internet explorer, çağımızın en önemli ve etkin “gezgin” aracı. tarihin seyahatnamelerle anlatılmış coğrafyasına, filmlerin, romanların gezindiği o, insan anatomisinin bilinmez envai çeşit iklimlerine kadar, şimdilerde elimizin altındaki bir (klik sesi olarak)
tıkile erişebildiğimiz, bizi adeta bir evliya çelebi haline pek tabi koyabilecek olan ınternet gezgini, explorer mucizesi ve birçok merakın ve bilinmezin ardındaki o insanı alıp götüren
mistik(aldırmayın! oryantalizm popülizmi) enerjinin/sinerjinin (görevdeş) kolaylıkla giderilebileceği bir yeni yüzyıl insan icadı.
ve artık insanoğlu, gidip göremediği diyarları görmüş kadar ilgisiz ve bilmediği, tanımadığı insanları ve onların tarz-ı yaşamlarına bu denli tanıdık ve alışmış olarak, ötekini( hay allah! “bu” yine çıktı karşımıza) tanıma ihtiyacımıza hızlıca bir cevap bulabilecek bu gezginin “adsl” tarifelerinde doyasıya, tabir yerinde (ise) sörf yapmanın o, kaçamadığınız cazibesine dalarak, merak iç güdüsünü ve seyahat alışkanlığını heba etmeye ve tüketmeye mecbur kılmıştır. ve artık hızı giderek arttırılan bu sörfün bir süre sonra obur ve datebasei tıka basa dolu bir servis mağduru/mağduresi kullanıcısı olarak, gördüğünüze, duyduğunuza artık şaşırmayacağınız, bilmek istediklerinizin miadının erkenden dolduğu ve hemen yeni bir başkasına doğru ve hep yeni ve sonra daha yeni rss akışı maceralarınızın giderek hissedilmeyecek derece de tatsızlaşan seyrine kendinizi kaptırıp kaybolacağınız ve sınırsızlık limitinizin sizi peyderpey sınırlandırdığına belki aldırmayarak ve belki de farkında bile olmayarak gezmenin, bu, zamanla kendi ellerinizin altında küçülen dünyanıza büyük bir haksızlıkla, yolunuzu daha günün yarısında tamamlamış ve çağımızın bilgisayar huysuzları ve anlamsız/kontrolsüz bu doyuşun verdiği adiyetsiz açlıkla, giderek bıkkınlık ve istemsizliğin kronik haline dönüşmüş birer müptelaları olarak yaşamlarınızı sürdüreceksinizdir.
suç, bu zımbırtının değil elbet, lafım nereye gitti(?) bilinir bilinmesine de, ne acayiptir türbe ziyaretleri denilen şeyin bile bu psikosomatik rahatsızlığın görülebilmiş bir aksi olarak şaşırtıcı halceğizinin geniş ekranı, son tahlilde eller kavuşmuş başlar eğik seyredilemez olur artık. ve şimdi, kendimi kurabiye canavarı gibi hissediyorum nedense!
kısa not: yazıyı içgörü makale dizisinde yavuz erten/yaşar çabuklu yazısı "tatil/öteki" den etkilenerek yazmıştım.
http://www.icgoru.com/...