oyunun görev bitirme tarzı bölümleri bana göre çok sıkıcıydı. tipik
checkpoint geçme, zamana karşı, rakiplere karşı yarışlar bayıyordu insanı bir süre sonra.
ama özellikle
multiplayer modu ve şehirde gezip tozabileceğiniz
cruise modu oyunun en zevkli noktalarıydı. sırf araba açmak için katlandığınız bölümleri bitirdikçe yeni arabalar kazanırdınız. ve bu araçlarla şehirde tur atma dönemi başlardı bir süre sonra. ne kadar hantal da olsa bana göre otobüs en çok seçilen araçlar arasındaydı. kocaman aracı böyle dikkatli dikkatli sürme denemeleri yapmak, hayali yolcu taşımalar falan ne kadar boş görünse de oldukça zevkliydi.
ayrıca oyunu oynayan kimi gördüysem bu oyunu oynarken arkadan winamp'ten şarkı dinlerlerdi. arabayla şehirde gezerken arka planda en çok sevdikleri grup çılgın atardı. bir nevi radyo gibi. bu işi abartıp film açanları, film sesini dinleyenleri bile gördüm ben.
sonuç olarak gubidik fizik kuralı salaklıkları, sert köşeli grafikleri da olsa çıktığı dönemde çok yoğun olarak oynanmıştı. ben mesela çok uzun süre oynadım. bu arka planda müzik çalma davasına bazı albümleri o kadar özümsemişim ki, hala o albümleri dinlediğim zamanlarda bu oyun aklıma gelir.
(bkz:
kill em all)