milliyetçi hareket partisi. başbuğları türkeş' 1997'de sizlere ömür olmuştur. şimdiki genel başkan devlet bahçeli'dir. 2002 genel seçimlerinde yüzde 10 barajının altında kalarak meclisteki koltuklarından olan mhp, şimdilerde muhalif olmakla yetiniyor. kıbrıs ve şehit anneleri yegane parti aksiyomlarıdır.
temelini nihal atsız'dan alan görüşü kendine ilke edinmiş parti. tüm diğer fikirler gibi bunlar da zaman içinde değişime uğramıştır. ilk zamanlarında orta asya türklüğünü yücelten, dini yaklaşımlardan uzak bi türkçülük içinde iken -ki nihal atsız gök tengriye inanır- arpaslan türkeş döneminden sonra bi türk-islam sentezi modeline gitmişlerdir. şuan ise sanki türkçülüğü de geri plana alıp islamiyeti öne çıkardıkları görünüyor. değişmeyen tek şey ise devlet tarafından gözetilip sözde komünizm ile savaşta tüm 60'lı 70'lı yıllar boyunca sivil hareket olarak kullanıldıklarıdır.
mhp,giderek azalsa da baştan bu yana "anti-kapitalist" sloganlar kullanır.bunun ilk nedeni gerçek yüzünü gizlemektir.ikincisi ise,düzenin dışladığı,düzenin hiçbir nimetinden yararlanamadığı için -doğal olarak- öyke duyan işsizler içinde örgütlenebilmektir..
"devleti koruma"ya soyunan,bütün pratiği halka ve devrimcilere saldırmaktan ibaret olan bir yapıda düzene karşı bir tavır veya slogan her zaman sırıtmıştır.mhp içinde de zaman zaman bu gerçeği görenler çıkmıştır.örneğin,komünizmle mücadele derneği'nin 1968 kongresinde bir grup okudukları bildiride şöyle diyorlardı;"komünizmle mücadele derneği,para babalarının kasalarını bekleme derneği durumuna düştü.biz,komünizmle mücadele edelim derken,imansız kapitalistlere rahat sağladık.artık bu yoldan dönmeliyiz.millete,kapitalistlerin,toprak ağalarının,sömürücü tüccarın,para babası millet ve milliyet düşmanlarının bekçisi olmadığımızı göstermeliyiz." (milli hareket,temmuz 1968)
tabii "kapitalizme de karşı" olduklarını gösteremediler.çünkü değillerdi.bu düşünceleri taşıyanlar da tasfiye edildi.sivil faşist hareket,tekelci para babalarının,toprak ağalarının bekçisi olmaya devam etti.çünkü ya kapitalizmden yana olunacaktır,ya sosyalizmden.ikisinin arasında başka bir düzen yoktur.bu nedenle,kapitalizmin savunucusu mhp'nin "yoksulluğa çözüm" bulması,eşyanın tabiatına aykırıdır.iktidar ortağı olduğu günler bile bunu görmek için yeterlidir.
anti-emperyalistliği dillere destan partidir. bu konuda son örnek mhp genel başkan yardımcısı mehmet şandır'ın hürriyet'e verdiği röportajdır. bu röportajın metnini biraz aktarmada fayda var:
" alişan satılmış'ın ülkü ocakları başkanlığı'ndan alınmasında kahrolsun amerika afişlerinin etkisi oldu mu? bu konuda abd büyükelçiliğinden yetkililerle görüştüğünüz söylendi.
- kendileri oturup yönetimi gençleştirmek ve üniversite zeminine oturtmak için bu kararı almışlar. bizimle bir ilgisi yok. abd büyükelçiliği siyasi işlerden sorumlu müsteşar yardımcısı james r. snopp bugünlerde gene gelecek, aramış. abd, türkiye amerikan dostluğunu, halkların dostluğunu çok önemsiyor. bu çok akıllıca.
- neden bu kadar sık ziyaret ediyor?
- yüzde 82 oranındaki halk hoşnutsuzluğu abd açısından çok önemliydi. onu izale edebilmek, onu aşabilmek, politikalarını anlatabilmek açısından mhp'yi topluma en etkili ulaşabilme zemini olarak görüyorlardı. görüşmem bu kapsamda. bugünlerde çok sayıda yabancı ülke büyükelçiliği yetkilisiyle muhatabız biz. randevu istemleri sıklaştı. bunu siz değerlendirin."
işte anti-amerikancı parti böyle olur. kendi yöneticisini bile amerika istedi diye görevden alır. alkışlar mhp'ye...
http://arama.hurriyet.com.tr/...
amerikan karşıtlığı bir kez daha tescillenmiş(!) partidir. bu yazı dünkü akşam gazetesinde yayınlandı inanmayan bakabilir.
http://www.aksam.com.tr/... "(...)
# bir dakika... abd'li bazı (!) uzmanların son haftalarda, ankara'da kimi siyasi çevreler nezninde yoğunlaştırdıkları 'iran'a saldırıya destek arayışı-nabız yoklama' çalışması deyince duralım ve şu anda aklıma gelen bir bilgiyi hemen paylaşalım efendim, fotoğrafı büyük görmenize yardım eder umarım;
# mhp'nin tepe isimlerinden bir değerli dost ile geçenlerde konuşuyor iken ısrarla şu bilgiye dikkatimi çekmişti, demişti ki;
# 'sevgili güler, amerikalıların sıcak operasyon planları sanıldığı gibi öncelikli olarak suriye'yi değil iran'ı kapsıyor, bu tespitimin altını şöyle doldurabilirim;
# özellikle son bir-iki aydır bize gelip-gidip, iran'a olası bir saldırıyı, 'mhp ve milliyetçi cephe nasıl karşılar' diye soruyorlardı. suriye konusu bir defa dahi gündeme gelmedi. amerikalı uzmanlar bu soruya akp'lilerin vereceği cevabı biliyor ve o cevaptan ürkmüyorlar, ancak milliyetçi çevrelerin bakışının türkiye'nin genel muhalefeti adına belirleyici olacağını bildikleri için bu konuda mhp'nin takınacağı tavrı çok daha önemsiyorlar.'
# peki mhp'nin tepesindeki isimlerin abd'li uzmanların iran yoklamasına nasıl bir yorumla cevap verdiklerini biliyor musunuz?
# işte cevap; 'açıkçası washington'ın iran'a yönelik bir operasyon ihtimali akp'lilerinkinin benzeri mhp camiasında 'büyük tepki toplamaz ya da toplamayacağını varsayıyoruz. evet, insan hakları adına amerikan karşıtlığı daha gelişecektir ama hedef ülke iran olması, iran'a karşı camiada malum geçmişten gelen nedenlerden ötürü çekimser bir bakış olması bu tavrı yumuşatacaktır.' (vatan milliyetçilerin, din ve dine ait kavramlar islamcıların sembolü haline gelmiş ya...)
# yani mhp'nin tepe yönetimi, washington'ın iran planına asla açıkça onay vermese de pek karşı da değil, ülkücülerin, iran'a saldırıya 'sert tepkilerle protesto etmesi-muhalif kamuoyu oluşturması ' beklenmiyor.
# zaten sam amcamın şahinlerinin beklediği de ya da iran planlarının pürüzsüz işlemesi adına son derece önem arzeden türkiye cephesinde, lehlerine öngörü adına da bu kadarı yeterlidir belki de, değil mi ey okur?
# evet, size verdiğim bu 'detay' bilgi yakın gelecek iç ve dış politik dengelerimiz adına kritik manalar ifade ediyor, analiz yeteneğinize sonsuz güveniyorum efendim.(...)"
anti-emperyalist vatan savunmacılığı adı altında milliyetçiliği tekellerine almaya çalışan ama komünist diye vatan haini ilan ettiği kimselerden daha az milliyetçi olan kurtçu sınıfı.bi de bunların ülkücü olanları vardır.
mitinglerinde çekilen fotoğraflara bakılması bile partinin karakteri hakkında oldukça doğru bir imgelem yaratmaktadır. bu noktada yoruma gerek yoktur, zaten kelimeler de kifayetsizdir. o suratlara, o kıyafetlere, o devinimin bir anlık resmine bakanlar için mhp ve faşizm tuğla kadar bir kitabın bile aktaracağından çok daha belirginleşecektir.
saf kan türkçülükten ziyade dini de ön plana alan bir ümmetçilik eğiliminden ötürü gerçek türk ırkçısı olduğunu iddia eden çevreler tarafından sevilmeyen, hatta milliyetçiliği tartışılan bir oluşum haline gelmiştir.
fikri ve ideolojisinin kabul görmesi tartışılabilir.ama her ülkede milliyetçi ideolojiyi savunan bir parti mutlaka vardır.problem bu fikrin insanlara nasıl ulaştırıldığıdır.
bugün ülkü ocakları gibi bir yerin adı çay ocağı'ndan öteye geçemiyorsa sizin yetiştirdiğiniz adamların da toplumda gördüğü bakış açısı belli olur. (bkz: şahin marka beyaz arabanın içindeki dört kişi)
sonuç olarak eğitim, eğitim, eğitim
milliyetçiden başka herşey olan insanların bir de kavgada çağıracak adamım olsun diyen liselilerin sempatizan kesimini oluşturduğu, artık fazlasıyla deşifre, komik, maymun vs olmuş parti..
öncelikle bir partiye üye olmak için belli bir yaş sınırı olduğunu bilmek gerekir,dolayısıyla bu kural mhp için de gereklidir..haa bir de bir kuruma bok atmak için o kurumla ilgili 250 gram bilginin olması gerekir..dedikten sonra,türk siyasi hayatında sevilsin veya sevilmesin önemli bir yeri olan partidir mhp .
isteyen bok atsın dursun,içinde her toplulukta olduğu gibi kötü insanlar da bulunur,bu bir gerçek,ama bu iyileri zan altında bırakma hakkını kimseye vermez
komunizm yayılmasın diye amerika tarafından yazılmış ve yönetilmiş olan,''türkullah'' gibi bir kavram ortaya atan kültürsüz insan yığınlarının toplandığı partimsi.milliyetçiliği pasifize edip,rezil rüsva eden.. neyse susuyorum..
dün neyse bugün de o dur mhp.
dünkü katliamların tetkçileri bugün meclis koridorlarında bunu dile getiriyorlar zaten,
"değişmedik" diyorlar.
değişmediler.
kanlı tarihlerini yazmaya devam ediyorlar.
elbette mhp'yi örgütleyip sokağa salanlar onların silahlarını da sağladı.
16 mart' larda halka yönelen bombaları, kurşunları, silahları da verdiler.
tnt' ler ordu malıydı,
silahlar emperyalistlerden gelme.
katilleri polis teşkilatı korudu, güvenliğini aldı.
cinayetlerin istihbaratçısı, planlayıcısı, hazırlayıcısı oldu mit ve polis teşkilatı. yeter ki, "memleketi komünistlerden kurtarsınlar, istikrarı sağlasınlar"
ama bu öyle bir istikrar olacaktı ki, emperyalizmin sömürüsü katlanacak ve hızla ilerleyecek, itiraz edenin kafası ezilecekti.
istikrar için hiçbir şeyi esirgemedi emperyalizm. kendi adına cinayet işleyecek olan çocuklarını kendi merkezlerinde eğitti.
mhp yalnızca türkiye topraklarında değil, emperyalizm adına başka ülkelerde de provokasyonlar düzenledi, katliamlar gerçekleştirdi, darbeler tezgahladı. bizzat abdullah çatlı'nın eğitiminde azerbeycan'da komando kampı kurulduğu azerbeycan devlet başkanı aliyev tarafından dile getirildi.
daha yüzlercesini sıralamak mümkün.
her ülke'de, her yerde, her ailede, evrenin her alanında kabullenmesek de bir milliyetçilik anlayışı vardır. ama bu kadar öfkeyle, kanla, intikamla bürünmüş, faşistlekle boğulmuş bir siyasi parti yoktur. onlara göre kendileri hariç herkes vatan hainidir. onlara göre komunistler, ateistler, kürtler, ermeniler, kendi ideoloji dışındaki bütün fikirler vatan hainliğidir. en büyük vatanseverler, en iyiler, en üstün olanlar kendileridir. hatta bu fikri öyle benimsemişlerdir ki vatan sadece onlarınmış gibi. dini bile siyasete alet eder. çoğu tesbih çeker, ama tesbih'in ne anlama geldiğini bilmezler. kabadayı görünümü verip, karşısındaki korkutmak için tesbih çekerler. oysa ki; tesbih zikir için çekilir, allah adını zikretmek için çekilir. en imanlı müslümanlarda onlardır.
aralarında iyi olanları, zekileri, gerçekten vatansever olanları yok mu? elbette var. biraz nefretle bürünmüş bir entry oldu farkındayım. ama en çok sinirlendiğim kibirlilikleri. o kadar kör imanlılar ki, ilk günahın kibir olduğunu bilmezler. onlara "faşist diyen ya komunisttir ya da puşttur". bu yazar komunist midir? puşt mudur? bilinmez. kamuoyu'na da takdir etmez... kim bilir belki eski bir mhp'lidir, günahlarını arındırıyodur piç. kim bilir belki demagoji yapıyodur göt oğlanı. kim bilir? bir tek allah bilir.
emperyalizm konusunda eline su dökülemeyecek kaypaklıkta partidir. üyeleri vatanseverlik iddiasında bulunurlar, abd'nin türkiye'de işlettiği cinayetlerde tetikçilik yaparlar. yöneticileri halkçılık iddiasında bulunur, fakat o çok karşı oldukları kürt devletinin inşaat ihalelerine ilk katılanlar arasına girip rant toplayan patronlar arasından seçilirler.
amerikan karşıtlıkları da geçtiğimiz günlerde abd askerlerinin marmaris'e gelip eğlenmelerini protesto etmeleri ile zirveye tırmanmıştır. bu karşıtlığın yankı bulmaması mümkün müdür? olamaz. yankısını bulur. amerikan karşıtı birşey yapan varsa, onlar bu partinin içerisinde barınamaz. zira bu eylemi düzenleyenler, muğla il başkanı ve yönetimi de ülkü ocakları genel merkezi tarafından görevden alındı.
ha bu adamlar görevden alınmasaydı, gerçek emperyalizm karşıtları bunların yaptığı işi alkışlayacak mıydı? hayır. kusur kalsın. abd tetikçisi bir güruhun emperyalizm karşıtlığından hayır gelmeyeceğini, emperyalizm ve kapitalizm hakkında temel birkaç şey bilenler de bilir.
demek ki abd karşıtlığı "polat reis diplomatın kafasını nasıl da çuvala soktu ama" diye ahkam kesmekle olmuyormuş.
aşağıda bugün ki radikal genç'de yeralan mhp hakkındaki yazım bulunmaktadır:
mhp’de neler oluyor?
mhp 19 kasım 2006’da 8. olağan kongresini gerçekleştirdi.kongre üzerinden neredeyse 2 ay geçti ve kongreye basında yeterince ilgi gösterilmedi.iki tane önemli seçimin yaşanacağı bu sene, şüphesiz ki mhp gibi barajı aşma ihtimal yüksek bir partinin “iç yapısı” ile ilgili gelişmeleri takip edilmesi bakımından zorunlu tutuyor.gerçektende mhp’nin bu kongresi ve ardından gelen “alışılmamış” olaylar , bu ilgiyi artırmakla kalmıyor , önümüzdeki günlerde gerçekleşmesi mümkün pek çok gelişme içinde bize ışık tutuyor.
kongre öncesi ve sonrasında yaşanacak önemli hadiselerden ilki eski asam başkanı ümit özdağ ve arkadaşlarının, özellikle parti yönetimi ile girdikleri olumsuz diyalog ve sonrasında aleyhlerine gerçekleşen tasfiyedir.
kongre çoğu kişiye göre önemsiz bir rutin olsa da, mhp’den istifaların yaşandığı bugünlerde önemli bir dönüm noktasıdır. ümit özdağ ve arkadaşları aşırı milliyetçi tutumları ve ülkücü camia’yı sokağa çekme “söylemleri” sonucu, bizatihi parti’nin “omurgası” tarafından kapı dışarı edildi. aslında bu durum, kongre sırasında mavi zemin üzerine beyaz kurt resminin kullanılmaması, bakımlı olmayan, hilal bıyıklı kimselerin kongreye alınmaması ve bana kalırsa “türk islam sentezi” bakımından önemli bir simge olan, “ya allah bismillah allahuekber” sloganının attırılmaması, bu sloganı atmak isteyen ülkücülerin engellenmesi ile birleşince ortaya ilginç bir sonuç çıkartıyor.
aşırı milliyetçi ümit özdağ tasfiye ediliyor, parti’nin 80 öncesinden bu yana sembol olarak kullandığı “araçlar” engelleniyor ve devlet bahçeli “herkese kapılarının açık olduğunu” deniz baykal’ın söylemine yakın bir şekilde ifade ediyor. en önemlisi atatürk milliyetçiliğini ana fikir olarak öne sürüyor. gerçekten mhp’de neler oluyor?
kongre yapıldıktan sonra fuat keyman neler olduğunu bir gazete yazısında şöyle ifade ediyordu:
“(ümit özdağ’ın) ihraç kararı, aynı zamanda ve ihraçtan daha önemli olarak, mhp'yi topluma milliyetçi ama etnik milliyetçi ve çatışmacı olmayan ve merkez sağa doğru yaklaşan bir parti olarak sunmayı da amaçlıyordu.(…) chp-mhp koalisyon olasılığına mhp'nin sıcak baktığı düşüncesi de (böylelikle) ortaya çıkmış oldu."
ve son haftaya istifa haberleri ile girdi mhp. mhp’nin önemli isimlerinden namık kemal zeybek, hasan basri coşkun, vedat çınaroğlu, hüseyin arabacı, bekir ongun’un da aralarında bulunduğu bir grup, mhp’den istifa ediyor ve asıl gelişme bu isimlerin topluca büyük birlik partisi’ne katılmaları ile gerçekleşiyor. eminim pek çok kişi bu durumu umursamadı. fakat önemli olan bu gelişme kongre öncesi ve sonrası yaşanan süreçle birleşince gerçektende ilginç bir sonuç ortaya çıkartıyor:
1.mhp ümit özdağ ve arkadaşları ile aşırı milliyetçi kesimi tasfiye etmiştir.
2.mhp getirdiği söylemsel değişiklikler ve en son yaşanan istifalar ile birlikte mhp içindeki “türk-islam” sentezini savunan “biraz daha islamcı” olan kesimi saf dışı bırakmıştır.
bu iki ana sonuç, önümüzdeki günlerde parti içinde yaşanacak gelişmelerinde habercisi gibidir. yukarda da belirttiğim gibi mhp hızla kemalist bir parti hüviyetine bürünmektedir. bu durum mhp’ye ihtiyaç duyulan sert “kemalist muhalefeti” yapabileceği için oy kazandırmakla birlikte, yukarıda açıkladığımız iki kesimin partide uzaklaştırılması da, aynı şekilde oy kaybına sebebiyet verecektir.
bunun yanında bbp’ninde güçlü bir alternatif olarak karşımıza çıkması mümkündür.
hrant dink’in katil zanlısının yakalandıktan hemen sonra büyük birlik partisi genel başkanı muhsin yazıcıoğlu ile çekilmiş bir resminin basına “servis “ edilmesi de bu sonuçla birleştirilince pek çok komplo teorisi oluşturulabilir.
son söz olarak belirtmek gerekirse, türkiye hızlı bir şekilde değişiyor ve bazı kesimler bu değişim içinde yeni yerine geçişi sağlama almaya başladı bile…
"milliyetçi hareket partisi" olan adının "ümmetçi hareket partisi" olarak değiştirilmesi gereken partidir. zira partinin kuruluş zamanlarındaki ideolojisi nihal atsız adlı paranoyak şahsın görüşlerine dayanır ve bu görüşler de milliyetçilikte önemli olanın "ırk" kavramı olduğu "din" kavramının önemli olmadığı savunulur. ancak son zamanlarda cahil ülkücü gençliğin oylarını da alabilmek amacıyla ümmetçilik yönü ağır basmaya başlamıştır bu partinin.