|
|
- 27 mayıs 1960 darbesi nden sonra git gide filizlenen sosyalist fikirlerin ve tartışmaların bir sonucu olarak mihri belli ve arkadaşları tarafından ortaya atılan bir tezdir.sosyalist devrim için türkiye'deki koşulların yeterince olgunlaşmamış olduğu gerçeği kabul edilerek,demokratik bazı dönüşümlerin sağlanmadan ,sosyalist bir devrime geçişin imkansız olduğu gerçeği üzerine kurulan bir tezdir.sosyalist devrim için bir tür katalizördür.
- sosyalist devrimi cunta desteği ile jakobenist** bir şekilde yapmayı öngören tez.
şu söylediğim her şey birbiriyle çelişmektedir, sosyalist bir devrim tepeden indirilen bir oluşum olamaz, yapılmaya denenmesi de pek sonuç vermez öte yandan yine sosyalist devrim ile bağdaşmayan bir başka olay da askeri desteği alarak halka rağmen halka için yapılan şekline bürünmektir.
sosyalist devrim tabandan yayılır ve kitlelerin itici gücüyle yukarı doğru ilerler, bunun dışında başka bir yöntemle yapılması durumunda sonuç vermesi gerektiği gibi sonuçlar vermesi pek beklenmemelidir.
sonuç olarak kendi içerisinde tutarsızlıklar bulunduran mdd kanımca işlevsizdir.
- 1960'lı yıllarda mihri bellli, doğan avcığlu tarafından çıkartılan yön dergisi ile filizlenen, daha sonra türksolu dergisi etrafında şekillenen ve aydınlık sosyalist dergi ile türk sosyalizmini etkileyen, 70'li yıllara doğru tip içerisinde taban bulabilen bir devrimci akımdır. fkf'den dev-genç'e geçiş sürecinde örgüte hakim olmuş ve sosyalist devrimcileri temizlemişlerdir.
- (bkz: @2138372)
türkiye sosyalist hareketinin en geniş kesimi. aydınlık, tikp, tiikp, devsol, devyol, tdkp bu kamptadır. genel olarak sosyalizme geçmeden önce tam bağımsızlığı sağlayacak milli bir devrim öngörülür. böylece her anlamda dışa bağımlılıktan kurtulanacak, feodalizm tamamıyla tasfiye edilecek, aydınlanma sağlanacak ve o zaman sosyalist insan tipini yaratmak mümkün olacaktır.
(bkz: deniz gezmiş)
(bkz: mahir çayan)
(bkz: doğu perinçek)
(bkz: mihri belli)
(bkz: hikmet kıvılcımlı)
bu yolla sosyalizme geçileceğini savunan kesim jön türk devrimini ve kemalist devrimi türkiye'nin milli demokratik devriminin başlangıcı olarak sayarlar. fakat yarım kalmıştır onlara göre tamamlanması gerekir.
- arızalı bir ideolojik formasyona sahiptir.devrimci olduğunu iddia eder bu düşüncenin savunucuları ama hem teorik eksiklik hemde pratikde yapılan yanlışlıklar sonucunda ortaya koydukları mücadele biçimi sol düşüncenin hayli uzağında mevzilenir.
ordu'yu bir şekilde devrimci mücadele içinde görürler esasında neye hizmet ettiğine aldırmadan.ayrıca marksizmi tahlilde yetersiz ya da umarsız olmalarından mıdır nedir, neye karşı olmaları gerektiği noktasında kafaları karışıktır.gün gelir esasında ne için yaratıldığı ortada olan ülkücülerle aynı safta yumurta bile atarlarlar sağa sola.
birde bu düşüncenin oluşumunda doğan avcıoğlu'nun çalışmaları olduğunu belirtmeden olmaz.
- deniz gezmiş'in devrim taktigidir. karşıtı mehmet ali aybar'ın başında olduğu revizyonist barışçıl çizgidir. şiddet yanlısı gezmiş ve arkadaşları tip içinde farklılaştı ve mihri belli'nin teorisyenliğini yaptığı mdd'ye sarıldı. buna göre henüz halkın kendi kendine devrim yapması mümkün değildi ve demokrasiyi sağlamak için milli özelliklerde bir darbe yapılması gerekiyordu. bu darbe ile iktidar sosyalist subaylarca ele geçirildikten sonra sosyalizm hızlıca kurulabilecekti. önceleri tip içinde kalan doğu perinnçek de sonradan onların yanına geçti.
edit: pardon pardon, önceden yazdığım üzere deniz gezmiş'in ideolojisi değil devrim taktiğiymiş, bak bilip bilmeden atıyorum, görüyor musun, değişti şimdi tabii bir anda milli demokratik devrimin ne olduğu. neymiş mdd, devrim taktiğiymiş, ama ideoloji değilmiş. çok önemli bir ayırım. bir anda içeriğinin cuntacılık oldugunu unuttuk. dur bir de noktalama işaretlerimi kontrol edeyim, belki orada da bir hata vardir, böylece deniz gezmiş'in cunta işbirlikçisi olduğunu faş ederkene bir ayar daha yemeyelim.
-deniz gezmiş cuntacıdır.
-hayır, darbeyi generaller yaptığı için sadece generallere cuntacı denebilir, deniz gezmiş bir cunta işbirlikçisidir, bilip bilmeden konuşma.
-peki, gene tutturamadık bak.
- şu andaki türk silahlı kuvvetleriyle yapılması mümkün olmayan devrimdir.
- ideoloji değildir, devrim taktiğidir... kraker de değildir, yemeyiniz...
ayrıca bilmeden konuşmak, yazmak insanı rezil eder...
- öncelikle fikir kırıntılarımızı silip süpürelim ve ortalığı temizleyelim. önümüze gelen yere pisleyince dikkat çekmiş oluyoruz ve fakat ortalığı da bok götürüyor !
milli demokratik devrim iddia edildiği gibi "halkın kendi kendine devrim yapmamasından kaynaklanan "milli" özellikteki devrim" değildir, bu bir. bu indirgemeci ve toptancı zihniyet laikliği de salt din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak tanımlayabilecek tıynette oluyor genellikle ki bu bambaşka bir tartışmanın konusu, bu da iki.
mdd savunusunun 50'lerin sonunda ortaya çıktığı türkiye'deki hal-i pür melali ile 60'ların sonu ve 70'lerin başı itibariyle savrulduğu nokta özü itibariyle bir başkalaşımı özetler. 1951 sonrası tkp'den uzaklaşan mihri belli'nin başını çektiği mdd savunusu öncelikle sosyo-ekonomik yapıyı analiz edip türkiye'de sanayi öncesi bir kategori olarak köylülüğün başat olduğunu ileri süren,işçi sınıfının gelişkinliğine dair negatif öngörülere sahip, bu sebeple devrimin öncü gücü olarak işçi sınıfına değil köylülüğe bel bağlanabileceğine inanan, iktidarın komprador burjuvaziye ve toprak ağalarına ait olduğunu söyleyen, milli burjuvazinin bu iktidar güçleri arasında yer almamasından mütevellit müttefik bir kuvvet olarak benimsenebileceğini ortaya atan, devrimin esas gayesinin "kalkınma" olduğunu, milli burjuvazinin de bu süreçte önemli rol oynayacağını benimseyen, ilerici subayların ve ordu içindeki kimi güçlerin de devrime katkı koyabileceğini düşünen bir devrim stratejisidir.
aybar’dan bahsedilmiş gevrek bir kıvraklıkla. aybar’ın deniz gezmiş’e silahlı mücadele bağlamında karşıtlığı doğrudur ve fakat mdd çizgisine karşıtlık hususunda iş o kadar basit değildir. aybar sağolsun, yükselen mdd açılımına karşı muğlaklaştırılan sosyalizme bakışı ve ceberut devlet karşısındaki “halk” hareketliliği kısmen demokratik devrimi mimliyordu. gevrek kıvraklıklara zeval gelmesin fakat aybar’a eşitlenmeye çalışılan tip, aren-boran ekibinin başını çektiği sosyalist devrim savunusunu da gördü, hatırlatmak lüzumu ortada!
doğu perinçek vurgularının neye hizmet ettiği ise malum. fakat yemezler diyeyim de siz anlayın. üç dünya teorisini benimseyerek sovyetler birliği'ni baş düşman ilan eden perinçek ekibi, nato üyeliğinden çıkılmasına bile karşıydı o dönem. "sosyal emperyalist"lerle mücadeleyi solcuları ihbar mekanizması üzerinden işleten bu kliğin sistem uzlaşısı zaten fark edildi ve tüm maoist ve köken itibariyle mddci hareketler -elbette bu klik hariç- üç dünya teorisini reddetti. demem o ki perinçek gibi bir yanar-döner üzerinden deniz gezmiş özelinde devrimcileri karalamaya girişmeyin, hayli komik oluyor.
neyse dönemin siyasi iklimini kabaca da olsa çizdikten sonra şu deniz gezmiş adlı "terörist"e gelelim! tip'in üniversitelerdeki gençlik kolu fikir kulüpleri federasyonu'nda yer almış, akabinde thko saflarına geçmiştir bu "eli kanlı terörist". mihri belli çizgisindeki mdd savunusu ise deniz gezmiş döneminde 50'lerin ortasındaki pür halini kaybetmiş, küba ve çin devrimlerinin etkisiyle kısmen de olsa başkalaşmıştır. thko silahlı mücadeleyi benimsemiştir evet. deniz gezmiş filistin'de eğitim almıştır evet. silahlı mücadelesini yanlış bulabilirsiniz ve fakat siyasi mücadelesinin nedenlerinin altını kazıdığınızda; bunları şimdinin liberalleri gibi toplumu eşitlik vadetmeyen bir özgürlük anlayışıyla köleleştirmek ve o son derece “demokratik” açılımlarla uyuşturmak, mum etmek amacıyla değil, bu memleketin işçisine,köylüsüne eşit ve hakça bir gelecek kurabilmek amacıyla yaptığı ortaya çıkacaktır.
liberal voleciler tarafından mehmet altan başlığı altında değil de kendi ismi altında nefret ayinleri yapılmasının asıl sebebi de budur zaten !
mdd savunusunun eksikli noktaları yok mudur, elbette vardır. bu da kapitalizmin eşitsiz gelişim yasasını gözardı edişinde aranmalıdır öncelikle. burjuva demokratik devrimin tamamlanmadığı ve bu sürecin nihayete ermesinin akabinde sosyalist bir devrime gidilebileceği iddiasıyla gelen aşamacılık, genellikle lenin'in "demokratik devrimde sosyal demokrasinin iki taktiği"ne dayandırılır. bu rusya'da 1905'in kısaca burjuvazinin henüz iktidarı almadığı bir dönemin ürünüdür. işçi ve köylülüğün devrimci demokratik diktatörlüğü formülasyonu bizzat lenin tarafından 1917 şubat'ında burjuvazinin siyasi iktidarı aldığı süreçte terk edilmiş ve burjuva demokratik devrimin burjuvazinin siyasi iktidarı alışı ile tamamlandığı nisan tezleri'nde ortaya konmuştur. bu bağlamda kendisini marksist-leninist olarak niteleyen devrimci demokrat yapıların teorik yanlışları bulunmaktadır kanımca.
türkiye gerçeğinde de mdd savunusunun çıkışına yani 50'lerin ortasına baktığınızda siyasi iktidar koltuğunda gördüğünüz; sermaye sınıfının çıkarlarını dillendiren, ülkeyi emperyalizmin dümen suyuna ve nato hedefiyle namlunun ucuna süren, kore savaşı'nda abd çıkarları için dövüşen burjuvazidir ! üstelik ülkeye dair "yarı kapitalist-yarı feodal" saptamalarında gözden kaçırılan; bu feodal yapıların devamlılığının bizzat burjuvazinin isteğiyle gerçekleştiği ve de aşiret yapılarının özellikle doğu bölgelerinde sistemin devamlılığı için emniyet sübabı işlevi görüyor oluşudur. üstelik çıkarları baştan uyumsuzluk gösteren sınıfları bir potada eritme çabası da eksikli bir yan barındırmaktadır kendi içinde.
yine de son kertede bu eksiklere rağmen anti-emperyalist mücadeleyi yükselten, eşit-hakça bir düzen amacıyla yola çıkmış devrimciler liberal ağızlarda sakız edilmemelidir. hele de aynı ağızlar "tam bağımsızlık tam barbarlıktır" diyebilen taraf gazetesini güzelleyebiliyorsa !
milli demokratik devrimi savunan deniz gezmiş, tip deneyimi, kızıl bir ekim'in aydınlığındaki sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği, yeryüzünün lanetlilerinin ayağa kalktığı paris komünü, küba devrimi, che guevara evet hepsi bizlerin yani sosyalistlerin, komünistlerin tarihi ve mirasıdır. sonuna kadar sahiplenilir yanlışları ve doğrularıyla. daha iyiye ve güzele varabilmek adına.
bu ne demek oluyor peki, hemen özetleyeyim de hazımsızlık yapmasın. eleştirirken sonucu anti-komünizme vardıran tırt liberallerin insafına bırakmayız hiçbirini, müsterih olunuz !
son olarak, bir komünistim ve girilerim görece uzundur. mabadına güvenmeyen okumaz, hönkürdeyenlerin bilgisine !
|