|
|
- ünlü fransız topçu.86 dünya kupasında ardarda attığı 5 golle ünlüdür.topla adeta dans eder, rakip defansı çıldırtır.
- fransanın 98 dünya kupasını alan efsanevi kadrosuna kadar fransanın eric cantona ile birlikte çıkardığı yegane futbol yıldızıdır. tek başına fransa'ya dünya kupası aldırttı dense yeridir.
- formasını şortun üzerine bırakan futbolcu ekolünün ilk temsilcilerindendir.
- fransız futbolunun yetiştirdiği ilk efsanelerden biri olan futbolcu...
futbola başladığı zamanlarda kalbinin normalden daha büyük olması gibi bir problemle karşılaşmış ve fc metz kulübü de risk alamayacağını söyleyince nancy kulübüyle anlaşmıştır. tarihe heysel faciası olarak da geçen juventus ve liverpool arasında oynanan kupa galipleri kupası finalinde juventus'un tek golünü atarak kupayı juventus'a kazandırmştır... fransız milli takımını tarihindeki ilk finale ve şampiyonluğa taşıması efsanevi olma yolundaki önemli adımlardan biri olmuştur... fransa'nın 1998 dünya kupası finalini oynadığı sıralar organizasyon komitesinde yer alan platini'nin takım elbisesinin altına milli takım forması giydiği bilinmektedir...(ageblood, 20.06.2007 15:02 ~ 04.07.2007 01:07)
- uefa başkanı.
(deget, 25.09.2007 23:53)
- ayrıca bu akşam ortaköy-beşiktaş arasında kısa bir yürüyüş yapmış kişi. dur hele "hassiktir lan" çekmeden oku bi. ki ben de ilk gördüğümde böyle dedim. bu esrarengiz yürüyüşün perde arkası azzzzz sonra (bkz: giride televole tandansı) değil, şimdi. şimdi efendim olay şu. saat 22:15 suları. ben ve arkadaşım ortaköyden çıkmışız, otobüse binip evimize gitmek üzere beşiktaşa doğru yürüyoruz. biraz önümüzde takım elbiseli, hızlı yürüyen 7-8 adam dikkatimizi çekti. ve yumurta kafa yapısı sayesinde bu adamlardan birinin haluk ulusoy olduğunu anlamamız uzun sürmedi. ve hemen daha iyi görebilmek için yolun karşısına geçtik. ve benim yere düşmemi sağlayan o an geldi: michel platini, haluk ulusoy ve şenes erzik'in koluna girmiş gayet hararetli birşeyler anlatarak yürüyordu. arkalarında da lütfü arıboğan, affan keçeci ve tanıyamadığım 2 adam daha vardı. biz "ulan dünyanın en önemli futbol adamı gecenin yarısı nasıl korumasız polissiz yürür" diye düşünürken ilk şoku atlattık. gerçi arkadaşım hâlâ atlatamamıştı çünkü fotoğraf falan çektirmeyi düşünüyordu bense çoktan planımı yapmış, bu çok özel yürüyüşü cep telefonumla çekip ertesi gün tv kanallarını dolaşıp paranın mına koymayı düşünüyordum ki, biraz önce olmadığını düşündüğümüz polisler arkadan motosikletleriyle yanımıza geldiler. ben içimden bir hassiktir çekerek polisleri selamladıktan sonra olayı öğrendim. amcamlar ortaköyde yemek yedikten sonra kaldıkları çırağan sarayı'na doğru yediklerini eritmek amacıyla olduğunu düşündüğüm bir yürüyüş yapmışlar. olay bundan ibaret. ancak dünyanın gelmiş geçmiş en büyük futbolcularından biri ve aynı zamanda avrupa futbolunun bir numarası olan bir adamı istanbul kaldırımlarında yürürken görmek biraz heyecanlandırdı. yolculuk çırağanın önünde biterken ben hâlâ bu müthiş olayı kayda alamamanın hüznü içindeydim. neyse efendim bu da böyle bir anımdı işte.
ayrıca platini'yi görmek isteyenlerin yarın akşam çırağanın önünde beklemelerini tavsiye ederim. çünkü haluk ulusoy ve platini okkadar samimi, okkadar senli-benliydi ki, yarın ulusoy'un yine tabanvayla platini'yi nevizade'ye içmeye ya da kahveye okey çevirmeye götüreceğini düşünüyorum. evet.(deget, 26.09.2007 00:33 ~ 00:42)
- ''bir futbolcuya nasıl 90 milyon euro harcanır, aklım almıyor'' demiş, çok da doğru demiş, dünya futbolunun patronlarından birisidir.
futbol kulüplerinin, transferlere yaptıkları yüksek harcamaları eleştirmiş ve bu uygulamaların önüne geçmek için iki üç yıl içinde bir düzenleme yapılacağını belirtmiştir.
gerçekten de önümüzde bir real madrid gerçeği var. adamlar 3 futbolcuya toplamda 210 milyon avro para harcadılar ki buna futbolcuların alacakları yıllık ücretler dahil değil.
kulüpler arasında böylesine uçurumlar varken, futboldaki kaliteden bahsetmek ne kadar doğrudur? mesela bizim sivasspor da şampiyonlar ligi'nde oynayacak, bu real madrid de... acaba sivasspor, hatta sivasspor'u da geçtik, koskoca sivas şehri, 210 milyon avroyu bir arada hiç görebilmiş midir ya da bundan sonra görme ihtimali var mıdır? onu da geçelim, bizim ligimizdeki hatta liglerimizdeki bütün takımları şöyle toplasan, ortaya nakit 210 milyon avro para çıkartabilirler mi acaba?..
bakalım platini nasıl önlemler getirecek bu şaftı kırılan transfer piyasasına...
bana kalsa kota koymalı. ne bileyim, "bir futbolcuya 40 milyon avrodan fazla para verilemez" falan diye hukuksal yaptırımları da olan kurallar konulmalı... o da biraz güç iş ama ne yaparsın işte, böyle giderse hiç olmaz bu iş.
- cristiano ronaldo 92 milyon ediyorsa, ben 23 yaşındayken 93 milyon ederdim demiş kendisi. geçenlerde dediği bir futbolcuya 92 milyon euro verilmesini aklım almıyor lafı futbolun geleceğini düşündüğünden mi, yoksa ronaldo'yu çekememesinden mi kafam karıştı şimdi.
- anlamsız bir sidik yarışına girmiş kişidir. bana yıldırım demirören'i hatırlatıyor (hatırlatmaz olaydı). bahsettiği şey, 23 yaşındaki dönem ise, o dönem değil platini, maradona bile o para etmezdi çünkü öyle paralar yoktu ortada. bahsettiği şimdi 23 yaşındaki yetenkleriyle var olmasıysa üzgünüm şimdi engin baytar'dan öte olamaz. futbol, onun oynadığı dönemden bu yana çok değişti. 80'lerden bir kaç üst düzey maç izleyen herkes bunu görür. (bkz: futbol arşivinden)
c.ronaldo'ya o kadar para verilmesinin mantığını büyük üstat uğur meleke çok güzel açıklamıştır, platini'ye tavsiyem tez zamanda bu yazıyı okumasıdır;
dünyanın en ucuz futbolcusu: cristiano ronaldo
http://www.milliyet.com.tr/...)" onmousedown="return bkc('3719641','http%3A%2F%2Fwww.milliyet.com.tr%2FYazar.aspx%3FaType%3DYazarDetay%26amp%3BDate%3D18.07.2009%26amp%3BArticleID%3D1116686%26amp%3BAuthorID%3D112%26amp%3Bb%3DDunyanin%2520en%2520ucuz%2520futbolcusu%3A%2520%2520Cristiano%2520Ronaldo%26amp%3Ba%3DU%25C4%259Fur%2520Meleke%26amp%3Bver%3D90')">http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&Date=18.07.2009&ArticleID=1116686&AuthorID=112&b=Dunyanin%20en%20ucuz%20futbolcusu:%20%20Cristiano%20Ronaldo&a=U%C4%9Fur%20Meleke&ver=90
- "büyük takımlar aldıkları kupalarla; küçük takımlar, büyük takımlara karşı aldıkları skorlarla övünürler." sözünün sahibi güzel insan.
not: ben de platini'nin yalancısıyım . swh.
|