mine kırıkkanat   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. (bkz: http://www.radikal.com.tr/...)
    (wondrous, 27.07.2005 19:26)


  2. ah canım bilsek senin kötü dediğin o şark memleketlerine göç ederdik diye karşılık alasıca yazar. yazının tarihi 1 nisan olsun allahım diye dua ettim ama değildi.
    (lightblue, 29.07.2005 15:09)
  3. entel, okumuş insan. çok mürekkep yalamış lakin kendi ülkesine "fransız" kalmış.

    (bkz: gözlerinin hastasıyım laf oyununun ustasıyım)
    (anfinindistortiondugmesi, 29.07.2005 15:15)
  4. etiyopyada yaşayan insanı insan yerine koymayan yazarmış kendileri. şunu akıldan çıkarmamak gerekir ki bu ablalar, yolda kedinin yanından hızlı geçtik diye televizyonlarda hayvansever kesilirler, ahkam keserler. yaşama hakkı gak guk diye çırpınırlar. tamam hayvana haklarını verelim bunu herkes kabul ediyor -da etiyopyada yaşayan insanın ne günahı var? etiyopyada yaşayan insan da insandır, nasıl yaşadığı bizi ilgilendirmez. ister çıplak gezsin, ister böcek yesin, insan olmaları memleketlerinden ve de mensup oldukları dinden önce gelir. etiyopyada ya da arabistanda yaşayan insanın kızılderililerden ya da avustralya yerlileri olan aborijinilerden daha kötü bir yaşam tarzına sahip olduklarını sanmıyorum. hatta eminim. buna kraldan fazla kralcılık denir, yumurtadan çıkıp kabuğunu beğenmemek denir. biz de fırsatını bulunca berduşluğa soyunmuyr muyuz? deniz kenarına gidince kendimizi salmıyor muyuz? boğaz kenarında milyon dolarlık villamız yok ve de o olmayan villamızın bahçesinde üzerimizde en güzel elbiselerimizle dumansız kömürle barbekü yapamıyoruz. hatta hatta barbekü için ateşi yakacak uşağımız bile yok. aşçımız da fransadan falan gelmedi, kendisi tarsusludur ve bizzat annemdir.
    yazarımızın burada anlatmak istediği eğer bu görüntüleri çok modern avrupalılara göstermemek idiyse, bunu daha uygun bir dille anlatabilirdi diye düşünüyorum. yok eğer amacı türk insanının barbarlığını falan vurgulamak ise, ne diyeyim, bundan sonra okumayız olur biter. sorun şu ki biz böyleyiz, bilinçlenip oramızı buramızı kaşımayı bırakana kadar da böyle olacağız. annem hep böyle der kardeşim acayip bi hareket yaptığında, atsan atılmaz satsan satılmaz.
    bizi böyle gören insanlara ve de anneme bi şarkı armağan etmek istiyorum;
    candan erçetin, ben böyleyim.
    (lightblue, 29.07.2005 15:21)
  5. fazlasıyla ukala ve sert biçimde, tepeden bakarak ve kendinden* olmayanları adi insancıklar olarak gören fakat tüm bunarın, yazısında dikkat çektiği konunun istanbul 'un kanayan yaralarından biri olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği açık olan yazar. otoyol manzaralı bir avuç çimde piknik yapmanın nesinden keyif aldıklarını anlamadığım, dedelerimizin anlattığı eski istanbul günlerinden oldukça uzaklaşmamıza neden olan, 'taşı toprağı altın' düşüncesinden yola çıkan insanlarımızın istanbul'u 'taşı toprağı çöp' haline getirmelerini sert ve ukala bir dille eleştirmiş.
    (arch angel, 29.07.2005 15:27)
  6. alıntı;

    "don paça soyunmuş adamlar geviş getirerek yatarken, siyah çarşaflı ya da türbanlı, istisnasız hepsi tesettürlü kadınlar mangal yellemekte, çay demlemekte ve ayaklarında ve salıncakta bebe sallamaktadırlar. her 10 metrekarede, bu manzara tekrarlanmakta, kara halkımız kıçını döndüğü deniz kenarında mutlaka et pişirip yemektedir. aralarında, mangalında balık pişiren tek bir aileye rastlayamazsınız. belki balık sevseler, pişirmeyi bilseler, kirli beyaz atletleri ve paçalı donlarıyla yatmazlar, hart hart kaşınmazlar, geviş getirip geğirmezler, zaten bu kadar kalın, bu kadar kısa bacaklı, bu kadar uzun kollu ve kıllarla kaplı da olmazlardı! "

    bu alenen halk düşmanlığı değil de nedir denesi yazar.

    anadolu, türk, islam, köylü gibi kelimelere dayanamayan ve açıkça bilinçaltına kaçmış fransız salyangozunun etkisi ile kendi ile özdeştiremediği herşeye savaş açan agresif elitist.


    (bkz: http://www.radikal.com.tr/...)
    (skuba, 01.08.2005 23:05 ~ 23:05)
  7. sagopa kajmer'in hakkında şarkı yapmasını istediğim hatta beraber klipte oynamasını insanlık namına farz gördüğüm oryantalist...

    (bkz: sagopa kajmer)
    (bkz: @157088)
    (skuba, 01.08.2005 23:07 ~ 24.09.2007 04:05)
  8. (bkz: ha eşşeğun semerunun kaşi ha sikumun başi)
    (pastaci, 01.08.2005 23:07 ~ 23:11)
  9. türk medyasının toplu ayar verme harekatına giriştiği kişi. 28 temmuz 2005 tarihli yazısında türk halkına karşı kullandığı abes tasvirlerle de bunu haketmemiş değildir.
    (azwepsa, 03.08.2005 10:02)
  10. nefret ettiği yaşam biçimine ve bu yaşam biçiminin değerlerine gönderme yaparak kendisinin elit(!) duruşuna tehdit oluşturan insanları reddeden, o insanları kendi gazete köşesinde aşağılayan, kendine strelize yaşamlar yaratan köşe yazarı. nihat genç'in milliyet gazetesinde sarıkızın anıları köşesini yazan yazara verdiği ayarı aynen bu hanıma da uyarlayabiliriz:
    http://www.metu.edu.tr/...
    (lethe, 15.08.2005 15:28)
  11. bütün hayvan fikirleri (bkz: hayvan fikir) ve üslubu bana, onun bütün yazılarını tekrar baştan sona okuma hırsı vermiştir, zira okuyiciğim tekrar baştan sonra, maksat marsta yaşamı araştıran bilim adamlarına yardım edebilmek, denizin 20 km altındaki minik solucanların yaşam mekanizmalarını çözebilmek...

    (bkz: bilim aşkı)

    bu kadın mide bulandıran saldırgan yazılarının ötesinde çok güzel bir kadındır, ayrıca rocco siffredi hakkındaki araştırmasını birçok kişinin dikkatini çekmiştir.

    (bkz: http://www.milliyet.com.tr/...)

    bunun ötesinde gerçekten güzel ve seksi bir kadın, kendisine selam ederim...
    (skuba, 25.08.2005 03:18 ~ 03:20)
  12. yarından itibaren vatan gazetesinde yazmaya başlayacak bir insanmış kendisi. ahanda vatanın ilk sayfadan verdiği haber.

    "mine g. kırıkkanat vatan'da

    yazdıkları nedeniyle kalemleri ellerinden alınan değerli yazarların bağımsız vatan'da buluşması sürüyor. türk basınının cesur kalemlerinden, son dönemlerin en çok konuşulan yazarı mine g. kırıkkanat da vatan ailesine katıldı. ilk yazısı yarın."

    linki de burada.
    (bkz: http://www.vatanim.com.tr/...)

    düzeltme: link değişmiş.
    (lightblue, 10.09.2005 11:04 ~ 20.03.2006 16:37)
  13. halkını tanımayan, bu insanların ne kadar okumuş olurlarsa olsunlar değişmediğini anlamak istemeyen entelektüellerimin uç noktası.
    halka inmek bir yana, halkın olduğundan bile haberdar değildirler.
    nişantaşının arka sokakları düşük seviye insanlardır bunlar için.
    halkı aydınlatmaksa yedikleri yemeklerden, içtikleri şaraplardan, yattıkları erkeklerden ve en sevdikleri pozisyonlardan bahsetmektir.
    (terakime, 23.10.2005 02:31)
  14. kendisini mazi dayanan sebeplerle sevmememe rağmen** yazılarındaki ayarcılığı, araştırmacılığı ve bilgisiyle bazen yüzümü kızartıp sinirlendiriyor. sevmeye sevmeye, istemeye istemeye hayranlıkla okuyorum yazılarını. böyle bi yazar.
    (azwepsa, 25.11.2005 15:05)
  15. çook seneler önce refah partili milletvekilleri ile ilgili "kalemimin kenarı" yazdığında gönüllerde taht kuran, velhasıl sonradan gösterdiği abuk davranışlar ve türk halkını alaşağı etmesiyle derhal def ettiğimiz bir kadındır
    *
    (lillymarlin, 08.01.2006 01:40)
  16. bir zamanlar iyi bir yazar olduğunu düşündüğüm kişi. radikal'de yazdığı dönemler bir ara düzenli takip eder, zaman zaman takdirle, zaman zaman da sinirle okurdum. sanırsam sinirlenmemin sebebi yazılarında zaman zaman wilhelm reich'ın "dinle küçük adam"ından esintiler görmüş olmamdı.
    [ara not: sanırım rahmetlinin kemiklerinin pek umurunda olmayacak ama; wilhelm reich'ı da sevmem, "dinle küçük adam" eserini de -sevmeyenler de "küçük adam" oluyormuş zaten-... sevmediğim bir yazarın da tahlilleri daha basit olan ucuz benzerlerini okuyunca daha bir sinirleniyorum. biraz abartılı ve zorlama bir benzetme oldu ama; böyledir]

    zamanla gazete okumayı bıraktım. çoğu türk erkeği gibi götümü yayıp futbol ve formula 1 izlemeye verdim kendimi. sonra öğrendim ki radikal gazetesi'nden atılmış. atılma gerekçesi olan yazıyı okudum.
    [ara not 2: an itibariyle güncel bağlantı: http://www.radikal.com.tr/...
    yazıda haklı olduğu yönler vardır şüphesiz. haksız olduğu yönler de vardır. ama mesele şudur ki "doğruyu söylerken doğru dürüst söylemek" ve "doğruyu söylerken insanlara beyinsiz muamelesi yapıp ağzından köpükler saçarak söylemek" arasındaki farkı yeterince ayırt edememiş olduğunu bir kez daha görmüş oldum.

    biraz mevzuyu çevireyim:

    ben bir inşaat mühendisiyim. benim meslek yurtdışında "civil engineering" diye geçer. yani biz uygarlığı inşa ederiz aslında.

    mesleğimi yaparken mine hanım'ın beğenmediği, kendi tabiriyle "kalın, kısa bacaklı, uzun kollu ve kıllarla kaplı" insanlardan onlarca, hatta yüzlercesini gördüm ve beraber çalıştım.

    biz inşaat işlerinde beyin gücüyüz. yani dizaynı yapar ve üretim aşamalarını planlayıp kontrol ederiz. biz olmasak büyük yapılar eğreti olur; bir şeye benzemez. ancak; o "kalın, kısa bacaklı, uzun kollu ve kıllarla kaplı" insanlar olmasa yapı denen şey ortaya çıkamaz. her bir yapıda bu "kalın, kısa bacaklı, uzun kollu ve kıllarla kaplı" insanların alın teri, emeği vardır.

    işin özüne dönersek: mine hanım'ın boynunda şık bir ipek fuları, üzerinde milano'dan aldığı döpiyesi, ayağında yüksek topuklu ayakkabısı ve kolunda chanel marka çantası olduğu halde yürüdüğü istanbul atatürk havaalanı'nın ve sahil yolunun her santimetrekaresinde o beğenmediği "kalın, kısa bacaklı, uzun kollu ve kıllarla kaplı" adamların alın teri vardır.

    ayrıca, mine hanım'ın ayak ayak üstüne atarak irish cream yudumladığı paris'in x kafesi'nde de, o kafenin gördüğü eiffel kulesi'nde de o beğenmediği "kalın, kısa bacaklı, uzun kollu ve kıllarla kaplı" adamların toplumsal sınıf olarak muadili olan fransız işçilerin el emeği göz nuru vardır.

    mine hanım toplumumuzu birkaç klavye darbesiyle bu kadar rahat eleştirirken bunlar hiç aklına gelmiş midir acaba? hiç sanmam.

    o, ancak ve ancak balık yiyenleri elit sayıp kırmızı et yiyenleri kıro yapar. algı bu kadar.

    o'na da hak veriyorum. elit olmak zor iş. kendisi iyi beceriyor maşallah. allah zeval vermesin.

    (bkz: @153210)
    (eksiksizuyum, 30.03.2006 03:14 ~ 03:18)
  17. ikiz kulelerin bombalanmasını ladin'in barda tanışıp soluğu bir otel odasında aldıkları amerikalı bir afetle yiyişmek üzereyken amerikalı bayanın ladinin penis boyunun kısalığına kahkahalarla gülerek "ayol bu miki değil mini" demesi üzerine ladinin dumur olup daha sonraki yıllarda bu olayın yarattığı psikolojik tahribatla anti-amerikancı olduğunu anlatan, islamdaki kadın erkek eşitsizliğine rağmen rte'nin emineyi yanından eksik etmemesini "yazık emineye kocasının bu lütufkarlığından sonra menapoza girince bile kocasına bağıramayacak" diyen,donla denize girme olayını "ve ümraniye denize indi" diye özetleyen lise yıllarımda radikali okuma amacım olan yazar.

    daha sonra aydın doğanın ne denli radikal olduğu belli olan gazetesinden çıkarıldı.kim ne derse desin seviyorum ben yaa bu kadını.
    (baruch, 24.05.2006 00:59)
  18. genelde yazdığı yazılar üstünkörü okunduğu için genellikle yanlış anlaşılan bir yazar. gerçek anlamda bir vatansever, ve gerçek anlamda bir gazeteci. yazdığı bir yazı bahane gösterilerek radikal gazetesinden çıkarılan köşe yazarı.
    (tırtılın sonu fırfır kelebek, 02.08.2006 23:40)
  19. ateist olduğunu söyleyen vatan gazetesi yazarı.
    (fowler, 03.08.2006 00:24)
  20. bugünkü yazısında yazdığı birkaç satır var ki tüm israil sorununu en yalın şekilde anlatmakta:

    "israil'in, kendi halkını korumak uğruna saldırmayacağı ülke, öldürmeyeceği halk yoktur. hizbullah'ın ise, israil'i tepelemek uğruna feda etmeyeceği hiç bir can, çoluk çocuk kendi ahalisi dahil ölüme sürmeyeceği halk yoktur!"
    (azwepsa, 15.08.2006 18:17)
  21. (bkz: darkwing duck)
    (lightblue, 24.01.2007 08:18)
  22. bugün vatandaki* köşesinde özgür mumcu adında oğlu yaşında bir türk gencinin makalesine yer vermiştir. bu yazıyı okuduktan sonra mümkünse sen o köşeyi bu çoçuğa bırak dedirtmiş kişidir.
    (deulu, 18.02.2007 13:07)
  23. kimi çevrelerin 'dobra yazar'', 'dürüst yazar' gibi tabirleri uygun gördüğü ama 'ben utanıyorum türk olmaktan' ile biten yazısından sonra diğer birçoğu gibi malum ülkelerin kuklalarından başka bir şey olmadığı ve hatta en azıtmışlarından olduğu sabitlenmiş yazar.
    (dora, 18.02.2007 13:45)
  24. kendi halkını küçümserken bir fransız veya ermeni kadar acımasız davranan ve bu sözleri sarfederken kendinin de bir türk olduğunu galiba unutan,aydın olarak nitelendirilen kendini beğenmişin biri desek az olur bunlara bide saygısızı eklersek daha iyi olcak
    (olmayanaergi, 14.04.2007 17:05)
  25. "(...) aralarında, mangalında balık pişiren tek bir aileye rastlayamazsınız. belki balık sevseler, pişirmeyi bilseler, kirli beyaz atletleri ve paçalı donlarıyla yatmazlar, hart hart kaşınmazlar, geviş getirip geğirmezler, zaten bu kadar kalın, bu kadar kısa bacaklı, bu kadar uzun kollu ve kıllarla kaplı da olmazlardı!"* diyen, diyebilecek kadar pervasızlaşan, fransız tv'si "tv5" kanalında islamcı-türban tartışmalarında boy gösteren, türkiye'nin ab'ye alınmamasını "türkiye, ab'nin kriterlerine uyduktan sonra bile, yine bir ölçüde kürtler yüzünden alınmıyor."* diyerek açıklayan ve kürtleri tek sorumlu yapan, "gecekondular denize inmez, eşkiya sizin yolunuzu da kesmez mi sandınız?"*nidalarıyla sınıfdaşlarını uyarıp bir de üstüne fırça çeken, kent orta sınıflarının okkalı sözcüsü, pek bir kalem erbabı(!) pek bir şehirli burjuva hanım...

    "(...) atatürk havalimanı'ndan sonra, mevsimlerden yaz ve pazar günleri, sahil yolu'nda arabistan bile değil, etiyopya'nın ete doymuş hali, 'etobur islamistan' başlıyor, sayın okurlar. istanbul olmayan ne varsa, istanbullu olmayan kim varsa orada: son beş yılda 4.5 milyon artıp, 3 milyonu istanbul'a akan nüfusun güruhu çimde etleniyor pazar günleri."* derken tüm sınıf düşmanlığını kusan, ırkçılıkta ve şovenlikte sınır tanımayan, ama daima üstenci ve elitist, biçimde ise faşizan ya da liberal görünse de her koşulda taşıdığı burjuva sınıfsal niteliği övünçle fikr i fasid eden modern çağımızın frankofon tanrıçası...
    (01101001, 14.04.2007 20:32 ~ 20:38)
 sayfa  / 2