16 mayıs 1983’te kurulan ve
12 eylül yönetiminin açıktan desteklediği partidir.
genel başkanlığını emekli orgeneral
turgut sunalp’in yaptığı partinin kurucular listesinde
davut akça,
ahmet ihsan kırımlı,
yılmaz altuğ,
imren aykut,
eşref akıncı,
sabri keskin,
musa öğün,
ali bozer,
izzettin doğan,
feyzi halıcı,
namık kemal şentürk,
doğan sakaroğlu gibi isimler bulunuyordu. mdp, 6 kasım 1983 pazar günü yapılan genel seçimlere de kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerle katıldı. 12 eylül döneminin başbakanı emekli deniz kuvvetleri komutanı
bülent ulusu, mdp listelerinden bağımsız istanbul adayı oldu. parti listelerinde öğretim üyeleri ve bürokratlar ağırlıktaydı. seçimlerden önce genel başkan sunalp “iktidara mahkumuz. bir değil, beş bakanlar kurulu çıkaracak kadro kurduk” sözleriyle birinci parti olacaklarına dair inancını dile getiriyordu.
“iktidara mahkum olma” mantığı mdp’nin programına da hakimdi. yeni, orijinal fikirlerin aksine mdp, parti programında alışılageldik söylemleri tercih ediyordu. “devlet ve hür teşebbüsün birbirine rakip olmadığı karma bir ekonomi, devlet özel teşebbüsün yetersiz kaldığı sahalarda onu tamamlayan ve yol gösteren olmalı” sözleriyle ekonomi hedefleri açıklanırken, “hür dünyanın ve batı ittifakının bir üyesi olduğumuz gerçeğinin bilincindeyiz. ortadoğu’daki konumumuz geliştirilmeli, nato içindeki yerimiz güçlendirilmeli, aet’ye tam üyelik hedeflenmelidir” sözleriyle de, dış politika amaçlarına açıklık getiriliyordu. öte yandan mdp, programının ‘temel hürriyetler’ bölümünde “ferdin hak ve hürriyetleri, diğer vatandaşların hürriyetine ve toplum menfaatlerine zarar vermemeli, devletin varlığını yıpratıcı olmamalıdır. basın hürriyeti demokrasinin vazgeçilmez unsurudur ancak devletin yüce menfaatleri aleyhinde kullanılamaz” sözleriyle 12 eylül’ün baskıcı rejiminin devam etmesi gereğini vurguluyordu.
mdp’nin en büyük destekçisi olan
milli güvenlik konseyi (mgk) ve cumhurbaşkanı
kenan evren, mdp’den yana ilk tavırlarını kurucu vetolarında gösterdi. diğer partilerin kurucuları tırpanlanırken, mdp kurucularına, -belki de zaten mgk tarafından önerildiği için- dokunulmuyordu. partiler, veto edilen kurucularının yerine yeni isim bulup, onay için mgk’ya bildirmekte güçlük çekerken, mdp sayıca az olan vetoları önemsemedi.
mgk, seçime doğru halktan
anap sinyalleri almaya başlayınca, seçmenlerin bu eğilimini değiştirmek için çaba sarf etti. cumhurbaşkanı evren, yurt gezilerine çıkıp halka anap’ı şikayet ettiyse de bu, 6 kasım 1983 seçimlerinde mdp’yi kurtarmaya yetmedi. mdp, yurt çapında aldığı 4.036.970 oyla %23.3 oy oranında kaldı ve sonuncu oldu. mdp, o zamanki kanuna göre sayıları 400 olan milletvekillerinin sadece 71’ini kazandı.
25 mart 1984 tarihinde yapılan yerel seçimlere doğru giden süreçte en zayıf partilerden biri görünümü veren mdp, “güçlü devlet” kavramı üzerinde durdu, diğer partileri sık sık komünist olmakla, aşırı uçları barındırmakla, 12 eylül’e ihanet etmekle suçladı. mdp’nin mitingleri de çok sönük geçti, parti yöneticileri bu mitinglerde hayal kırıklığına uğradılar. sonunda sunalp, “mitinglerin faydasına inanmıyorum. mitingler kesinlikle gösterge değildir” demek zorunda kaldı. seçim yaklaştıkça, parti iyice gözden düştü.
hasan pulur,
hürriyet gazetesindeki '
olaylar ve insanlar' adlı köşesinde (o zamanlar hürriyet'te idi) seçimden bir gün önce yayınlanan yazısında, anap’ın durumunu koruyacağını öne sürdü ve yazısını “mdp diye bir parti de vardı değil mi?” sözleriyle bitirerek mdp’nin geldiği noktayı özetledi.
25 mart 1984 yerel seçimlerine ilişkin tahminler tuttu ve mdp seçimlerde ağır bir darbe yedi. mdp aldığı %5.44 oy oranıyla sadece adıyaman ve niğde illerinde belediye başkanlığı kazanabildi. sonuçlar ilk açıklandığında mdp’de görünen ağrı belediyesi seçimleri, daha sonra anap’ın itirazı sonucunda iptal edildi ve ilerideki bir tarihte tekrarlanması kararlaştırıldı.
seçimlerden sonra genel sekreter doğan kasaroğlu’nun istifa etmesiyle başlayan erimeye, turgut sunalp’in yerine
ülkü söylemezoğlu’nun genel başkanlığa gelmesi de engel olamadı. mdp’den umduğunu bulamayan 25 eski parlamenter, 7 mart 1985 tarihinde parti üyeliklerinden istifa etti. sonuçta 4 mayıs 1986 tarihinde yapılan olağanüstü kongre ile parti kendini feshederek anap’a katıldı. bağımsız kalan eski mdp milletvekillerinin ilk etapta 18’i anap’a, 22’si de dyp’ye katıldı.
faaliyette bulunduğu 3 yıla yakın süre yapay ve icazetli bir parti görünümü veren mdp, millete rağmen siyaset yapmanın mümkün olmadığını kanıtlayan bir siyasal teşekkül olarak tarihe geçti.
(kaynak: syst)