1. az konuş ki; çabuk pişesin...

    aşırılıklardan uzak dur...

    geçmişe öfkelenmek ağır bir yüktür...

    susmakla canın özü, yüzlerce gelişmeye ulaşır. ama söz dile geldi mi öz harcanır...

    akıllılığa doydum. ben artık deliliğe aşığım...

    içteki şey dile dökülünce iç yok olur gider. çok anlatma da için saklı kalsın..yok olmasın...

    amaca sabırla varılır acele değil...

    sırların gönülde kalırsa muradın çabuk gerçekleşir...

    hayret!..köpüğü görüyorsun da koca denizi deryayı görmüyorsun...

    gözündeki tozu temizlersen bir damladan dicleyi görebilirsin...

    sükut denizdir, söylemek ırmak...

    söz dinleyene göre söylenir...

    gülmek ağlamada gizlidir.zevk gamda...

    kötü huyunu dikenin bil...battıkça seni kanatır....

    kendinden korkmak az kişiye nasip olur...

    şikayetçi kötü huyludur. iyi huylu şikayet etmez.tahammül eder...

    edep;edepsizlerin edepsizliğine tahammül ve sabretmektir.....

    insanlardan gördüğün zulümler senin huyundur...sen kendi huyunu onların aynasında seyredersin...

    cömertlik sebepsiz sorgusuz vermektir...

    cahilin eziyetine sabret...bilse yapar mı..?

    acı imtihanı rahmet bil...

    kabul edilmek ya da reddedilmekle aklını meşgul etme...

    aciz olanı acze düşüren var..acz bir zincirdir...gözünü aç zinciri takanı gör...

    ahmaklara verilecek cevap susmaktır...

    başkasının ayıbını söyleyen insan onu mutlaka görecek demektir...

    yemin yalancıların siperidir...doğrular buna ihtiyaç duymaz ki...

    bir yandan korkun..bir yandan ümidin varsa iki kanatlı olursun...tek kanatlı uçulmaz zaten...

    can aynası ancak sevgilinin yüzüdür...

    söze kulaktan gir...yani önce dinle...

    karekter zafiyeti olanlar aktıkları dereyi her şey zannederler..okyanus kadar derin ve engin birini kavrayamazlar...

    dünya zindan biz mahpusuz...zindanı del kurtul..

    ten bir gemi dünya denizdir...dünyayı tenine koyarsan gemi batar...ayaklarının altına al ki yüzüp gidesin.....

    mevlana celaleddin rumi......
  2. aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları
    olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.
  3. sevgide güneş gibi ol,
    dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol,


    hataları örtmede gece gibi ol,
    tevazuda toprak gibi ol,


    öfkede ölü gibi ol,
    her ne olursan ol,

    ya olduğun gibi görün,
    ya göründügün gibi ol.
  4. demedim mi?

    oraya gitme demedim mi sana,
    seni yalnız ben tanırım demedim mi?
    demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im?

    bir gün kızsan bana,
    alsan başını,
    yüz bin yıllık yere gitsen,
    dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi?

    demedim mi şu görünene razı olma,
    demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl,
    onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi?

    ben bir denizim demedim mi sana?
    sen bir balıksın demedim mi?
    demedim mi o kuru yerlere gitme sakın,
    senin duru denizin ben'im demedim mi?

    kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi?
    demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im,
    senin kolun kanadın ben'im demedim mi?

    demedim mi yolunu vururlar senin,
    demedim mi soğuturlar seni.
    oysa senin ateşin ben'im,
    sıcaklığın ben'im demedim mi?

    türlü şeyler derler sana demedim mi?
    kötü huylar edinirsin demedim mi?
    ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi?
    yani beni kaybedersin demedim mi?

    söyle, bunları sana hep demedim mi?
    mevlana celaleddin rumi
  5. sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
    ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme

    harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
    ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme