hele ki pazar sabahı olursa iğrenç bir durumdur. zaten bir önceki gece cumartesi gecesi geç yatmışsınızdır, sabah göbeğinizi kaşıya kaşıya kalkarsınız, evde dolanırsınız, anne can hıraş çamaşırları topluyordur;
sel: günaydın anneeaaahhhh (esneme hali )
anne: günaydın
sel: anne bana sucuklu yumurta yapsana (o sırada mutfaga geçilmiş, pazar gazetelerine bakılır)
anne: tamam kızım yaparım, hede hodo teyzesi ve kızı gelicekler bugun.
sel: iyi gelsinler
anne: şimdi ama.
sel: neeeee, şimdi miii?? yahu saat daha 10!!! belki ben 12 ye kadar uyuyacaktım, ayıp yahu, insan öğleden sonra gelir, ne düşüncesiz insanlar, bik bik bik....car car car....
anne: ya kahvaltını çabuk yap, ya da al şunları tepsiye odana götür odanda ye, kokutucaz evi!!!!
sel: offff yaaa anne sözlükte pazar sabahının içine eden beyinsiz misafir diye başlık açıcam
anne: napim kızım? gelme mi diyim???
sel: niye geldiklerini biliyosun di mi? senin gül yüzüne gelmiyolar!!!! kızı sana fal baktırmaya geliyor, rüyasında görmüştür, ulan bari çıksa baktığın fallar (anne darılmaya başlar)
anne: herkes çıktığını söylüyor, bi sana baktıklarım çıkmıyor
sel: herşeyimi biliyosun diye olabilir mi? (sucuklu yumurta çay ve kızarmış ekmek zebellah gibi bir tepsiye konur, afedersiniz g.t kadar odada ikibuklum kahvaltı edilir, içeriden şen kahkahalar sesleri yükselirken)
düşüncesiz insanlara uyuz oluyorum kardeşim, saçma sapan saatlerde misafirliğe gelmeyin!!! ben gitmiyorum, düşünüyorum, uyuyodur, hastadır bilmem nedir....sinir oluyorum sinir.
(bkz:
tepkili arı)