belki ilginizi çeker
  1. · devrimcilik
  2. · kürt milliyetçisi
  3. · argumentum ad verecundiam
  4. · iş modeli
  5. · yeni başlayanlar için 6 ilke
  6. · ülkemi milliyetçi olamayacak kadar çok seviyorum
  7. · türkmenlere soydaş demek
  8. · milliyetçiliği faşizm zanneden öküz yazarlar
  9. · yunan askerinin iki türk genci dövmesi
  10. · hrant dink suikasti
gündem
  1. · insanın hayatına sıçan şeyler
  2. · annelerin yakışıklı anlayışı
  3. · yılmaz özdil
  4. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  5. · hayatın iyi bilinmesi gereken kanunları
  6. · domuz gribi
  7. · annenin gençlik fotoğrafları
  8. · kampüsün yanındaki gecekondular
  9. · inkışla belediyesi

milliyetçilik  

 sayfa  / 6
  1. özellikle son kibris olayından sonra bu ülke toprakları üzerinde yaşayan her insan evladının içinde barındırması gerektiğini düşündüğüm,atatürk'ümüzün de ilkeleri içinde bulunan,aslında özünde faşizm ile uzaktan yakından alakası olmayan ama bazı çevreler tarafından öyle anlaşılmak istenen,türk olmanın bilincine,gururuna,erdemine ulaşamamış kişilerin de ısrarla yüz çevirdiği düşünce,ilke,görüş."ne mutlu türküm diyene" sözünün çıkış noktası...........
    (ameen, 01.05.2004 22:21)
  2. 80 sonrası iyice güçlenen yeni sahibi tarafından içi boşaltılan, topluluklara soğutulan kavram.
    (invisibleruh, 01.05.2004 22:44)
  3. büyük bir kitlenin hala idrak edemediği kavram.
    (kerrigan, 29.07.2004 13:08)
  4. zamanında atatürk ilkesi olan,ancak şimdiki günümüz gençliğinin büyük bir çoğunluğu tarafından "taraftar psikolojisi"ne bürünen görüş..bir çok türk genci,milliyetçiliği furbol takımı tutar gibi benimser..oysa milliyetçilikte asıl önemli olan,ırkı kırkı ön planda tutmak değil,kendi insanının daha iyi,daha üstün yaşayabilmesini sağlamaktır...millet için bir bok yapmadan "benim milletim mükemmeldir" demek biraz zor ve saçmadır..bunu diyebilmek için,milleti çok rahat koşullarda yaşatmak,onu üstün tutmaktan ziyade,üstün yaşatabilmek gerekmektedir..hiçbir devrimci "halkım çok daha iyi yaşasın" diye düşünüp amerikalıya,israilliye boyun eğip taşaklarına dolanmamıştır,dolanmaz da..
    (close2death, 24.09.2004 23:11 ~ 23:14)
  5. ülkemde çoktan bitmiş görüş..milliyetçilik,kendi siyasi düşüncesinden başka bir düşünceyi benimseyen yurtdaşını vatan haini ilan etmek olmamalıdır kanımca..ancak şu anki türkiye milliyetçileri,dışarıdan türkiye'nin nasıl kullanıldığına kızmıyorlar da,içeride ülkeyi daha yaşanılabilir hale getirecek vatandaşlarına kızıyorlar..böyle birşey bu da..ne bileyim.. *
    (close2death, 01.10.2004 00:00)
  6. türkiye ve türkler için en önemli altı ilkeden biridir,ama şu anki türkiye düzeninde anlamını büyük ölçüde kaybetmiştir.asıl anlamı ise ülkesi sonuna kadar sevmek ve ülkesine karşı gelmemektir.
    (eden, 01.10.2004 12:06)
  7. bir toplumun kişiliğini bulması için yegane şeydir.kendine inanmayan , bir işi becerebileceğine inanamayan bireylerden oluşan toplumsal şuurun yıkıcı etkileri gözden geçirildiği takdirde şu günlerde pek ihtiyaç duyduğumuz olgudur.eğer milliyetçiliğk zayıflar ise toplumun ; kendini beğenmeyen , sürekli aşağılayan kişiliksiz insanlardan hiçbir farkı kalmaz.milliyetçiliğin eksikliğinde milli şuur seyrelir , toplum kültürel olarak sürekli bir aşağılık takıntısı içine düşer , kendisini yüceltmeyi değil ulaşmak istediği ikinci bir idol milletin toplumsal değerlerine yakınlaşma eğilimi gösterir ki bu apaçık bir insanın kişiliksizleşmesinin toplumsal karşılığıdır.

    ayrıca milliyetçilik , milleti oluştusan bireylerin millet-birey ilişkisini kurabilmesini gerektirir.milletini kendisinden bapımsız olarak gören kişi , çevreden bapımsız gelişebildiği gafletine düşer , kendisini yaratan bileşenleri tespit etmekten uzak bir anlayışa bürünüp kendisini güzel gösterebilecek yeni kıyafetlerin araışı içine girer.

    su götürmez bir gerçektir ki milliyetçi olan kişi milletinin çıkarları ile kendi bireysel çıkarlarını ortak paydada birleştirebilecek görgüye sahiptir.kendisini iştirak ettiği toplumsal örgütlenmeden ayırmaz aksine kendisi gibi diğer bireylerin de ortak yanlarını tespit etme eğilimi içindedir.

    tarihte hiçbir millet yoktur ki milliyetçiliğin yararlarından venimetlerinden faydalanmasın.hiçbir millet olmamıştır ki kendini hakir , zavallı , beceriksiz görüp büyük hayalleri gerçekleyebilmiş olsun.

    maalesef ülkemizde sürekli ırkçılık ile karıştırılmıştır ya da batı tarzı milliyetçilik anlayışının yanlış yanları kendi milliyetçiliğimizde eleştirilmiştir.

    batı'da milliyetçilik sermayedar kesimin ortaya çıkmsaı ile gözlenmeye başlanmıştır.bunun en aşikar sebebi ise batı milletlerinin milli şuurlarının çok geç oluşması , en önemlisi milli şuurun ekonomik taleplere dayanmasıdır.mensubu olduğumuz türk milleti ise göçebe/göçmen kültürünün getirisi olan dayanışma ve de birbirini tutma felsefesi ile milliyetçiliği milli şuurunda hazır tutmuştur.millet olma sevdasını hiçbir şekilde ekonomik olgulara bağlaştırma anlayışı , türk milletinde görülmemiştir.

    öyle ya da böyle türk milliyetçiliği , tarihsel devinimi dolayısıyla , milli şuurdan ve kültürel birikimden ayrılamaz biçimde türk harsı ile harmanlanmıştır.

    edit: şu anki bilincimle varmış olduğum son nokta milliyetçiliğin dünyaya kötülükten başka bir şey getirmediğidir...
    (skuba, 24.11.2004 02:40 ~ 12.06.2006 02:46)
  8. insanların faşistlik ile arasındaki ince çizgiyi farkedemedikleri kavram
    (delilah, 24.11.2004 15:55)
  9. türkçesi ulusalcılık gibi görünse de millet kelimesinin yaygın kullanımı ve dilimize oturmuşluğu 6 ilkeyi isimlendirirken bile milliyetçilik kelimesini seçilmesini sağlamıştır.

    son zamanlarda parti tekeline bırakılan bi kavramdır. sağda solda milliyetçiyim diye geçinirseniz insanların size bakışları değişiyor.sanki kötü bi kavrammış gibi bakıyolar. neden öyle diyorsunlar peşi sıra geliyor. oysa bu kavram 6 ilkede var atatürkçü geçinenler kendilerini akıntıya öylesine bırakmışlar ki gerçekleri göremez duruma gelmişler. kim ne derse desin, ne düşünürse düşünsün ben bas bas bağırıyorum; milliyetçiyim!

    (bkz: yeni başlayanlar için 6 ilke)
    (bkz: cumhuriyetçilik)
    (bkz: devletçilik)
    (bkz: laiklik)
    (bkz: devrimcilik)
    (bkz: milliyetçilik)
    (bkz: halkçılık)
    (napoleon, 05.01.2005 17:13 ~ 17:15)
  10. insanın ecdadına yakışanı giymesidir.
    (harakiri, 27.03.2005 18:32)
  11. mersin'de düzenlenen bayrak provokasyonunun amaçları belirlenmiş miydi? bilemeyiz. ama ne işlere yaradığını şimdi görüyoruz... türkiye'de son aylarda milliyetçilik yükseliyordu... bu milliyetçilik yurtsever bir milliyetçilikti... haklı temellere dayanıyordu... doğru hedeflere yöneliyordu... kemalizmden, antiemperyalist duygulardan güç alan soylu bir milliyetçi duyguydu bu... türk halkı, askerinin kafasına çuval geçiren, pkk'ya kol kanat geren, kuzey ırak'la ilgili itirazlarımızı duymazdan gelen, her fırsatta terbiye sınırlarının dışına çıkan abd'ye, daha doğrusu bush yönetimine haklı olarak diş bilemeye başlamıştı... bu hissiyatını bbc'nin anketinde yüzde 82 oranıyla ortaya koymuştu.
    türk halkı ab konusunda da uyanıyordu. türkiye'ye tam üyelik yolunu kapatan ab'nin, buna karşılık kıbrıs'tan başlayarak alabileceği ne varsa almaya soyunduğunu görmeye başlamıştı.
    halk, ab ve abd ile birlikte akp'nin teslimiyetçi politikalarını da hedef tahtasına koymuştu. mersin provokasyonu, işte tam bu noktada abd ve avrupa'nın imdadına yetişti.
    türkiye'yi kuşatan sömürgenlere yönelik antiemparyalist öfkenin yönü birden değiştirildi; tepki kürtlere yöneltildi...
    yalnız kürtlere de değil... trabzon'da olduğu gibi, sağın hoşlanmadığı herhangi bir solcu grup da, "bayrak elden gidiyor" şeklinde bir bağırtıyla linç edilebilir artık... devlet saldırgana dokunmuyor, "milliyetçi refleks" adı altında her türlü saldırganlığa yeşil ışık yakılıyor.
    bayrak provokasyonu sonrasında çıkan olaylar, yurtsever milliyetçiliği "faşizan" bir görüntüye sokmuştur. birçok yurtsever, kendini bu görüntüden sıyırma telaşına girmiştir.
    abd incirlik, ab kıbrıs pazarlığını daha rahat yürütüyor şimdi.
    bayrak olayını körükleyerek iç çatışmaya yönelten bizim yetkili zevata gelince...
    mersin olayını büyütmenin yol açtığı sonucu fark ediyorlar mı? durumu sorguluyorlar mı?

    melih aşık - milliyet
    (easy company, 13.04.2005 22:45)
  12. (bkz: ülkemi milliyetçi olamayacak kadar çok seviyorum)

    albert camus
    (sidar, 05.05.2005 13:48)
  13. elveda tüm insanlık;
    hoşgeldin kitle narsisizmi;
    ve tabi yaşasın "herkes"in "yapması"/"düşünmesi"/"inanması" gereken şeyler.
    (soruisareti, 16.05.2005 02:26 ~ 02:31)
  14. (bkz: ulusalcılık)
    (balta, 04.07.2005 22:56)
  15. belli sınırlar içinde yaşayan insanların bir tarihi, kültürel bir ortaklık içinde bir ülkü birliği doğrultusunda hareket etmesidir. ama pek çok şey de bu ilkeye mal edilmektedir. bu ilke anadolu'nun kozmopolit yapısını asla inkar etmemektedir. sadece "kurtuluş savaşı için" bunların geçmiş günlerin hatrına tam bir eşitlik içinde güçlerini birleştirtmektir.
    (azwepsa, 05.09.2005 14:39)
  16. günümüzde asimile edilmeye başlanmış atatürk ilkesidir.
    (magarsus, 04.11.2005 02:53)
  17. incirlik üssü'ne karşı çıkmaktır. türk askerinin kafasına çuval geçirenlere karşı durabilmektir.
    (compasino, 21.12.2005 14:55 ~ 23.12.2005 10:32)
  18. zaman zaman ırkçılıkla karıştırılan ilke. ''bir türk uyur,iki türk kavga eder,üç türk devlet kurar'' gibi anlamsız cümleler kuran insanların, sahip olduklarını sandığı ancak yanından geçmedikleri düşünce. (bkz: atatürk milliyetçiliği)
    (böcek, 19.01.2006 02:57 ~ 02:58)
  19. milliyetçiliğin globalleşme, kapitalizm gibi kavramların ateşleyici etkeni olması ancak ispatlanmaya açık bir kabul veya olsa olsa öngörü olabilir.
    siyasi açıdan sosyalist düşüncenin evrenselleşmesi de beraberinde bir global ekonomi getirecekti veya buna doğru gitmekteydi.
    tüm bunları söylerken milliyetçiliği ırkçılık önyargısıyla görmemek lazımdır.temele indirgeyecek olursak milliyetçilik ortak değerlere sahip toplulukların bir nevi kendini savunma mekanizmasıdır.
    (terakime, 19.01.2006 21:10)
  20. insanın anası ve babasını sevmesi durumunun makrolaşmış hali.kesinlikle partilerüstü olması gerekmesine rağmen konuş dur..
    (noesfaciloserturco, 26.03.2006 21:37)
  21. milliyyet, insanın çalışması ile ve dilemesi ile elde edebileceği bir meziyyet değildir. milliyyet, aynı vatanda, aynı toprakda doğup yetişenlerin, din, örf, âdet ve menfe’at birliğidir. çalışmadan, doğuşda ele geçen bir ni’metdir. insan, tatlı bir hayât geçirebilmek için, milleti arasında bulunmağa muhtaçdır. insanlar, varlıklarını, haklarını ve ihtiyâçlarını koruyabilmek için, toplu olarak yaşamak zorundadır. medeniyyet de bu demekdir. bu topluluk ise kendi milletidir. insanların yalnız başına elde edemiyecekleri hakları korumak için toplu yaşamaları lâzımdır dedik. bu toplulukda, karşılıklı yardım ve fedâkârlık lâzımdır. insanın, din hürriyyeti tanıyan milliyyet uğrunda mı, yoksa dinsiz olan milleti uğrunda mı dahâ fedâkâr olacağını düşünmek lazımdır.
    (karahisari, 27.03.2006 13:35)
  22. bu kavramın nasıl ortaya çıktığını yazarsak tanımını anlamak çok daha kolay olacaktır. malum, milliyetçilik modern toplumlarda var olan bir kavramdır. tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişle birlikte ortaya çıkmıştır. 2 tür toplum vardır, cemaat ve cemiyet. cemaatte insanlar arasında birincil ilişkiler geçerlidir, herkes birbirini tanır, ilişkiler yüz yüzedir, borç verirken senet alınmaz, verilen söz geçerlidir, ortak değerler ailevi değerlerdir, herkesin cemaati kendi çevresidir, üzüntülerini ve sevinçlerini beraber paylaşırlar. bu yapı doğal olarak tarım toplumlarına özgü yapıdır. işte 1750 li yıllardan sonra sanayi toplumuna geçişle birlikte kentler trajik bir şekilde büyümüş, taşradan kentlere yoğun göçler olmuş, insanlar arasındaki birincil yani samimi ilişkiler artık ikincil ilişkilere (yani resmi ) dönüşmüştür. artık borç verirken söze güvenilmeyip senet istenen devirler başlamış, insanlar üzüntülerinde ve sevinçlerinde dramatik bir biçimde yalnızlaşmaya başlamışlardır. işte bu, cemiyete geçiştir. cemaat toplumu şeklinde taşrada yaşayan insanlar hızlı bir şekilde şehirlere göç edince kendilerini bir anda cemiyet içinde bulmuşlar, bu toplum yapısına alışamayan insanlar kendilerine hayali bir cemaat yaratmışlardır. bu hayali cemaatle millet, millet kavramı ile eş zamanlı olarak da milliyetçilik doğmuştur.
    (galliani, 13.05.2006 11:52 ~ 10.05.2009 22:20)
  23. insan sadece insan olduğu için yaşamayı,saygı duyulmayı hak eder.milliyetçiliğin tarih boyunca birtakım yanlış ellerde ,çığrından çıkmış,sadece kafatası avcılığı yapmaya yönelik bir hal aldığını göz önünde bulundurursak,rahatlıkla diyebiliriz; ki her şey tadında güzel.
    (miçemez, 10.06.2006 21:19)
  24. dünyaya evrensel anlamda zarardan başka hiçbir şey vermemiş fikir akımıdır.

    (bkz: @265652)
    (bkz: kendi girimize bakınız verme özgürlüğümüz)

    şu vakit mevzu bahis giride belirttiklerim; ne kadar çocukça, vaktinde ne kadar dar bir çerçeveden baktığımı görmemi sağlamıştır. elbette bugün bir globalleşme tehlikesi, batı tehlikesi mevcuttur ve bu sadece ülkemizi değil bütün dünyayı etkilemektedir ve buna karşı birlik olup bu akımın etkisinden kendimizi bir şekilde kurtarmamız icab eder. fakat tüm bunlardan dolayı, sadece bugün için bir antitez diye milliyetçilik iyi olmaz.

    eğer bir insan bir takım için bir statta toplanıp takımını destekleme darvanışının arkasında aslında ilkel güdülerini tatmin ettiğini görüp vakti gelince bu davranışından nefret ediyorsa, aynı kişi milliyetçiliğe karşı da aynı hislerle yaklaşacak ve ondan da nefret edecektir.

    sadece milliyetçilik değil, biz ve onlarcılığı arttıran her türlü kavram insanlığa zarar vermiştir ve vermeye devam edecektir. toplu avlanma güdüsünün toplum davranışına izdüşümünden başka bir şey değildir milliyetçilik, işte bu yüzden zarardır, ve hep zarar olacaktır.

    ha, milliyetçilik kötü de bölücü mü olduk ? mesele insani komplekslerden arınıp bireysel benliğe ve oradan hakikate varma meselesidir şahsi kanaatimce ve her insanın evrensel sorumluluğu bu olmalıdır. bundan ötürü milliyetçiliğe karşı çıkıp ondan hiç farklı olmayaraktan, aidiyet kompleksini aşamamış insanların etnik ayrımcılık yapması, milliyetçilik ne kadar kötü ise onun 100 katı kötü ve cahilce bir davranıştır.

    bugün milliyetçiliğe karşı çıkan insanların bir kısmı, milliyetçiliğe karşı çıkıp etnik zenginlikten bahsediyor ve etnik kimlik talep ediyorlarsa bu komiktir zira etnik kimlik milliyetçiliğin de ötesinde derin bir komplekstir, milliyetçilik komik ise etnik milliyetçilik komiğin de komiğidir.

    insanlık ne zaman ben ve ben dışı hakkında ciddi bir sonuca varacak, ne zaman biz ve onlarcılığın zarardan başka bir şey getirdiğini öğrenecek, işte o gün gerçek anlamda evrensel bir şeylerden bahsetmenin anlamlı olacağı gün olacaktır aksi takdirde birimiz hepimizi öldürene kadar sürecek bir nefret, gizli ya da açık yaşayacak ve bu cehalet içinde yaşamaya devam etmeye mahkum olacağız...

    ayrıca;

    (bkz: @836416 )
    (skuba, 12.06.2006 03:04)
  25. insanın doğduğunda milliyetini seçme şansının olmadığı gerçeğinden yola çıkılarak kötülenmeye çalışılan fikirdir. elbette insan doğduğunda milliyetini tayin etme şansına sahip değildir, ancak kişinin içinde doğup büyüdüğü, sosyal gelişimini tamamladığı milletin, ülkenin ileri gitmesi ve gelişmesi için çalışması neden kötü olsun? milliyetçilik ırkçılık değildir! zira millet ve ırk farklı kavramlardır. milliyetçilik "ötekileştirmek" değildir. zira milliyetçilik bir toplumu oluşturan insanların kendi içinde sağ-sol, ilerici-gerici, şucu-bucu gibi sıfatlarla yaftalanıp ayrıştırılmasına, birbirine düşürülmesine karşı çıkar, birlikteliği savunur. anadolu coğrafyasında yaşayıp aynı dili, aynı dini, aynı kültürü paylaşan insanlar da bir milleti oluşturur. benim bu ortak paydalarda buluştuğum insanların iyiliğini, gelişimini istemem geri kafalılık ise evet, buna da razıyım.

    eğer türkiye'nin bir çıkış yolu olacaksa, bu gerçek anlamda milliyetçilikle olacaktır. emperyalizmin milliyetçi güçlere karşı giriştiği ve dezenformasyonla halkın kafasında şekillendirmeye çalıştığı ve insanları bu fikirden soğutmak amacını güttüğü tiple, gerçek anlamda milliyetçiliği savunan insanlar arasında dağlar kadar fark vardır.

    etki ajanlarının bize sundukları ve inanmamızı istediklerinden, ya da ajan provokatörlerin şekillendirdiği linçli, vurdulu kırdılı sahnelerden azade baktığımızda milliyetçiliğin yerli kaynakların yine yerli insanlar tarafından işletilip hakça bölüşülmesi amacını güttüğünü, yayılmacı politikalara ve bu tip politikaları savunan ülkelere karşı çıktığını, milletin baskıyla yönetilmesini değil, milletin özgür iradesiyle kendisini yönetmesi gibi fikirleri savunduğunu görebiliriz. emperyalizm uyuyan beyinleri sever, hatta bu beyinlerden güç alır, gelişir. emperyalizm ve yerli işbirlikçileri bazı şeylerin görülmesini istemez... ve televizyonla ve müzikle ve basınla ve futbolla ve bin türlü afyonla uyutulan beyinlerin "neler oluyor?" sorusunu sormasına bozulur... iş bu yüzden milliyetçilik, inadına daha gür bir sesle dillendirilmesi gereken fikirdir...
    (selenge, 12.06.2006 22:06)
 sayfa  / 6

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil