşünmemi sağladı; şöyle ki, adı batasıca bir kalp, ve damar hastalıkları ihtisas hastanesi midir nedir ona gitmiştim, inanılmaz derecede çarpıntım vardı ve ben bu hastalığın daha bende olduğundan haberdar değildim, zibilyon tane tetkik yapıldı bakıldı edildi, 1 saat monitor edildim ve sonuç ? hiç birşey, bu anımı doktoruma anlatınca, acemiler anlamaz, böyle düşünmeleri normal demişti.

    sonuç olarak, hekimden hekime fark var.. kimisi sizi inanılmaz derece de umutsuzluğa sürükleyebilir, kimisi de hakikaten güveninizi tazeleyip, umutlarınızı arttırabilir. çünkü mvp hastalığında genç yaştaki bir insanın sanki 15 yıl daha yaşlı hissetmesi söz konusudur kalp den mütevellit, bu hekim'in size davranışı ve telkini çok önemlidir. çünkü, yapılan tetkiklerden çok hastalığın gelişim sürecini liteatüre göre değil, çoğu tecrübe ile yorumlayıp hazırlamasını iyi bilmelidir bir hekim.

    doktorumunda dediği gibi, kalp hastalıklarında hiç bir zaman kesin bir tedavi yoktur, kapaçık değişir yine hasta olursun, kalp değişir hasta olursun, pil değişir hasta olursun.. unutmayın, kalp hastalıklarında en önemlisi hasta kişinin kendisini iyi hissetmesidir.

    ha ek olarak, ilgilenen var ise ki umarım yoktur, doktorumun adını paylaşabilirim.
  1. 1