milletvekili seçme sınavı   

adana çık aradan

  1. az ve öz sorudan oluşan, 2 cevaplı sorulardan oluşmalıdır zira işlemciler 1 bitliktir.


    1 - paranız var mı ?
    2 - halkın nabzını tutabiliyor musunuz orasından burasından ?
    3 - herhangi bir ideolojiniz var mı ?
    4 - karıncayı afedersiniz sevseniz, belini incitir misiniz ?
    5 - iş adamı çevreniz var mı ?
    6 - tüsiad için ready to serve ?
    7 - imf için ready to serve ?
    8 - amerika için ready to serve ?
    9 - her şey tamam, o halde ready to serve ?

    cevap anahtarı:

    1 e
    2 e
    3 h
    4 h
    5 e
    6 e
    7 e
    8 e
    9 ohhhhşş...
    (skuba, 10.10.2006 02:05 ~ 02:07)
  2. bilumum torpilin döneceği ve gene kıstasın zenginlik olacağı bir tür milletvekili seçme sistemi.ama eğlenceli olabilir de.
    (ayqch, 10.10.2006 02:06)
  3. hakkında "seneye mys olcakmış!" söylentileri dolaşan sınav. açıklama yaptırıp ispikçilere iş çıkarmayın, agresifim, itü sözlük yazarıyım.
    (lefteyenine, 10.10.2006 03:10 ~ 03:12)
  4. binlerce zeka küpü insana para iş sağlıklı huzurlu yaşam şansı sağlayacak olay..olursa böyle bir şey toplanalım dersane açalım paraya para demeyelim diyorum.
    (zaknafein, 10.10.2006 04:03)
  5. kanımca pek de bir önkoşulu bulunmayan, genelde cebe bakan sınavlar.

    *bu sınava girmek için o ana kadar çevrenizdeki tüm insanlara para yedirmiş olmanız gerekiyor çünkü türkiyede sistem bu kadar aciz. oy toplamak düşünce ile değil para ile, kömür ile, peynir ekmek ile, iftar çadırı ile, cami ile oluyor. misal ben marmaris belediye başkanı olsam, turizmi düzelteceğimi söylesem kimse bana oy vermez. rakibim kalkıp da "her ay esnafa 2 bin ytl turizm yardımı" dese tüm oyları alır. ama o it 2 ay sonra o yardımı keser, kesmezse eşe dosta verir. ama bana bıraksalar türizmi uçururum. ordan "lan piç! belediye başkanlığı ne alaka?" demeyin. o da milletvekilliğine giden bir yol.

    *sonra efendim. prezentabl olmanıza gerek yok. prezentabl demişken aklıma geldi, yabancı dil bilmenize hiç gerek yok. yani tipiniz darma duman olsa da yine de insanların gözüne girmekte zorlanmazsınız. bu madde ilk madde ile her zaman çakışır, sikişir. zira para politikada her kapıyı açar. ola ki kadınsınız. hadi milletvekili olmaya karar verdiniz. misal profsunuz. bir üniversitede oldukça kıdemlisiniz. eğer taşaklı bir tanıdığınız (torpil) yoksa olmaz. bir yerden tanıdık bulmanız gerekir.

    *yaş konusu mühim değil. merhum eski başbakanımız ecevit, dedemin mezarında huzur içinde yattığı yaşlarında ülkeyi yönetmeye çalışıyordu. sekiyor tekliyordu. ama laf eden çıkmıyordu. gençliğinde karaoğlan efsanesi yaratan adamın eti kemiği çürümüştü ve ayakta bile duramıyordu. konuşurken resmen gaf sıçıyordu. sonra da kriz sıçtı zaten. dolar ikiye katlandı. baykal paraları götürdü. baykal demişken kendisi 70 yaşında. oraya gelicem.

    *milletvekili olup da ceylan derisi koltuğuna oturduğunuz anda sistem tersine dönüyor. yedirme işlemi yeme olarak çalışıyor. misal bir lokantaya gittiniz. harika bir yer. korumalar falan geldi işte. sizde takım elbise varç tam bir at hırsızısınız ama ne hikmetse milletvekili olmuşunuz. halkı temsil ediyorsunuz. garson geldi, sipariş verdiniz. öküzler gibi, hayvanlar gibi yediniz. hesap geldi 500 ytl? ne hesabı yahu. garson geldi elinizi falan öpüyor. işyeri sahibi geliyor, "şeref verdiniz bu yemek bizden" diyor. bi aile fotosu. garsonların gömleğine 10 ar lira sıkıştır. sorunlarını dinlemen gerekir ama. "abi bu ekonominin hali nolcak?" "abi zam yok mu?" "abi ne olucak bu fenerin hali?" eğer bu sorular boyunca tebessümle sıkılmadan cevap verebiliyorsan milletvekili olmuşsundur.

    *hadi diyelim ki partinin genel başkanı oldun. yaş oldu artık 70. beyin ölümün gerçekleşicek ama hala milleti yönetmeye çalışıyosun. sürekli aynı zırvalıklar sana prim yaptırıyor. misal başta laik varsa "din elden gitmesin", başta yobaz varsa "laiklik elden gidiyor" gibi. bu sistemle yıllarca parti başında kalabiliyorsun. son seçimlere geliyor, "hoca beynin öldü, yeter. artık başkan olma" dediler sana. ama? ama? daha yeni şehir merkezine 3 milyon dolara mal olan bir parti binası yaptırdın ya? partinin ödeneğini oraya harcamıştın. ne yani? daha yeni bitti bina, sen o binayı başkasına mı vericeksin? vermen lazım bence.. yani... yok lan yok! şaka yaptım hehe. vermiceksin tabi. paşalar gibi giriceksin meclise. girmesen de olur. şakşakçı çok. onların da ceplere atıyosun ayda 3-5 lira. sonra gider oturursun uzay mekiğine benzeyen parti binanda. jakuzi var diyolar. sikerim jakuziyi.

    yıl 2200. sistem değişti diyolar. gittim gördüm. artık 50 yaş üstü insanlar direkman kızağa çekiliyorlar. onlara potansiyel beyin ölümü yaşamış insanlar olarak bakılsa da güzel bir maaşla emekli etmek onların da işine geliyor. milletvekli seçilme yaşı 25 ile 50 yaş arasında kısıtlanmış. ünişversite mezunları seçilebiliyor sadece. onları da 7 basamaklı öss sınavına sokuyorlar. puanları 400 üzerinden 350 yi geçen insanlar milletvekili olmaya aday oluyor. sonra seçim için alana geliyorlar. insanlarla öyle konuşuyorlar.

    ola ki köyün birinden bir aga çıkıp "ben milletvekili olucam, 20000 aşiret var" derse kafasına süpürge ile vuruyolar. aynısı dizi yönetmenleri için de geçerli oluyomuş. hatta kurtlar vadisi damcık yolu dizisinin yönetmenini milletvekili olucam dedi diye dövdüler...
    (conquistador, 04.10.2008 16:35)