3 ocak 1969 doğumlu, 1991 de başladığı formula 1 kariyerinde şu anda 72 yarış birinciliği, 124 podyumu, 57 pole pozisyonu, 57 en hızlı tur zamanı, 1058 puanı ve 6 sezon şampiyonluğu bulunan, halihazırda gelmiş geçmiş tüm pilotların eline vermiş olan ve vermeye devam etmeye kararlı görünen, 2005 istanbul grand prixinde görmeyi umduğumuz biyonik insan.
zamanının en iyi pilotu ayrton senna'yı hırsından deliye çeviren,hatta bu yüzden senna'nın geçicem diye kaza yapıp ölmesine neden olan ferrari deyince f550 maranello dan sonra akla gelen ilk isim...
2004 sezonunun ilk 4 yarışını da kazanan fakat son yarış olan san marinoda sıralama turları birinciliğini button'a kaptırmasıyla diğer pilotların "bari sıralama turlarına da puan verseler" şeklinde düşünmesine yol açan üstün yetenek.
sadece motor sporları tarihi açısından değil spor tarihi açısından gelmiş geçmiş en iyi sporculardan biridir kendisi örnek alınacak bir sporcu yaşamı vardır adı hiçbir skandala karışmamıştır çok disiplinlidir ve çok hırslıdır... pekçoklarının inanışının tersine iyi olmasa iyi bir takımda olamazdı ve çok iyi olduğu için şu anda en iyi takımdadır diye düşünülmesine neden olası f1 pilotu. ayrıca an itibariyle barcelona catalunya gpsini kazanarak 5te 5 yapmış ve rekoru egake etmiştir
monakoyu kaybedince herkesi heyecanlandıran ama bu haftasonu yine nürburgringi minimum 35 saniyeyle (barrichello dışındaki en yakın rakibine) kazanacağı tahmin edilen üstün yetenek.
2004 abd gp'sini de kazanan ve 8/9 oranını yakalayan aşmış yetenek.ona sataşanların mantıklarını anlayamıyorum.yok f1'in içine ediyormuş,yok çok sıkıcı olmaya başlayan yarışları izlemek istemiyorlarmış.(sırf siz zevk alın diye adam dünkü çocuklara mı geçilsin*)" onmousedown="return bkc('146254','%21%3Amontoya%21%3A')">*)acaba bütün bunlardan bu efsane pilot mu sorumlu?başarılı,yetenekli ve hırslı olması suç mu?acaba suç onu zorlayamayan,yakınından bile geçemeyen diğer pilotların değil mi?bazılarının taptığı indy çocuğu montoya'nın,salak hareketlerin insanı coulthard'ın,altındaki arabanın hakkını veremeyen ralf'in,mika'nın sözde vekili kimi'nin hiç suçu yok ama başarılı olan,rekorları alt üst eden efsane pilot günah keçisi öyle mi??önce diğerleri kendilerine çeki düzen versinler de ona nasıl yaklaşabileceklerinin,onun başarısına nasıl ulaşabileceklerinin planlarını yapsınlar.
maalesef birinciye yeteri kadar ayrıcalık sağlamayan bu saçma puanlama sistemi yüzünden sezonun yarısında şampiyonluğunu ilan etmesi zor olan pilot.zaten sırf erkenden ilan edemesin diye f1 yönetimi puanlama sistemini değiştirdi.*
2 kez de pite girse, 3 kez de pite girse, hatta 4 kez de pite girse önüne gelen yarışı kazanan efsane isim. 9/10 yapmasına rağmen en yakın rakibine -ki o da diğer ferrari pilotu takım arkadaşı rubinho- yalnızca 22 puan fark atabilmiş olan şahsiyet.
f1i muhtemelen 2001 yılı sonrasında izlemeye başlayanların kral ilan ettiği ama mika hakkinen'in yarıştığı yıllarda neredeyse her yarışta ya startta ya da pistte * bir çok kez geçtiği startları iyi olmayan, pistte rakibini geçme riskini almayarak geçeceği rakipten arabası çok güçlü olmasına rağmen bunu hep pitstoplara bırakan, yetenekli ama üst düzey bir pilot olduğuna inanmadığım ferrari pilotu. yeteneksiz bir pilot değildir ama onun bu kadar başarılı olmasının en büyük sebebi ferrari'nin yaklaşılamaz olmasıdır. mika hakkinen'in f1'i bırakmasından sonra kendisini zorlayacak bir pilot olmayan ferrari pilotu.pistlerin en hızlı pilotu değildir ama pistlerin yarışı bir şekilde kazanmayı en iyi bilen pilotudur. * ayrton senna'nın 65 pole pozisyonu rekorunu henüz kıramamış olan ferrari pilotu. 2000 yılında kendisinden bir sezon geri bir aracı kullanan nick heidfeld tarafından geçilen pilot. hakkinen'i bir kez bile pist üzerinde geçerken göremediğim ama hakkinen'in onu geçerken bir çok kez gördüğüm pilot
f1'in bokunu çıkarmış pilottur artık bu. f1'den zevk olamaz olduk sayesinde. seneye ufak çaplı bi sakatlık geçiresede biraz zevk gelse yarışlara. istanbul grand prixine yetişsin ama.
altında tepinen aracın kendisini efsane yapma yolunda ilerleyen sürücü.
zira diğer sürücüler için söylenebilecek çok fazla bir şey yok. inip kendileri koşacak halleri olmadığından araba ne kadar gidiyorsa onlar da o kadar sürebiliyorlar. lakin açık gerçek odur ki aracın mekanik işlevselliği oranında başarı elde ediliyor günümüz şaerlarında. sürücüye düşen çok fazla iş kalmamakta. yukardaki satırlarda da belirtildiği gibi aracınız gitmiyorsa inip koşacak haliniz yok herhalde.