görseller
mirrors 
  
belki ilginizi çeker
  1. · eisoptrofobi
  2. · asturias
  3. · amy smart
  4. · the ring
  5. · geoul sokeuro
  6. · migrate
  7. · mirror
  8. · hastalıklı japon hayalgücü
  9. · korku filmlerinde güzel kızların hunharca katli
  10. · itü sözlük yazarlarının korkuları
gündem
  1. · the twilight saga new moon
  2. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  3. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  4. · ezel
  5. · her yerinden öpüyorum rüştü
  6. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  7. · bir kadının bilmesi gerekenler
  8. · citroen c1
  9. · gel gör beni

mirrors  

  1. başrolünde kiefer sutherlandın oynadığı ve de içinde şu ana kadar gördüğüm en tırstırıcı ve de en orjinal ölüm sahnesinin olduğu film.

    özellikle filmin çekildiğiğ mekan çok şahane mekanın içindeyken korkmaya başlıyorsunuz. müziklerde müthiş olmuş. tek eksikleri ise , bütün bu olayları açıklamaya çalışmaları olmuş. yani olmamış aslında , sonu bir sürü mantık hataları içeriyor. ama korku filmi olarak the ring ten beri bu kadar gerilmemiştim.
    (peygamber, 24.08.2008 20:26)
  2. son zamanlarda izlediğim en güzel film. gerim gerim gerildiğimide söylemeden geçemicem. filmi izledikten sonra bir süre her aynaya baktığımda "mi acaba?" dediğim mükemmel bir film.
    (lgn, 29.08.2008 04:50)
  3. alexandre aja’nın 2008 tarihli 4. filmi. hills have eyes’tan sonra yine bir yeniden çevrimle sinemalara gelmiş olması ve mirrors’tan sonra piranha’yı da yeniden çevirecek olmasına yazının ilerleyen cümlelerinde ufaktan değinmek istiyorum.
    mirrors için ilk etapta filmi izlememiş insanlara fikir verecek bir giriş yazayım; hafif, klişeleri bağrına basmış, yer yer ürküten ve alışılmışın çok dışında olmayan eğlenceli bir film. orta karar bulmanız olası.
    daha detaylı konuşabilirim şimdi.

    **********izlemeyenler okumasın**********

    hollywood’un alışkanlık haline getirdiği bir başka uzak doğu yeniden çevrimi mirrors. onu çekici kılansa yönetmen koltuğundaki alexandre ‘’alex’’ aja. iyiden iyiye ortama ısınmış olacak ki ismini kısaltmış afişte. haute tension ve hills have eyes’tan sonra korku filmi severler bağrına bastılar aja’yı. benim de filme gitmemdeki en büyük etken kendisi. asıl çevrim olan geoul sokeuro’yu izlemedim. iki filmi karşılaştırmayacağım. filmin de karşılaştırılacak bir durumu yok zaten. izleyin ve eğlenin mantığıyla çevrilmiş. ilk yarım saat boyunca bir filmden çok bir eğlence parkını anımsatıyor insana nitekim. uyarıya rağmen bu yazıyı okuyorsanız zaten konuyu biliyorsunuz demektir. kısa bir özet geçmiyorum bu yüzden.
    açılış genç yönetmenin imzası gibi mübarek; vahşet. yalnız korku seviyesi çok düşük başlıyor. daha çok iğrendirme amaçlı. filmin genelindeyse benzeri bir sahne bulamıyor oluşumuz da ilginçtir. aja’nın yapımcı zoruyla böyle bir film çektiği düşünceleriyle sarmaş dolaş devam ederken hafiften ana öyküye giriyoruz. kötü adamlar aynalar. filmin tamamında ayna teması çok güzel kullanılmış. adamlar gerçekten belli konularda (aydınlatma, görüntü, ses vs vs) çok yetkinler. bir çok sahnede yansımaları görüyorsunuz ve aynalar tüm film boyunca yakanızı bırakmıyor. aynı şekilde ekranda görünen el feneri yansımaları da öyle. sürekli bir gerginlik yaratmayı biliyorlar. sanki karakterler aynaların ardından izleniyorlarmış gibi bir his yaşıyorsunuz. karakter demişken ben carson rolündeki keiffer sutherland’in ses tonu bana ikinci bahar dizisindeki özkan uğur’u hatırlattı.
    öykü klişelere kucaklarını açmış vaziyette ilerliyor. çok içli dışlılar film boyunca. ayrıca inandırıcılık ve gerçekçilik konusunda çok sıkıntılı anlar da yaşıyoruz. örneğin carson’ın dedektif arkadaşı fat man (lock stock and two smoking barrells’tan jason flemyng) önce kız kardeş cinayetinde şüpheli olarak carson’ı görse de filmin ilerleyen anlarında arkadaşına istediği bir çok eski polis kaydını sorgusuz sualsiz veriyor. bir daha da gözükmüyor zaten film boyunca. sutherland’ın de aynaların büyüsü üzerine doktor karısına hastanede yaptığı konuşma oldukça mantıksız. ''ya aynalar aslında kötüyse'' ne demek? sonra kadın ayrı bir manyak. ama güzel. kocası, kız kardeşinin ölümü yüzünden aynaları sorumlu tutuyor ancak polise anlatmıyor. kadın rica etse de anlatmıyor ‘’kimse bana inanmaz’’ ah be güzel kadın sen durumu bildir bari polise. ufak ama can sıkıcı ayrıntılar işte. o harabe ve heybetli binadan gelen çığlıklar ve aynaların ben carson’la resmen dalga geçmesi falan oldukça eğlenceli anlar ancak carson’ın da inatla orayı saniyesinden terk etmeyip hala her gelen sese yönelmesi ayrıca kabızca. bari kaçmaya çalışsın da içeriye kitlensin ne bileyim. esseker mevzusu var bir de. garip bir soyadı seçmek konusunda çok başarılı olmuşlar. yalnız bu kez saçmalama sırası aynaya geçiyor. esseker’i bulmasını istiyor bütün bekçilerden ama sadece esseker yazıyor. esseker yazabiliyorsan yaz tam adını bari. ayrıca ben carson, esseker’in izini bulup elinden geleni yapıyor getirmek için, sen niye hala adamın ailesini öldürüyorsun? daha da fenası aynadan çıktın da ne oldu? bütün gücün, havan, şeklin kayboldu. garip tabii. ben carson’ın yaşlı kadını aynaların ortasına bırakması da ayrıca zalimce. az küfretmedim bu vicdansızlığına.
    anna esseker’ı bulana kadar gösterilen ani geriye dönüşler zannımca filmin havasını güzelleştiren anlardandı. geçmişten gelen bizden bağımsız izleri hep sevmişimdir. eskitilmiş görüntüler de aynen sevdiğim gibiydi. tabii anna’yı bulduktan sonra öykü yine aynı hızda hafifledi. olmadı yani. flashback’lerin etkisi çok çok azaldı. anna esseker’ın rahibe olması, filmde göze sokulan haç ve rahibenin kendini feda etmesi de insanları dini duygularına yaklaştırma amaçlı karelerden olarak göze çarptı. tamamen formüller üzerinden kurulmuş bir film olma olayını da sürpriz sonla tamamlamış oldu aja. çok ta sürpriz olmadı tabii ama yine görsel açıdan aynanın içine girmiş gibi hissettirmeyi de başardı. renkler vs.

    ***************tehlike geçti***************

    filmde gözüme en çok batan detay ben carson’ın inanılmaz cesaretidir. dini simgeleri bir kenara koyalım, gerçekten de yaratık maratık dinlemiyor her ortama dalıp her işin peşinden koşturuyor filmdeki baş insan. gerçekte de böyle değil midir? son sahnede aklımdan fellik fellik bu düşünce geçti. insan bir şeyleri kafaya koymaya görsün. eğer bu film tamamen gerçek bir şekilde çekilseydi ilk 15 dakikadan itibaren film şöyle devam ederdi: polis bütün olaya el koyardı, gerekirse ordu gelir o binayı yerle bir ederdi, bilim adamları aynaların sırrını eninde sonunda çözer, o aynadaki korkunç yaratığı alırlar ve fanusa kapatırlar, üzerinde deneyler yaparlardı. o katil iblis te bir deney faresinden farksız kalırdı. çok ciddiyim bilim adamları bunu yaparlar. insan yeter ki kafasına bir şeyi koymaya görsün. 10 cümlede anlatılıp geçilebilecek eğlenceli bir film için böyle gereksiz uzunlukta bile yazabilir.

    ekleme: mirrors'la görülüyor ki aja geniş bütçeli filmlere alışıyor. yeniden çevrimleri ard arda yönetmesi onu yüksek bütçeli blockbuster filmlere götürecek yoldur kanımca. piranha'dan sonra yüz milyonluk bir bütçeyi eline alırsa hiç şaşırmam. şu an yapımcılara kendini kanıtlıyor olma olasılığı çok yüksek.
    (ne içersen iç su iç, 31.08.2008 13:53 ~ 01.09.2008 00:21)
  4. son bikaç aydır sadece izlemiş olmak için izlediğim onca banel yapım arasında bana vay amk dedirten tek filmdir. senaristi beni g.t etmek için yaratılmıştır.

    film boyunca üff ya amerikan filmi klişesi (ohh ben aman tanrım sana inanmalıydım, rahibe benimle gelin bu bizim tek şansımız vs vs) dediğim her sahneden sonra patır patır g.t olmuşumdur.

    ve ve ve filmin en sonunda aksiyon sahneleri bittikten sonra benim film bitti sanarak " öf be amaaaan amerikan film sektörü abi işte hollywood yani hep ... hep ..." dememle beraber yutkunarak g.t olmam salondaki arkadaşlarıma ayrı bi zevk yaşatmıştır.

    aferin. güzel. vallahi tebrik ediyorum.
    (lonestar, 08.09.2008 13:15 ~ 13:20)
  5. iyi kurgulanmış ancak pek güzel bitirilememiş abd & romanya ortak yapımı türkiye'de ağustos 2008'de vizyona girmiş olan sinema filmi. film boyunca kim bu esseker diye kendinizi harap etmenize ve eğer biraz da korkak bir yapınız varsa bir süre aynalardan korkamanıza sebebiyet verebilmesi olası.

    aryıntılı bilgi için http://www.mirrorsmovie.com/
    (hariboo, 28.09.2008 21:26)
  6. orjinal adı mirror olan korku-gerilim dolu iyi kurgulanmış bir film.
    -spoiler içerir-
    ben carson (kiefer sutherland) yangın geçirmiş mağazayı bütün o olanlara rağmen tekrar gezdiğinde bu ne cesaret demeden edemiyor insan, film de olsa.
    paula patton fiziksel güzelliği kadar sesinin güzelliği ile de filme anlam katmış.
    olaylar film sonunda mantıklı bir şeylere bağlanınca film bir bütün oluyor.
    izlenesi bir film.
    (sylvia manson, 29.09.2008 23:38 ~ 23:45)
  7. (bkz: aynalar)
    (sylvia manson, 01.10.2008 00:22)
  8. sonunu görünce devamının geleceğini düşündüğüm film.
    (nick bulmak pek zor iş, 05.10.2008 01:43)
  9. bende sanırım düşük seviyeli eisoptrofobi var... kendimi bildim bileli ben de tırsarım bu aynalardan özellikle yetersiz aydınlatılmış mekanlarda... mantıksız ama engel de olamıyorum açıkçası kimi zaman...

    salak gibi izledim bunu da üstüne tam oldu artık...
    (orochimaru, 08.12.2008 08:12 ~ 08:13)
  10. harmanım ben harmanım
    kırk satırlık fermanım
    yok dizimde dermanım

    eyletmen beni
    söyletmen beni
    ağlatman beni
    aynalar aynalar

    ister anam darılsın
    ister babam darılsın
    vuran elim kırılsın

    eyletmen beni
    söyletmen beni
    ağlatman beni
    aynalar aynalar

    hüznüm sizde görünür
    saçım beyaz örülür
    yaşarken de ölünür

    söyletmen beni
    ağlatman beni
    aynalar aynalar

    yüzümde hep çizgiler
    içimde hep ezgiler
    uçup gitti seneler

    eyletmen beni
    söyletmen beni
    ağlatman beni
    aynalar aynalar
    (busburak, 08.12.2008 08:14 ~ 18:40)
  11. film gerçekten tonlarca klişe görmüş olan bendenizi bile korkuttu diyebilirim.bunda gece izleme faktörü önemli tabi.
    o değil de orjinal filmde de bu var mıydı bilmiyorum ama final sahnesi silent hill'den arak olmuş...
    (feseler, 11.01.2009 22:07)
  12. filmin konusunun aynalar hakkında olmasıyla bi hayli ilgi çeken, evde izlenmesinden ziyade sinemada geceleyin izlendiğinde tüyleri diken diken eden,adrenali zaman zaman tavan yaptıran, benim bile bu filmde yüzümün renginin atmasına sebep olan sahneler barındıran sürükleyici bi korku filmi.
    (arcanel, 21.01.2009 22:31)
  13. ikinci bir "the strangers" vakası bekleyip de izlediğim ama beklentilerimin üzerinde çıkan film. her zamanki gibi ucuz korkutma hilelerine başvurulmuş tabii ki ama filmdeki bazı sahneler yaratıcı olduğu kadar rahatsız ediciydi de.

    --- spoiler ---

    hele nedir o, esas oğlanın kızkardeşinin ölüm sahnesi. kanlı sahnelerden korkmam ama vallahi gözlerimi kıstım detay görmemek için o sahnede. itiraf edeyim.

    --- spoiler ---
    (neltharion the earth warder, 03.05.2009 01:20 ~ 01:20)
  14. basit bir konu. aynadaki görüntünüzün sizden bağımsız bir şekilde hareket etmesiyle oluşan ölümleri konu alıyor. birkaç sahnesi dışında iyi diyemiyeceğim bir film. filmin en başında klasik boğaz kesme sahnelerinin bir üst versiyonu vardı. biraz daha özen gösterilmiş boğaz kesmeye. ve tabii ki de amy smart'ın çenesini eliyle ayırma sahnesi çok iyiydi. bunun dışında pek birşey yoktu diyebilirim.
    (tmb, 17.05.2009 14:20)
  15. bir gerilim konusuyla ilgili bütün klişeleri içeren bir film ama tırsıttırıyo da sktiğimi şeyi. hep böyle olur zaten belaya bulaşan adama başta kimse inanmaz illa kendi başlarına gelmesini beklerler sonra bu insanlar da inanır çünkü onlar da aradıkları belayı bulmuşlardır hatta bunlar daha çok zarar görür falan, başroldeki adamsa hala y.rak y.rak olayın içine girmeye çalışır ve büyük ihtimalle sonunda o da s.ki tutar. bu filmin sonunda ise hay skcem aynaları da yaa tarzı şeyler söylenmesi normaldir. ayrıca bu filmi yeryer kutsal damacana'ya da benzetmedim değil. neydi o öyle filmin sonuna doğru çıkan atlayan zıplayan yaratık. dil falan da çıkartıyo, dedim araya biraz komik sahneler de koysalarmış iyice kutsal damacana gibi olcakmış. aslında bu insansı hayvani özelliklere sahip yaratığa vercen kutsalı vercen kutsalı bak bi daha aynalara girip çıkabiliyo mu. öyle aynaları boyamakla, yakmakla filan olucak iş değil. ve son olarak benim filmden çıkarabildiğim anafikirse şu şekilde: tipini sktiğiminin yaratığı zaten aynalarla aram iyi değildi hepten bombok ettin.
    (fade to black, 21.07.2009 04:42 ~ 04:44)
  16. gecenin bir saatinde izleyecek olursanız doğaldır ki korkacağınız, ama gündüz izleseniz de "gerdi lan yine de" diyeceğiniz, çoğu korku filmine nazaran "başarılı" bir yapım.

    içerik bilgisi
    özellikle son sahne hariç filmde herhangi bir yaratık olmayışı olayı inandırıcı kılıyor, kanlı sahnelerin az kullanılması, kullanıldığında ise bokunun çıkarılması da ayrı bir güzellik. kız kardeşin ölüm/parçalanma sahnesi orijinal bir hava katmış ama mutlaka bir yerden sonra gözünüzü kapatma isteği duyuyorsunuz.

    yalnız iki kötü nokta var:
    filmin sonuna o yaratık benzeri zımbırtık varlığın çıkması tam bir hüsran sebebidir. ne güzel vermişsin havayı, aynalarla kombinasyon etmiş güzel bir ruhani havaya girmişsin, cismani bir şeye ne gerek var değil mi? hem sonu da belli olmadı o yaratığın. "duvar yıkıldı altında kaldı öldü" demezsin umarım.

    ikinci nokta ise filmin sonu. mutlu mu bitti mutsuz mu kardeşim o film? aile kurtuldu, taş teyzem kurtuldu en önemlisi- ne hoş. ama ya amcam? ona ne oldu? kim oldu o? aynaya mı girdi, yoksa ayna mı ona girdi? yoksa, bir devam filmi mi bekliyor bizleri?
    içerik bilgisi

    her neyse. sonuç şu ki; bu iki nokta haricinde uzun zamandır beni germeyi başarmış nadide filmlerden biridir aynalar. böyle de bağlarım.
    (always alone, 31.07.2009 01:11)
  17. kesinlikle türüne uygun bi film. hele tek başına izliyorsan daha da geriyor. filmin başlarında kiefer sutherland* biraz tutuk gibi. mimikleri silik biraz... ama ilerleyen sahnelerde toparlıyor ya da film sürükleyici olduğundan keifer'ın mimikleri önemini yitiriyor. filmde klişeler var elbet fakat yine de tempoyu yukarda tutmayı başarıyor bence. sonu da ilginç. kısacası 2 saatlik bir gerilim şöleni yaşayabilirsiniz, izlerseniz.
    (gitana, 31.07.2009 04:30)
  18. ..............spoiler............

    o ağız yırtma sahnesi olmasaydı, pek bir numarası olmayan film.hele keifer abimizin abuk davranışlar içindeki oğlu, yine keifer abimizin bauer ayakları falan olmamış. ama o ağız yırtma sahnesi filme yetmiş. bi de sonu çok beğendim. çok güzel olmuş.

    .............spoiler.....................

    bi de aynaya bakma korkunuz varsa izlemeyin. bu filmi izledim izleyeli geceleri aynaya bakamıyorum.
    (holzlöffel, 31.07.2009 19:01 ~ 24.08.2009 04:12)
  19. epey önce izlediğim bir korku/gerilim filmidir.

    epey zamandır aklımın ucundan bile geçmemiş ve hatta bu başlığı okuyuncaya kadar ne olduğunu bile unuttuğum bir film olması hasebiyle, pek de iyi bir film değildir demek istiyorum.

    filmden sadece iki sahne hatırlıyorum ki galiba onları da burada okuduktan sonra hatırladım: şu hatunun yarıldığı sahne ve filmin bitiş sahnesi.

    pek de güzel bir film değilmiş yahu. güzel olsa hatırlardım. vallaha bak.

    zaten bu yazıyı da uzun süredir film yazısı yazmıyorum diye yazayım dedim. yoksa öyle hakkında üç beş satır bir şey yazılacak bir film de değil bu mübarek...

    neyse. kolay gelsin.
    (eudaimonist, 31.07.2009 19:22)
  20. bol asturias'lı bir soundtracke sahip film.
    (çılgın rüstem, 14.08.2009 06:45)
  21. dandik bi' film.
    (sleeping with ghosts, 14.08.2009 07:32)
  22. nasıl ayırdın o mandibulayı arkadaş dedirten film. gecenin şu saatinde kimi zaman ramazan davulcusu eşliğinde izledim. aynalar hep bir tırsınç gelirdi heralde artık aynalara küsücez. olmuş ama hoş olmuş takdir ettim. gerilim had safhada.ama oğlu michael'in suyun içinde boğulma olayı mantık olarak olmamış. sonuçta ayna karşısında ölenler hep fiziki olarak orda oluyorlardı. ne yani çocuk boğulsaydı cesedi nerde olacaktı?
    (herut, 24.08.2009 04:11)
  23. gerilim filmlerinden hoşlananların izlemesi gereken izlerken insanın osuruğunu düğümleten film.
    (essah mı, 06.09.2009 17:35)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil