tolkien'in hayalinde ürettiği ve dünya çapında bilinen bir dünya haline gelmiş olan, çeşitli ırkların yaşadığı hayal mekanı.
o ki ilúvatar derler bir tanrı düşünmüş dünyasına, ve bunun ardından, haritaları günümüzde büyük paralara alıcı bulan, hakkında onlarca müzik yapılan, filmler çevrilen, oyunlar hazırlanan bir ticari mal haline gelmiş olan dev bir hayal kurmuştur.
efsane gibi anlatır silmarillion adlı eserinde:
önce eru vardı. tek olan, arda'da ilúvatar diye isimlendirilen, ve ilk önce düşüncesinden doğurduğu ainur'u, kutsal olanları yarattı ve onlar, herşeyden önce onunlaydılar.
ainur, valar gibi dünya varlıklarının üstündeki varlıklar ve elfler, insanlar, cüceler, orklar, balroglar, büyücüler, ve çeşitli ırkların yaşadığı, çeşitli olaylara sahne olan bir dünya idi orta dünya...
vakti zamanında bu tolkien'in eserlerini okuduğum günlerde beni benden alan diyardır. sırt çantalarını çadırı alıp kuzenlerle muğla'dan çıkıp marmaris'e oradan çubucak'a bi kaç günlük yürüyüş ile gitmeyi planlamıştık. sonrasında evde bulduğumuz metal yüzüğü de denize atacaktık. her şey çok güzel olacaktı. tabi bizim oralar orta dünya'ya benzemediği için yapamadık bişi.. canımız mağra trolü çekti, bombadil çekti, moria çekti, elf peksimeti çekti.. hiçbiri yok..
blind guardian solisti hansi kürsch'ün "zaman makinesi olsa nereye gitmek isterdiniz" sorusuna verdiği yanıttır. zaman makinesiyle olacak iş değil ama gerçekten varolsa benim de gitmek isteyeceğim ilk yer olurdu burası.
hayallerinizde yemyeşil çayırlarında koşarsınız hür olduğunuzu hatırlamak için, kıyılarında uzanırsınız denizden esen meltem yüzünüze değdiğini hissetmek için, hobbitlerle oturup demli bir çay içersiniz, cücelerle oturur nar gibi kızarmış kuzu butlarıyla ziyafet çekersiniz..
diyar diyar gezersiniz edindiğiniz arkadaşlarınızla.. bazen macera peşinde koşarsınız mağaralarda, bazen balık tutarsınız göl kenarında. bazende minas tirithin tepesinden mordoru izlersiniz kasveti gölgeyi..
zaman zaman insan kendisini bulunduğu yere ait hissetmediğinde, bulunduğu yerden sıkılıp kaçacak bir yer aradığında aklına gelecek ilk yerlerdendir. yemyeşil çayırlar, uzun ağaçların oluşturduğu ormanlarla dolu bir dünya.. uğruna savaşılan şeyler için nice canların feda edildiği, özgürlük için yeri geldiğinde herkesin bir olduğu bir dünya.. böylesine bir dünyada yaşamaktansa her şeyin daha basit olduğu daha yaşanılır olduğu bir dünya.. ve aslında başka bir hayat yaşasaydım olmak istediğim ilk şey olurdum dediğim "witch king" in yaşadığı dünya..