bir nilgün marmara şiiridir ki:
tükenirdi monolog
kaçarken içine düştüğüm kara toplum
big bang sonrası büyük yalnızlık bilinmeyeni
saçlarında titreyen iblisler karartırken güneşi
üstüste gömülürken
saydam yaşamlar
bir yankı duyulurdu hiç'likten
bütün yalnızlıklarınızın ilenci
korusun çoğulluklarınızı
cinnet koyun erdemin adını
maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın
hepiniz mezarısınız kendinizin
-olm martins var ya lan,adam 84'lüymüş aq.
-assiktir lan.olm o adamın en az 5 yıl mezarı vardır rahat.öküz gibi aq adam.
-olabilir aga,rigobert song içinde 35 falan diyorlar da 32 şu an için...
arapça kökenli 'mezar' sözcüğü, yine arapça ziyaret sözcüğüyle türdeştir. yunus'un şiirlerinde de geçen türkçe sin (çukur, oyuk) ya da günümüzde türkçe karşılık olarak önerilen gömüt sözcüklerinin böyle bir anlamla ilgisi yok. olması da belki zorunlu değil. (ingilizce grave, kazmak anlamındaki 'grafan'dan geliyormuş... bu konuda, başka birçok konuda olduğu gibi, dillerde ve yüzyıllarda kökenbilimsel bir gezinti ilginç sonuçlar verirdi. çünkü böylece, değişik zamanlarda değişik insan topluluklarının çeşitli kavramlara ve olgulara yaklaşımlarını sezinleyebiliriz...)