galatasaray'ın uefa kupasını aldığı sezon borussia dortmund'un teknik direktörlüğünü yapan, galatasaray'a elenen ve birkaç maç sonra da görevinden istifa eden teknik adam.
laudrup ve sammer'den olumsuz yanıt alan galatasaraylı yöneticilerin, şu sıralar anlaşmak için zemin aradığı teknik direktör. basına yansıyan haberlere göre ufak pürüzler kalmış. ufak pürüz dendiğine göre eşini ikna turlarına başladılar herhalde.
gençlerle çok iyi anlaştığı ve alman ekolünden geldiği için yönetimin üzerinde durduğu teknik adam. ama nedense ben takıma olumlu etki yaratacağını düşünmüyorum. yine de umarım galatasaray ve türk futbolu için hayırlı olur.
edit: webaslan.com'daki kariyerini okuyunca daha da korkmaya başladım. tamam futbol ilginç bir oyun, en iyi teknik adamların takımları bile çuvallayabilir ama durum biraz vahim gibi. 32 yaşında bundesliganın en genç teknik adamı olarak dortmund'un başına geçmiş fakat 1,5 yıl sonra kovulmuş. völler ile almanya milli takımını çalıştırmaya başlamışlar, bu sefer de 2004 avrupa şampiyonasında almanyanın ilk turda elenmesiyle beraber oradan kovulmuş. son olarak çalıştırdığı ve galatasaray'ın 5 yediği leverkusen ise bu sezon bundesligayı 7. sırada bitirdi, 34 maçta sadece 15 galibiyet alabildiler.
büyük ihtimalle galatasaray'ın yeni teknik direktörü olacak zat. kendisi hücum futbolunu benimsemiştir. leverkusen'e geçtiğimiz senelerde gayet güzel bir futbol oynatmıştır. umarım galatasaray'da da bu durum devam eder.
çok güvenilerek getirilmediği anlaşmış olduğu yıl sayısından da anlaşılıyor.umarım basamak olarak görür galatasarayı hem adımızı bir kez daha dünyaya duyurur hem de daha iyi kulüplerden teklifler alır.
en azından uzun süredir süren bekleyişin sona gelmesi sebebiyle mutluyum. 2 ay'ı geçti sanıyorum, sonunda eldeki olasılıklardan birisi seçildi.
skibbe boş bir adam değil. diğer olasılıklarda bahsedilen adamlar daha top peşinde koştururken adam schalke 04, borussia dortmund, alman milli futbol takımı gibi ortamlarda çeşitli kademelerde görev almış ve son olarak da bayer leverkusen gibi bundesliga'nın kalbur üstü bir takımında teknik direktörlük yapmış. 3. sınıf takım denilen bu takımın da 2002'de şampiyonlar ligi finali oynadığını ve 1988'de uefa kupası aldığını ek not olarak belirtelim. hayır anlamıyorsanız susun da adam sansınlar.
ve son dönemlerde kadrosunda ciddi revizyonlar yapan ve bundesliga'daki rakiplerinden kadro olarak oldukça eksik olan takımı son haftaya kadar 4. sırada tuttuğunu da ekleyelim. rakipleri bayern münchen, vfb stuttgart, werder bremen, schalke 04 ve hamburger sv gibi üst düzey takımlardı...
leverkusen'deki günlerine bakarsak barnetta, kiessling, schneider, rene adler gibi isimlerle genç ve tecrübeli oyuncuları oldukça iyi bir şekilde oynattığını görebiliriz.
görünen o ki hazır bir lincoln'ün etrafına yapılacak transferler ve gençlerle güzel bir kadro kuracak ve başarılı olacaktır. tabii ki başarısızlık gibi bir kavram her zaman mevcut, olabilir de. ama bir adamı sırf adı duyulmamış diye eleştirip, süslü, isimli, menajer şişirmesi bir teknik direktöre tav olacaklar eminim ki daha çok seneler hezimetler yaşayacaklar her mayıs aylarında. skibbe en yakın zamanda gereken cevabı verecektir zaten.
kontrattaki o 1+1 kısmı da olmasa çok umut veren teknik direktör.galatasaray'daki alman ortamı ortada, bu yüzden en isabetli seçim olduğunu düşünüyorum.keşke rene adler'i de getirse yanında.uçtum biraz,evet
soyisminden çok manşetler çıkacağını düşündüğüm galatasaray teknik direktörü. kendisini analiz edecek kadar tanımadığım için bir yorum yapamayacağım ama isim güzel.
- bundesliga'da şampiyonluk? yok.
- başka bir kupa falan? yok.
- bayer leverkusen'in ş.ligi finaline çıktığı veya uefa kupasını aldığı sene takımın başında mıymış? yok o da değil.
- ne bileyim laudrup gibi (o da tam belli değil ya) son zamanlarda sükse yapan bir takım mı yaratmış? o da yok.
aynı ben! benim de hiç kupam yok! başarım yok. genç yaşta futbolu bıraktım.
e peki niye bu adamlara bu kadar para veriyorsunuz ki o zaman. ben onda bir fiyata gelirdim cimboma. dolar, euro'da istemem. ytl verin yeter bana.
hey gidi cimbom şaşırtılmayı bekleye bekleye şaşkoloza döndük. tamam nasrettin hoca'nın torunlarıyız ama bu kadar da "ya tutarsa" ayağına yatılmaz ki.
daha ayağını basmadan, sözlükteki entry lerden de anlaşılacağı üzere, basının üzerine çok gideceği bir teknik adam. puan kaybında, basından da buradaki seslerin aynısını duyabiliriz. türk futbolunun klaisik hastalığı: istikrarsızlık. suç, istikrarı desteklemeyen kulüp yöneticilerinde. en açık örneği löw ve fenerbahçe'dir. löw, o sene fenerbahçe'ye çok güzel bir futbol oynatmış ama şampiyon olamadığı için yollar ayrılmıştır. buna benzer örnekler görebilirsiniz. zico'yu düşünün. adam'ın teknik direktörlük kariyerine göz atın. skibbe gibi, şampiyonluk yaşamamış, milli takımlarda görev almış bir futbol adamı. ama fenerbahçe'de şampiyonluk kazandı ve şampiyonalr liginde çeyrek final oynattı.
uzun lafın kısası; galatasaray bugünlere alman ekolünü temel alarak gelmiştir. ayrıca, altyapısı kuvvetli olan galatasaray, genç oyunculara önem veren teknik adamlar ile uzun vadede başarılı olur. skibbe'nin genç olması, genç oyunculara önem vermesi, ofansif futbolu temel alması ve galatasaray kanına uygun alman ekolünden gelmesi her halukarda avantajdır.
görünen o ki camianın böylesine tarrakalı bir isimde karar kılması taktik açıdan ligde ciddi bir psikolojik gerilim yaratacaktır. kanımca her karşılaşma öncesi rakip takım oyuncuları 'lan, değdiriyor mu ne?' endişesiyle sahaya çıkacak ve maça hükmen değdirilen taraf olarak 1-0 yenik başlayacaktır.
'o kim ya? başka adam kalmadı mı da böyle ilginç insanları getiriyorlar, takımı deneme tahtasına çevirdiler' dedirten galatasaray'a hayırlı olmasını dilediğim teknik direktör.
karl heinz feldkamp'ın gelişi gibi bir ses getirmedi ama bu demek değildir ki o adam kötüdür. bence kalli'den çok daha iyi işler yapacaktır. zaten yaptırdığı transferlerden ne kadar hevesli ve gayretli olduğu görülüyor. leverkusen takımını da bu hale getiren oydu bunu unutmamak gerekir. ayağında uğur varmışki onla beraber ümit davala'da geldi aslan yuvaya döndü sonunda.
hazırlık maçlarındaki kötü performanstan ziyade antrenmanlarda ve maçlarda bir türlü gülmeyen üstüne de sürekli somurtan yüzü beni korkutmakta.biz türkiye de genelde otorite yaratabilen adamlara daha iyi yaklaştığımızdan basın ilerde durmadan üstüne gidince skibbe ne yapacak çok merak ediyorum.her şeye rağmen savunmayı oturtursa çok büyük başarılara galatasarayı ulaştıracağına inancım hala var.lakin büyük sabır gerekebilir umarım galatasaray yönetimi bunu başarır.
herşeyden önce gerçekten sağlam kaliteli bir forvet skibbe'nin tam istediği çalışma ortamını bulmasını sağlayacağı gibi galatasaray taraftarını da rahatlatacak.