|
|
- ilkokuldan beri bize üstüne basa basa öğretilen yargı bağımsızdır cümlesini (hatta hatırlıyorum sınav sorusu olmuştur kendisi) ortadan kaldırma amacıdır.öyle bir durumdur ki kendini kendisi yargılayan bir hükümet mi olacak şimdi başımızda,bu işin tarafsızlığı çoğunluğu azınlığı nerede diye düşündürür bu durum milli irade değil tamamen akp ve rtenin iradesidir.her minareye bir kılıf uydurmak için kendilerine önceden ortam hazırlamalarına yarar hee bir de uydurulamayan kılıflar da bu karardan sonra sorun teşkil etmeyecektir nasıl olsa.
- kuvvetler ayrılığı,hak hukuk gibi kavramları başbakanın laflarından çıkardığı sonuçlarla öğrenen futbol taraftarı tarzı çoğunluğa verilen yeni öğretidir.demek ki neymiş oyların yarısını al,kanun sana işlemesin.ama yeni anayasa hazırlarken bu konuları hiç gündeme almak aklına gelmesin.iki kişiden biri için yine güzel bir ders olmuştur.yarın birisi bana "abi milli irade bu boru mu yargı margı engelleyemez halkız biz bizim irademiz" diyerek laf atarsa diyeceğim şey şu olacak
(bkz: ybsg)
- ek iddianame yazmaya değecek talihsiz bir söylemdir. hukukun üstünlüğüne, hukuk devletine hakarettir. aşikar ki başbakan sistemlerin işleyişinden, anayasal düzenden ve hukukun konumundan bihaber. milletvekili yeminini ederken sarf ettiği "hukukun üstünlüğü" lafını unutmasın.
hukuk herşeyden üstündür. gücünü anayasadan alır. her yurttaş her değer onun güvencesi altındadır. "yargı bağımsızlığı", "hukukun üstünlüğü" öylesine edilmiş laflar değildir.
unutulmasın ki sırası geldiğinde herkes bir şekilde hukukun güven şemsiyesine ihtiyaç duyar ve ona sığınır. onlar size rağmen her yurttaşın hak ve özgürlüklerini temin etmekle sorumlular. görev, sorumluluk ve hukuk değerleriyle nefes alan kurumlara, kişilere saldırmak alışık olmadığımız çirkin bir durumdur. bu hukuku, anayasal düzeni hiçe saymak, sisteme başkaldırmak, ben kural tanımam demektir. dikkatli olun sayın başbakan, heyecanınıza yenik düşüp ihtiyatı elden bırakmayın. çanlar zaten sizin için çalıyor.(void, 19.03.2008 00:09 ~ 00:15)
- (bkz: yargı, milli iradenin karşısına çıkamaz)
(bkz: anlatım bozukluğu)
(bkz: cümlenin ögeleri)
- beni gülmekten yerlere yatıran kelime öbeği. insanın aklına e peki efendim kim çıkacak madem sorusu yapışıp kalıyor. aslında bu sorunun da cevabı yakın tarihimizde mevcut ve kimin çıktığı pek açık ortada...
(bkz: ironik)
- şimdi diyor ki sayın başbakan "yüzde 47" diyor "boru değil" diyor. "halk seçti beni" diyor.
pek sayın rte belki de unutmuştur oraya milli iradeyle değil abd icazetiyle çıktığını.
doğaldır siyasetçiler bazen unutması gereken şeyleri unutur, duymaması gereken şeyleri duymaz. örneklerini çok gördük. o zaman önce hatırlatıyoruz. milli irade değil, amerikan icazeti!
ikincisi, akp gibi emek düşmanı bir partiyi kapatmaksa konu, bunu yapacak olanlar emekçiler olmalıydı elbette. yani durum şu ki kimse "tamam akp belasından kurtuluyoruz" diye sevinmemeli. çünkü bir halk iradesiyle indirilmediğinden, yerine gelecek olan kim olursa olsun yine çoğunluk adına iyi işler yapacaktır diyemeyiz. bunun garantisini veremeyiz. amacımız gerçek anlamda akp gericiliğine, liboşluğuna, işbirlikçiliğine karşı mücadeleyse tavrımız çok farklı olmalıdır. alternatif ve gerçek çözüm, emek gözlüğünden bakmaktan geçer.
- almanya'daki hitler ile italyadaki musollininin de demokratik yollarla iktidara geldiklerini hatırlamakta fayda var. hemde akp gibi büyük halk desteğiyle iktidara geldiler. sonuçlarınının neler olduğunu anlatmama gerek yok her halde. yarın bir parti çıkıp %60 oy ile iktidara gelse türkiye'deki etnik kökeni türk olmayan bütün azınlıkları yok edecek yasalar çıkartsa bu partiyi yargı olmadan bu nasıl engelleyebilriz çok merak ediyorum doğrusu. onlar dilediği yapsın kardeşim milli iradenin önüne geçemeyiz demokrasiye aykırı bunlar mı diyeceğiz. yargının tam anlamıyla denetleyemediği bir ülkede demokrasiyle iktidara gelenler demokrasiyi bile yasaklayabilir.
- sayın erdoğan'ın daha kapatılma davası açılmasının şokunu atlatamadan, danışmanlarından feyz almadan, içten içe önemli bir devlet kurumunu partililerine hedef seçtiğini ilan ettiği konuşması. sırf görevini yapıyor diye bir başsavcıyı görevden almaktan tutun da ilgili yasaları değiştirip yargının arkasından dolaşmaya, hakarete varan tanımlamalardan tutun da kapatma davası açmanın hukukiliğini ve demokratikliğini sorgulayan pek çok beyanata değin başbakan kızıyor o yüzden bir şekilde çözüm bulmalıyız diyerek yapılanlar bu sözden güç alıyor maalesef. bu sözde zamanında cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, 2007 genel seçimlerinde ve yine cumhurbaşkanlığı seçimlerinde önemli bir dayanak olan oy yüzdesine dayandırılıyor. demokrasiler çoğunlukçu değil çoğulcudur lafı bu insanlar için bir anlam ifade etmiyor, çünkü yıllardır giderek undeadleşen eğitim sistemimizde demokrasiyi oy hakkı-seçme seçilme falan fıstık gibi yüzeysel analtan türkiye cumhuriyeti tüm kavramları ve benliğiyle demokrasiyi anlatamamanın sancısını bu sözlerde çekiyor. tıpkı şımartıp başına çıkan çocuk gibi. insanlarına demokrasiyi ne kadar çok oy aldın tüm alan senindir gibi anlatırsan haliyle insanların çok oy aldım o yzden bana dokunamazsınız gibi komikliklerini çekmek zorunda kalırsınız. kimi köşe yazarları tarafından açılan davanın demokratikliği ya da hukuksallığı bağlamında laf dizmeceler yapılırken kimi de iddianameyieline alıp iddiaların hangisini laikliğe aykırı olduklarını çıkarmış mesela. laikliği her ne olursa olsun sindirememiş bünyelerin nasıl ki laiklik fasa fisodur demeleri gibi bu da sadece bir kaç eylemin laikliğe aykırılığının nerede olduğunu sorgualtarak iddianamenin boş, hukuksal değerden yoksun, başbakan ve kabilesi tarafından ağızlarına verilen ergenokon çetesi yaptı bunu sakızı olduğunu isat çabaları, bahsettikleri eylemler dışında kalanların laikliğe aykırı olup olmadığını sorgulatmıyor mesela? ya da adalet ve kalkınma partisi iddianameyi oluşturan tüm eylemlerin dava sebebine meydan verecek boyutta olduğunu savundurtamıyor. ancak kıyıdan köşeden siyaset, lagara lugara ile zaten içi boş tv atraksiyonlarından gram boş yer kalan beyinlerimiz doldurulmaya çalışıyor. anlatmak istediğim insanımız başbakana dönüp şu sözünü duyduğunda, ha oko ne şerefsiz bu laik elitler diyip karayılan'ına, kurtlar vadisine akabiliyor. yanlış bilgilendirilmeden ve bilgilendirmeden türkiye cumhuriyeti'nin başbakanı olması doalyısıyla recep tayyip erdoğan'ın kaçınması lazım. sen tüm türkiye'nin başbakanısın bunu bilmen gerek.
- şöförlük kolay değil. ikaz lambalarına uyacak, doğru şeritte gideceksin. alimallah taş veya tomruk düşer. ayı'dan bahsetmek bile istemiyorum. alırlar anahtarını.
|