"i am silver and exact. i have no preconceptions.
whatever i see i swallow immediately
just as it is, unmisted by love or dislike.
i am not cruel, only truthful ‚
the eye of a little god, four-cornered.
most of the time i meditate on the opposite wall.
it is pink, with speckles. i have looked at it so long
i think it is part of my heart. but it flickers.
faces and darkness separate us over and over.
now i am a lake. a woman bends over me,
searching my reaches for what she really is.
then she turns to those liars, the candles or the moon.
i see her back, and reflect it faithfully.
she rewards me with tears and an agitation of hands.
i am important to her. she comes and goes.
each morning it is her face that replaces the darkness.
in me she has drowned a young girl, and in me an old woman
rises toward her day after day, like a terrible fish."
ingiliz edebiyatı öğrencisinin karşılaşacağı muhtemel şiirlerden biridir. oturup analiz etmek kolay değildir bu şiiri. içerisinde çok fazla anlam taşır. kimse sylvia plath ın kolay olduğunu söylemedi bize zaten. bir gün üşenmeyip analizini de yazarım diye umuyorum.
çevirisi için;
gümüşüm ve doğruyum. önyargılarım yok
gördüğüm her şeyi yutuveririm bir anda
olduğu gibi, aşkın veya nefretin sisiyle kaplı değilim
zalim değilim, içtenim yalnızca
küçük bir tanrının gözüyüm, dört köşeli.
çoğu zaman karşı duvarın üzerinde düşüncelere dalarım
pembedir duvar, benekli. öyle uzun zaman baktım ki ona
kalbimin bir parçası olduğunu düşünüyorum. fakat titriyor.
yüzler ve karanlık ayırıyor bizi tekrar tekrar
şimdi bir gölüm. bir kadın eğiliyor üzerime, erimimi arıyor gerçekte ne olduğunu anlamak için
sonra bu yalancılara dönüyor, mumlara veya aya.
sırtını görüyorum ve sadakatle yansıtıyorum sırtını
gözyaşlarıyla ve bir el hareketiyle ödüllendiriyor beni
önemliyim onun için. geliyor, gidiyor.
her sabah onun yüzü alıyor karanlığın yerini içimde genç bir kızı boğdu ve içimde genç bir kadın
havalanıyor ona doğru günden güne, korkunç bir balık gibi.