anlamsızlığı üzerine tartışma yapmanın artık daha da anlamsız hale geldiği bir istek. meclise girebilmek için milyarlarca harcamak, seçilmek için oraya buraya para yedirmeyi gerektiren bir sistemin vekilleri meclise ne odaklı gireceklerdi acaba? çalışmak mı? faydalı olmak mı? güldürmeyin insanı, az bile istemişler şaşırdım! yüzde 100 zam isteseler ses mi çıkaracaktı bizim insanımız, sen, ben. ancak burda "boğazınızda kalsın!" diyecektik. artık çarpıklıktan öte oldu yaşadığımız hayat. komikleşti ama gülemiyoruz da salaklık olmasın diye. olacak o kadar da kalmadı ki halimizle taşak geçilse! onların vekillik anlayışına, bizim de milletlik anlyışımıza sokayım demeden yazımı sonlandırıyorum.
hakedilmiş bir zamdır. ne tarafından bakarsanız bakın bu adamlar bunu hakediyor. daha fazlasını bile hakediyorlar aslında ama istedikleri sadece yüzde 50 zam. bu kadar da mütevaziler, bu kadar da alçakgönüllü bu insanlar işte. yirim hepsini. eğer yüzde 50 zammı alamazlarsa kampanya başlatmalıyız. biz toplamalıyız ve "bir dost" imzasıyla hepsinin hesabına yatırmalıyız. yoksa kimden geldiğini bilirlerse kabul etmezler, çok erdemliler onlar, uuuu, siz bilmezsiniz. yardım edelim, ellerinden tutalım onların, onlar da insan lan.
e vekillik zor iş tabi haliyle.. bakalım vekillerimizin görevlerine kuş bakışıyla.
- her seferinde ringe çık. hayat memat meselesi, kavgada gümbürtüye gitmek var işin ucunda.. (aa pardon o meclisti di mi?)
- ona buna laf yetiştir, hakarete uğra, bol bol küfret. (sanki burada da bi gariplik var ama..)
- onun bunun işini gör. ona ihale kolaylığı sağla, öbürüne deniz işletmesi ver. (allah allah ya çözemedim bi türlü)
- onu bunu özelleştir, gece gündüz ihaleyle uğraş. (burada unakıtan'a +kdv ek zam lazım, gece pijamayla da olsa yapar bu işi, malum.)
- türbanı nereden bağlayalım diye memlekette yaygara kopar, her platformda tartıştır ki gündem meşgul olsun, diğer işler gün yüzüne çıkmasın. (gerçi çıkıyor da noluyor?..)
- yakınların harcamalarını devlete kes onun fatrasıyla uğraş falan..
%50 ne lan? haksızlık bu. %310'dan az olursa miting düzenleyelim bence. bu vekiller o kadar kömür dağıttı kömür, hey yavrum hey.
o kadar çalışıp yorulan canımız vekilllerimizin emeklerinin karşılığı olan maaşları gerçekten yetersizken ve ben bunun farkındayken ve bu yüzden gece uykularım kaçarken, duyulmasıyla beni rahatlatan, uykularımı bana geri veren güzel haber. hakediyorlar. bazılarınızın "gözünüzü toprak doyursun" minvalli sözlerinizi duyunca ne kadar çok üzüldüğümü de belirtmek isterim. yok hayır, üzüldüğüm bu sözün ve bunun benzerlerinin söylenmiş olması değil; demokrasidir, sözlerinize saygım da sonsuzdur. üzüldüğüm siz değerli sözlük yazarı dostlarımın bu sözün ve benzeri diğer sözlerin ancak ve ancak emekçi (misal çiftçi) kesime söylenebilecek türden bir söz olduğunu bilemeyecek kadar bilgisiz olmanızdır.
bu arada, milletvekili olabilmek için ne yapmam gerektiğini bilen birisi varsa bana yardım edebilir mi acaba?
e haklılar da aslında.... çok çalıştılar; devlete ait ne var ne yok sattılar... hakettiler bu zammı... keşke bir patronun söylediği gibi olsa herşey:
patron: +
eleman: -
+ oğlum gel bakim buraya...
- buyrun efendim.
+oğlum sana iki haberim var, biri senin için iyi diğeri benim için....
-...
+oğlum maaşına %50 zam yapıyorum
- yaşayın, varolun, elimden gelenin de daha iyisini yapacağım bundan sonra; durmak yok yola devam!!
+hah ben de onu diyodum tam, istifa dilekçeni de imzala, masanı topla, yol al... işine son veriyorum...
- orospu çocuğu...
+sen büronun malzemelerini satarken iyiydi... durma, yol al...
henüz isteme aşamasında olsalar bile sabah sabah sinir zıplatıcı bir haberdir.
o sadece türbana indirgenen islam dininde bir de kul hakkı diye bir şey vardır ki ben bile biliyorum. asgari ücrete, sigortasız, sendikasız çalışan binlerce kişinin, memurun, emeklinin adına haram olsun dileklerimi iletiyorum peşinen.
6 insanı kar yağınca donarak sokaklarda ölenlerin olduğu milletin vekillerinin yüzsüzlüğünün son örneğidir. ne oldu karınız lacoste dan kazak alamadı mı? ne oldu yeterince çalamadınız mı? diye yüzlerine karşı da sormak isterdim ama ancak yazarak kendimizi ifade edebiliyoruz. bu yapılan düpedüz ayıptır. ne pkk yandaşlarına, ne türban delilerine, ne de insanları kaosa sürüklemek için bu kadar mücadele veren muhalefetlere türkiye cumhuriyeti devletinin verecek parası olmamalıdır.
25 sene devlet idaresinde çalışmış ve bu ay emekli maaşına tam tamına 10 ytl zam gelmiş annemi gördükten sonra o paralar gözünüze girsin dediğim hadise. ulan bütün gün el, el üstünde, el, "bilmemne" üstünde oturmaktan başka ne yapıyorsun? mercedes'lerden gözünüzü ayırıp, kendinizi halka hizmete mi adadınız? dünya para almıyor musunuz zaten? bu neyin zammı amına koyim ya? sen tüm çalışanlarının karnını doyurdun da vekillerin aç kaldı di mi? hee pardon. siz milletin vekilisiniz. bizi temsilen alıyorsunuz o paraları da değil mi? tamam anladım. bizi temsilen yiyin. afiyet olsun canım.
istek'i geçip zamanla gerçek olacak hadisedir..
olmazsa zorlarlar, iki el kaldırır indirirler, anayasayı falan değiştirirler bunun için..
sana zam vermem diyen adamı, siyasi simgelerde boğulmuş, onlarda yoğurulmuş "yeni"leriyle değiştirirler..
sonra da birilerinin oğulları kayıkçıklar alır, motor takar onlara.. öbürü horoz peşine düşer, maksat üretim artsın..
demokrasi çığlığı atarken düpedüz terörist eylemler içine sapmış'ların(!) yanında durup ona buna "sayın" demeyi adet edinenler de "hani bana hani bana" der..
herkes alır %50 zammı, oturur aşağı..
az bile olur..
doğal bir durumdur. ben de isterim %50 zam. daha da fazlasını isterim. ben istemekle kalırım o ayrı. insan kendi kendisinin maaşını verirse sınır tanımaz tabi.
milletimizin vekillerinin ne kadar bencil olduklarının göstergesidir.
o kadar kendilerini düşünmektedirler ki, onlara göre memurlar ve işçilerin hayatları güllük gülistanlık, ayda 10-15 milyar harcayan bir durumdadır. gözlerini o kadar çok para bürümüştür ki bırakın memur işçiyi düşünmeyi, ülkelerini bile neredeyse para ile satacak bir duruma gelmişlerdir - ki bunu bile düşünen ve bu konuda çalışan vardır eminim - .
ama asıl üzüldüğüm nokta o milletvekillerinin yüzde 50 zam istemeleri değil, senelerdir aynı durumda olan, yaşamakta zorluk çeken bu halkımızın ısrarla yine bu aç, gözü doymamış insanları o meclise sokmalarıdır. üzülüyorum gerçekten de, hem kendime hem ülkeme.
bugün yüzde 50 zam isteyen ve memura yüzde 2+2 zam yapan bir insan topluluğu yarın neler yapmaz bir düşünün sadece, önümüzdeki bu karanlık yol beni hiç de umutlandırmıyor gelecek hakkında.
fazla görmediğim bir artıştır, türkiye cumhuriyeti milletvekilinin maaşı şu an bulunduğundan daha yüksek bir seviyede olmalıdır, milletvekilinin maddi açıdan hiçbir sorunu olmamalı yalnızca halkın sorunlarıyla ilgilenmelidir, asıl tartışılması gereken orada bulunan kişilerin o maaşı hakedip haketmedikleridir. yani mevkiden çok şahıslar o maaşı haketmiyor.
işçilere, öğretmenlerlere, memurlara, emeklilere her konuda nanik yaparken %50 zam istmek ha! bizim bu halkımız salak mı ya. sen bu adamlara cayır cayır oyunu ver, sorulunca da hizmet ediyo diye oy verdim derler neyse! madem dindar bilindikleri için bu kadar oy alıyorlar, kul hakkını da gözetsinler bi zahmet. ne de olsa günahları affeden allah'dır; ama kul, hakkını helal etmezse "kul hakkı" affedilmez.
şunları okuyan insanın ağlayası gelir(haber linkinden kopyaladım)
...
* aylık bağlama oranı toplam prim ödeme gün sayısının her yılı için yüzde 3’ten yüzde 2’ye düşecek. yani daha az emekli maaşı alınacak.
* kademeli olarak, kadınlarda 59, erkeklerde 61, en sonunda da 65 yaşından önce emekli olunamayacak.
* emzirme parası için 3 ay değil 4 ay çalışılacak.
* erkek çocuklara evlenme ödeneği verilmeyecek.
* doğum yapan kadına ödenecek para üçte ikiden, yarıya inecek.
* 55 yaşından önce “erken yaşlanma hakkı” yok. emekli aylığı alabilmeyi düzenleyen “erken yaşlanma” sınırı 50’den 55’e çıkarılıyor.
*ölen sigortalının ailesine bağlanacak ölüm aylığı için 900 gün yerine 1800 gün prim ödeme şartı aranacak.
...