üsküdar-çengelköy hattında bir minibüste tanık olduğum olay sonrasında bu mesleğe olan saygım yediye katlanmıştır. adam yaklaşık bir dakika yola bakmadan elindeki para destesini saymış. o sırada üç viraj bir ışık bir yaya geçidi geçmiştir.
kornaya random aralıklarla basmak suretiyle yakaladıkları frekans sayesinde yol kenarında, kaldırımda yürüyen ya da bekleyen insanları bir çeşit hipnoza sokup minibüse binmeye ikna edebileceklerine inanan insan güruhu.bu hipnoz ataktan kurtulmanın en kolay yolu ya yolda eski kız arkadaşımızı görmüşüzde tanımamazlıktan gelmek için alakasız bi istikamate bakıp yürür gibi yapmaktır veyahut daha ince bir yol seçip minibüsü ve içindeki yolcuları da gereksiz yere bekletip delirtmemek adına şöförle gözgöze gelip yok istemiyorum binmicam banane banane mayetinde kafayı bi kere sallamaktır.bu haraket sırasında kafa yukarı doğru bir kere kaldırılır ve dudaklardan bir ''nıç'' sesi dökülür, bu sırada elimizlede bilekten kıvrak bir hareketle kafamızla yaptığımız işlemi eşzamanlı bir şekilde tekrarlarsak gücüne güç katarız bu yöntemin, sittir olur gider o minibüs sonra, sizden ümidi keser, çok beklettiyseniz de şöförden ve minibüs ahalisinden küfür yeme olasılığınızda yüksektir.
elleri yalama olan soförler topluluğu.insan sinir sistemine en zararlı soförlerdir.arabaya binecek insanın korna çalmasını beklemeyeceğini hâlâ öğrenemediler ben ona yanıyorum.
not: hedef kitlesi istanbul ili sınırlarınıdır diğer illerden bilgim yok ne yazık ki.
saygı duyulası, hayran olunası insandır. aynı anda hem araba kullanır, hem yolculara "çocuğu kucağınıza alın"der, hem para sayar, hem para üstü hesaplar, inmek isteyen yolcuyu istediği yerde indirir, yol kenarında duran vatandaşın binmek isteyip istemediğini anlar, radyoyu kurcalar, telsize cevap verir, aynadan yolcu kızı keser. sayarken bile yoruldum valla..
(moya the song, 30.09.2005 20:23 ~ 27.05.2006 18:56)
dikiz aynasının üzerindeki dijital saatlerinin şimdiye kadar doğru zamanı gösterdiği görülmemiştir. bu da demek oluyor ki bu adamlar saat ayarlamayı bilmiyorlar.
istanbul'daki trafik sıkışıklığının en önemli sebebi olan muhtemelen evrim basamaklarında takılıp insan seviyesine çıkamamış olan, otobüs duraklarını işgal etmekten çekinmeyen memeli türü.
(bkz: bütün genellemeler yanlıştır)
sol aynayı kullanmayan kişilerdir. minibüse kaç kişi bindi kaçı indi, kaçı parayı uzatmadı... sürekli gözleri sağ aynadadır bu yüzden çoğu kez trafik kurallarını ihlal ederler, daha doğrusu umurlarında değildir bu kurallar.
bazı davranışlarıyla potansiyel katil olduklarını düşündüren topluluğa ait birey. öyle ki, bu amcalar sağında solunda araba varmış, arkadan araba yaklaşıyormuş dinlemezler, minibüsü çarpışan araba misali bir sağa bir sola sürerler. yanında durup "dayı napıyosun öldürüyodun az daha ya aynan yok mu senin" dediğinizde de minibüsten inip sopayla kovalamaya başlarlar adamı ki uzak durulasıdır.
minibüs tam doluyken arabayı sağa çekip, yol kenarında kamyonuyla karpuz satmakta olan bir karpuzcudan gayet yavaş ve rahat bir şekilde karpuz alan ve karpuzu alıp geldikten sonra koyacak yer olmadığını görünce en önde sağ tarafta oturan kişiye "abi inene kadar şunu tutar mısın be" şeklinde ricada bulunan kişilerdir.
kişiye mide spazmı geçirtebilecek şekilde frene basan,sağda inecek var dendiğinde gidip on metre ileride bırakan,insanı zorla dinden imandan çıkaran tipleri her geçen gün çoğalmaktadır.
bi arkadaşımın anlattğına göre, şoförün hemen arkasında oturan kadının küçük çocuğunun sürekli rahatsız edici sesler çıkarması ve minübüsün orasını burasını mesela vitesini kurcalayıp durmasından sonra, kadının mahcup olup "oğlum sus bak dokunma oraya da,amca kızacak,amcası bi kız şuna" demesinden sonra "çek la elini .mına goduumun veledi!" diyebilecek şahıs..
minibüsü ikinci viteste motoru bağırtarak kullandığında yolcuların çok hızlı gittiklerini zannettiğini zanneden şahıs, minibüsçüler bu taktiği yatma tabir edilen ve en ağır gittikleri durumda uygularlar, bu duruma inanan vatandaşın siniri daha bi şahlanır zira bu kadar süratli gidiyoruz ama hala yerimizde sayıyoruz diye düşünüp sinirleri hop hop zıplar.
bırakın kavgayı en ufak bir tartışma halinde bile olay yerinde sayıları onlarla ifade edilebilecek kadar artan kişilerdir. (bkz: test edildi onaylandı) taksicilerle benzer özellikler gösterenleri de vardır. muhabbetleri genelde keyiflidir.
mecburi bi kıyafet uygulaması olmasa da sözleşmiş gibidir minibüs şoförleri.yukarıdan aşağıya sayacak olursak yakası açık beyaz gömlek , altın kolye , yüzük , künye , siyah kumaş pantolon(rengi opsiyoneldir kahramanımıza kalmıştır tercihi), beyaz çorap ,son olarakta yumurta topuk kundura burası çok önemli topuğuna basmak mecburidir aksi halde taşıma belgeniz dahi iptal edilebilir. hepimize hayırlı yolculuklar
kendi koltuğunun altında körük benzeri bir şey olması nedeniyle yumuşakça yaylanan ve bu yüzden yolcuların yaşadığı 'iç organların yer değiştirmesi' durumunu anlayamayan,sürekli sinirli,trip kişilik.
yazın genelde kumaş pantolonun paçalarını sıvayarak bir kapri, bir bermuda havası yaratan abilerdir. göğüsleri de kıllıdır.
5 ykr para üstü yollamadıklarında içinizden "lan istesem mi acaba? beni skmeye çalışıyo galiba bu adam, istiyim en iyisi. yok lan 5 kuruşun da muhabbetini yapıyo dedirtmiyim kendime. ama iyi alıştı bu da hee. sesimizi çıkartmıyoruz diye iyi para biriktirdi üstümüzden" demenize yol açarlar. ama etrafta kız yoksa isteyiniz * , netekim 6 kere 5 ykr bırakcağınıza bir ekmek alırsınız, afiyetle yersiniz.
bu abiler yolda meslektaşlarıyla karşılaştıklarında camı açar "hacı sigara var mı ? pakedi almamışım da" derler. minibuste sigara içmek yasak olmasına rağmen içecektir ama rahat olun. öteki de genelde vermez zaten. ağzında sigara da olsa "kanka ben de almamışım yeaa. ama borcum olsun sana" der geçiştirirler.
eğer boş yer varsa ayakta yolculuk yaptırmazlar. ilk önce "boş yerlere geçelim" şeklinde bağırırlar. üstüme alınmıyim hadi ilerde inicem zaten diye düşünürsünüz... 3-5 saniyelik aradan sonra bakar ki sizde hareket yok, "arkadaşım arkada yer var" der. bu sefer aynadan gözünüzün içine bakar ve siz de cevap vermek zorunda kalırsınız. "abi ışıklarda inicem gerek yok oturmiyim" dersiniz. tısss. kapı açılmıştır. "inerken sağa dikkat et yiğenim. hadi bakiyim". mnskym der inersiniz. tek gayesi belki bi müşteri görürüz yolda, ayakta yolcu olduguna göre minibüs dolu deyip vazgeçmesindir bu köftehorun. ayrıca (bkz: arkayı beşleyelim)
yol kenarında bi rahat yürütmezler. ulan iyi ki 2 yolcu alıcan şu yol boyunca, onlar da durup zaten el kaldırıp işaret veriyorlar. bütün yol boyunca kaldırımda yürüyen insanlara sellektör çakıp el kol hareketleri yapmaya ne hakkın var?
binmeyin lan minibüse. sırf bu kıl şöförlerin inadına binmeyin. otobüsle gidin. hatta paranız bolsa taksiyle gidin. otobüste de mümkünse arka taraflara oturun. yaşlılar oraya gelene kadar birileri yer veriyo. rahat gidersiniz.