bir dinozorun anıları ve bir dinozorun gezileri kitaplarıyla çok satanlar listesine giren ve bu duruma kendisi de hayret eden güzel insan(dı).ingiliz edebiyatı uzmanı ve bir çok eseri türkçeye kazandıran şahsiyet.
pek sevimli bir kadınmış. ne yazık ki kitaplarını kendisi öldükten sonra okuma fırsatım oldu. siyaset konusunda çok uzman olmayan, görmüş geçirmiş, pek şeker bir insan. ateist olduğunu belirttiği için çok tepki çekmişti sanırım.
bir dinozorun anıları kitabında aktardığı kadarıyla annesinin kendisine gençlik yıllarında aşağıdaki sözleri söylediği değerli yazar.
"bir çok erkekle birlikte olabilirsin, sana çapkın derim ancak. ama bir erkekle sırf parası için beraber olursan namussuz kadın olursun, bunu kabullenemem."
bir yaşam gurusu olduğuna emin olduğum güzel insan. bir dinazorun anıları kitabını okuduktan sonra "hayat böyle yaşanmalı işte" dediğim, dolu dolu yaşamış, kendisine hayran olduğum ingiliz dili ve edebiyatı profesörü.
bir dinozorun anıları kitabını keyifle okuduğum merhum akademisyen..kitaptan her nedense aklımda kalan sigaradan üç nefes çekmenin vücudun nikotin ihtiyacını karşıladığı...geri kalanı ağız tiryakiliğiymiş...bu arada mina urgan'a doktorlar sigarayı yasakladığında her sigaradan 3 nefes çekip sonra kalanı makasla kesermiş...atmaya kıyamadığı için bir sonraki sefere o kestiği yerden sigarayı yakar ondan da 3 nefes içermiş..ta ki sigara bitene kadar...
alkole 15 yaşında yatılı okuldayken şekere kolonya dökmek suretiyle başlayan, her gün bi kadeh rakısını içmeden uyuyamayan; kitaplarıyla, eleştirileriyle takdir edilesi, sevdiği yazarlardan bahsederken 18. yy daki sevgilim, şu yüzyıldaki sevgilim bu yüzyıldaki bitanem diye bahseden yazar, öğretmen, eleştirmen, çevirmen..
ateist olmasına rahmen yanlış hatırlamıyorsam sırf kızı istedi diye cenaze namazı kılınan bir dinazorun anıları ile kendisini tanımış olduğum değerli yazar.o zaman üzülmüştüm düşüncelerine saygı duyulmamasına.sonuçta bu onun tercihiydi ama bambaşka şekilde yolcu edildi.
özgürlük ve dayanışma partisi kurucu üyelerinden olan ve yaşamı boyunca yaptığı ölümüyle ardında bıraktığı çalışmalarla hep takdir edilesi, anılası kadın.
fransız dili ve edebiyatı mezunu olduğu halde yüksek lisans ve doktorasını ingiliz edebiyatı üzerine yapmış müthiş edebiyatçı.
istanbul üniversitesi ingiliz dili ve edebiyatı bölüm başkanlığından istifa edip yerini zeynep erguna bıraktıktan sonra bir dinazorun anıları ve bir dinazor'un gezileri adında iki kitap yayımlatmıştır. fakat akademik anlamda en iyi çalışmalarından biri virginia woolf'la ilgili analizlerini içeren kitabı ile başyapıtı sayabileceğimiz ingiliz edebiyatı tarihidir.
"neredeyse kırk yaşına gelmiş bir adam hala ırkçıysa,hala faşistse,liberal ekonomiyi sömürüp,her gün yalan söylemeyi hakkı sayıyor ve her gün ağız değiştiriyorsa,hala köktendinci bir yobazsa,kadınlara toplumda yer vermeye yanaşmıyorsa,1400 yıl önceki yaşam biçimini özlüyorsa,kendi dininden ve soyundan olmayanları kıtır kıtır kesmeye hazırsa,asıl amacı demokrasiden işine geldiği kadar yararlanıp,sonra demokrasiyi ortadan kaldırmaksa bizler böyle bir adama neden hoşgörü gösterelim" kimlere hoşgörü gösterilmeyeceğini bana birkez daha bu satırlarla öğretmiş olan güzel insan.
istanbul üniversitesi ingilizce filolojisi bölümünde babamın hocası olan mükemmel ötesi insan. babamın sarfettiği " derslerde çaylar gelirdi, yakardık cigaralarımızı da..." cümlelerine inanmamıştım bir dinazorun anılarını okuyuncaya kadar...
bu şeker mi şeker insan siyasi görüşüyle de etkilemiştir beni. özellikle komünist olduğu için hiç hapse giremediğine üzüldüğünü söylemesiyle beni benden almıştır.
yanlış hatırlamıyorsam 60 yıl boyunca günde iki paket sigara içmiş, fakat 90'lı yaşlarında ölmüş yazardır.
metabolizmamızın aynı çalışıyor olmasına güveniyorum. muhakkak öyledir.
otobiyografisi olanbir dinazorun anılarını okumamla hayran kaldığım, yaşamına dostluklarına özendiğim ve hatta kıskandığım, ataist olmasına rağmen tanrının cennetine alması gerektiğini düşündüğüm * edebiyat uzmanı, merhume yazar.
urgan olarak kullandığı soyadının necip fazıl'dan geldiği edebiyat araştırmanlarınca ifade edilir. iddiaya göre necip fazıl o'na "senin sonun yağlı urgan" dır demiştir ve bu yüzden de soyadı olarak urgan kullanmaya başlamıştır.
thkp-c'ye maddi olarak yardımda bulunmuş, rakı ve sigara hastası güzel insan. yaşadığı zamanın türkiyesinde kadına bakışını, ateist oluşunu cesurca dile getirebilen ender insanlardan biridir.
bir dinozorun anıları'nda ilk içkisini 11 yaşındayken bir resepsiyonda mustafa kemal'in elinden içtiğini söyler. otobiyografisini okuduktan sonra farkettim ki, mîna urgan, yaşam biçimine özendiğim yegane insandır. ateistlerin ardından "allah rahmet eylesin" denir mi bilmiyorum ancak, allah rahmet eylesin.