mezdeke3 albümü alan top sakallı entel dayı   

adana çık aradan

  1. palanthaser isimli elit yazarımızın gördüğünü iddia ettiği durumdur. olay basit ve zevzek bir tespit değil; az sonra okuyacağınız üzere toplumsal beğenilerin zavallılığına dikkat çeken haşin bir yumruktur.

    adı geçen yazarımızın iddiasına göre, herhangi bir müzik mağazasının çok satanlar raflarına koyulmuş her albüm çok satar. bu albümde tavuk gıdaklaması da olsa, mastürbasyon sesi de olsa, somali halk türküleri de olsa durum böyledir. o yüzden top sakallı entel dayı bile mezdeke-3 albümünü alabilir.

    kendisi yazmaya utandığı için ben yazdım bunları.
    (iki blok otede, 11.01.2007 00:32)
  2. eve getireceği dansözlerle alem yapmayı planlayan top sakallı entel dayı. ağzında piposuyla el şaklatırken ciddiyeti bozmadan dansözün göğsüne para sıkıştıracaktır.
    (yedinin yedincisi, 11.01.2007 00:42)
  3. bel bölgesinde yağ bulunmayan, varlıklı bir dayıdır.

    insanlığın başlangıcından beri merak edilir. çağımızın vebası nedir diye sorsam, bir ton espri yapılır bir milyon cevap gelir. en iyi altı cevabı ararım peruğumu düzeltip. ama konu bu değil. hayatın sırrını değil ama çağımızın vebasının mikroyapısını vereceğim bu sebeple:

    "elalem ne der?"

    bu öyle sinsi bir virüstür, virüs değilse bakteridir, ya da kızılderilidir o halde türk'tür ki, tüm toplumu sen ben dahil bir şekilde etkisi altına alır. rockbarda sandalyeye tek ayak koyup beyaz atletli sepultura fanlarından biri olmakla tedavi de edilemez, bilakis kölesi olunur bu illetin.

    işte bu kalitenin vesika ile dağıtıldığı acı günlerde müzik marketlerimizde bir "çok satanlar köşesi" göze çarpar olmuştur. bu köşeler tam yüzük peşinde gollum olmalık sinsi darboğazlardır itiraf.com pusulalı necip türk 70-80 jenerasyonu için. listede tavana vurduğu gün ah şu çılgın türkler okuyan delibasic bünye, listede tulum çıkardığı gibi elif şafak romanına da sarılır ahtapot gibi. listede olması önemlidir, ne yazdığı, ne çaldığı değil. trendleri huzursuz bir ivedilikle takip edeceksin, sosyal yaşamın gereği bu.

    işte bir aralık evveli istiklal'de kalabalık bir müzik markette güne ait çok satan albümler kürsüsünde sonu 3 ile bitiyor şeklinde anımsadığım bir mezdeke albümü gördüm (3 değil de 1 idi o albüm diyecek olan varsa demesin, yazık klavyene dokunurken harcadığın atpye, çıkarmayı beklediğin bor madenine).
    pek doğal tabi, severiz oynamayı biz milletçe.

    lakin o elim gün, ürkekçe bir bünye yaklaştı o kürsüye doğru, gözler ışıl ışıl, sakallar desen hulki cevizoğlu'nun atv'de program sunduğu dönemdekiler gibi, yukarı doğru gün be gün artıyor ama henüz burun kemiğinden aşağı 120 derece açı yapmamış. işte bu dayı, gözlerinden camus, hegel fışkıran alevli bakışlarıyla çok satanları taradı, baktı. ben de o esnada tolga burkay albümü aramaktayım ama nafile, kötü pazarlama stratejisi yok albüm. (buna sonra değineceğim bir gün) bir şey bulamadı cevval dayı ya da öyle olacak ki "hımm" diyerek uzandı bu albüme.
    ve ben arkamı dönüp müzik mahsülleri ofisi'ni sevgiyle anarken, o da herhal eşine dostuna iç kapağını çıkarıp "oryantalizmin kadın vücuduyla kaotik raksı" diye yutturmak üzere bu albümü avuçlarının arasına aldı.

    ya, neymiş demek ki, albüm çıkarmakla olmuyor bu işler. onar tane müzik marketten dönüşümlü olarak günde onar tane albümünü alsa bir san'atçı, bala üşüşen sinek gibi herkes çok satanları repleyeceğinden, pimp olacak, limuzinlerle gezecek. yoksa ne utanacağım, bilakis yol gösteriyorum.


    ek: lan cidden burda dayı üzerinden çok satanlara tapan yamyam bünyelerin eleştirildiğine değil de, adamın sakallı üstü entelektüel bir bünye olması hasebiyle mezdeke dinleyemeyeceği yargısında bulunulduğuna mı inandınız. dikine keserim bileklerimi.
    (palanthaser, 11.01.2007 00:52 ~ 00:59)