(mavio, 26.07.2005 13:24)
karizma yapmaya yönelik, ne okuduğunu insanlara göstermeye meraklı insan davranışı.
fesatlıktır.
doğrusu, okuduğu kitaptan başını beş dakikalığına bile olsa kaldırmayacak kadar kitaba hayran kalmış insan davranışı olmalıdır.
maslakta yurtta kalip fakülteniz gümüssuyunda ise ve metroda kitap okuyarak harcadiginiz zamani 4 yila vurdugunuzda gayet mantikli görünen durum
metroda giren çıkan insanları kesen tiplerden daha iyi, uyuyan insanlardan ise daha kötüdürler. neden bilmem uyuyanlar gözüme çok daha samimi görünürler.
türkiye de metrolar pek uzun olmadığı için çok ta verimli olamayacak eylem.
şöyle diyelim:
metroda bir yolculuk yaklaşık 15 dakika sürüyor. ışık yeterli ve insanlar saygılı ve sessiz yolculuk ediyor (hatta
mustafa inan kütüphanesinden bile daha sessiz ne yazık ki). ayrıca ineceğiniz durağa her an varabileceğiniz için normaldekinden daha hızlı okuyorsunuz.
bu verilerle 15 dakikada yaklaşık 20 sayfa okunur. dönüşte de bir 20 daha okunur. haftanın beş gününde 200 sayfa eder bu da. bir seneye yayarsak bunu, sadece metroda -
yaklaşık- 40tan fazla kitap okunabilir.
yani insanlar sadece metroda bile kitap okusa ortalama bir türk vatadaşının birkaç katı kitap okumuş olur.
yani
metroda kitap okumak ne karizma yapmaya çalışmak demektir, ne de verimsizlik.
yani burdan ne çıkartıyoruz? bir daha metroda kitap okuyanlara laf etmeyecekmişiz. akıllı olacakmışız.
burun karıştırmaktan ya da cep telefonu ile oynamaktan ya da karşındaki insanı süzmekten daha mantıklı olan aktivite.
gidebileceğin en uzak mesafeye gittiğinde dahi maksimum 10 veya 15 dakika süren bir ortamda çok kitap okuyorum, oldukça bilgiliyim ayrıca entellektüelim gözlüklerim yuvarlak ve metal çerçeve, kafamda fes, kulağımda küpe ve uzun bir at kuruğum var, dünya görüşümde oldukça free imajı vermeye çalışmıyorsanız açıp kapayana dek ineceğiniz için gereksiz olan aktivitedir.
her gün metroyu baştan sona kullanıyorsanız gayet mantıklı olan aktivite. gazete okumaya kalksanız o kadar surede gazete bitmez halbuki insan gazeteyi metroda okuyup bitirmek sonrada orada bırakıp gitmek ister ama kitapta böyle birşey olmadığı için günde 30-35 sayfa okuyup ayda bir kitap bitirirsiniz hele de internetin olduğu yerde eliniz kitaba gitmiyorsa.
(zaht, 02.07.2007 00:39 ~ 05.07.2007 12:42)
metro yolculukları her ne kadar kalabalık ve kısa olsa da yolculuk esnasında kitap okuyor olmanın yararlı olduğunu düşündüğüm bir davranış biçimidir. o kısacık yolculukta öğrenilecek tek bir kelimenin önemi üzerinde durulursa yapılan eylemin faydalı olduğu; kalabalıkta odaklanamamaktan ileri gelen, okuduğunu anlayamama durumu düşünüldüğünde de pek faydalı olmadığı görülebilecek bir eylem olarak da tanımlanabilir. eğer bir de kitabın en heyecenlı bölümündeyseniz, bir başka deyişle kitabı elinizden düşüremiyorsanız kitabı okuduğunuz yerin hiçbir önemi olmayacaktır. türkiye'nin de okuma alışkanlığını edinmede problem yaşayan bir ülke olduğu düşünülürse yapılmasında hiçbir sakıncanın olamadığı görülebilir.
(magician, 02.07.2007 01:07 ~ 17.08.2007 13:15)
bu davranış dünyaya soğukluğuyla bilinen ingiliz halkı tafarından yayılmıştır. yolculukları boyunca diğer insanlarla sosyal statü farklarını bahane ederek göz teması kurmaktan kaçınırlar ve ya camdan dışarı bakarlar ya gazete/dergi karıştırırlar ya da kitap okurlar. bu göz temasından kaçınma olayı mp3 oynatıcılar, video oynatıcılar gibi çağımız teknolojisiyle daha da dallandırılmıştır.
günümüz türkiye'sinde ayrıca başkasına yer vermemek (meşgulüm sizin orada olduğunuzu bile fark etmedim izlenemi yaratmak) veya 'ben entelim ahey' gibi çeşitli mesajlar vermek içinde kullanılan bir yöntemdir.
(ophy, 02.07.2007 01:33 ~ 01:37)
genellikle metroda bulunan insanlarla kesişmek istemeyen kişinin yaptığı eylemdir.şahsen ben sırf bu yüzden elimde okuyacak bir şey olmadan metroya binmek istemiyorum.malum dışarda manzara olmadığı için pencereye bakmak abes oluyor.
gerçekten bu işi samimiyet ile yapan insanlar olduğuna eminim fakat öyle olaylar geliyor ki karşımıza iyice saçmalama geliyor insana. birgün yorgun, bıkkın şekilde dersten çıkıp metro ile dönerken levent durağında bir kadın bindi metroya tam önümüze gelip kitabını açıp ayakta okumaya başladı. her ne kadar bana genel itibari ile metroda kitap okumak saçma gelse de. nedeni şöyle ki 4.levent - taksim arası metro hattı avrupanın en kısa hatlarından biridir. yani sesi ve gürültüyü de içine katarsak olayın okuyabileceğimiz sayfa sayısı kısıtlı ve sesten dolayı da kitapta anlatılanın özünü kaçırmamız ihtimaller içine giriyor(bana göre). bu kadın gayrettepe durağına gelindiğinde ise metrodan indi kitabını kapayıp koltuğunun altına koyup merdivenlere doğru yöneldi. herşey iyi güzel kitap okuyorsun da bir durak için neyin şeklini yapıyorsun. belli evine gidiyorsun. ne okuma aşkıymış bu arkadaş. hiç samimi gelmiyor bu insanlar bana. şov yapmayın bir durak için ayakta kitap okumak ne demektir. zira bu kadının önünde girdikten 3-5 saniye sonra koltuk boşaldı oturmadı. otur bari rahat rahat oku. çok fazla paranoyak olabilirim kabul ederim. ayakta durayım da herkes görsün kitap okuduğumu. gördük gördük. gördüm küfrettim bir güzel sana akşam akşam canımı sıktın.
(retro, 01.11.2008 11:21)
erkekseniz, çok dikkat çekme ihtimalinizin olduğu eylem. efendim bugün itibariyle tarafımca bu olgu kavranmıştır. okuldan çıkmış eve dönerken hadi bir çılgınlık yapayım yerin yedi kat altına inip metroya bineyim dedim. evet indim ve bindim metroya. sıkıcı, çirkin ve iç karartıcı metro durağımıza geldiğimde kaç gündür herşeyi bırakıp okumaktan 4 köşe olduğum kitabı açıp kaldığım yerden heycan fırtınasına daldım. evet çok garip bir erkek olarak kitap okudum metroda. hatta aktarma yaparken bile okudum. neyse efendim lafı fazla uzatmayayım, ineceğim durağa geldiğimde kafamı çok ani bir şekilde kaldırıp etrafıma baktım. aman allahım ne göreyim birde. millet işi gücü bırakmış beni izliyor. herkes bir anda dumur olup sağa sola bakındı. önce çok komiğime gitti, sonrada garip oldum birden. normal zamanlarda (yani metroda kitap okumadığımda) hiçde dikkat çeken biri değilim ve bu duruma öylesine alıştım ki birden gözlerin üzerimde olması çok utandırdı. kendimi suçlu gibi hissettim. kendi kendime söz verdim bir daha metroda ayıp şeyler yapmayacağım.
kalabalık bir metroda gidiyorsanız; tepenizde sizi dikizleyen, okuduğunuz sayfayı inceleyen, hatta iyice abartıp eğilerek okuduğunuz kitabın adına bakan insanlarla karşılaşacağınız eylem.
lan siz manyadınız mı iyice. allahım kafayı yicem bu ne lan. yok güneşlenirken kitap okuyan insan, yok yatarken kitap okuyan zübük, yok marjinal olmak için kitap okuyan insan, yok metroda kitap okuyan insan. bi soluklanın bi kendinize gelin. her insanın her yerde kitap okuma özgürlüğü vardır, bunun nesi kime koyuyo anlamıyorum. tamam sen kitap okumuyo olabilirsin, okuyan da o an kitap okuduğunu sana gösterme havasında değil zaten. sadece o an canı kitap okumak istiyo ve okuyo. can istemeyince o okuduğundan da bi bok anlamazsın kapatırsın koyarsın çantana zaten. nolur yeter, böyle saçma saçma şeylerle öldürdüğünüz zamana ben üzülüyorum.
çok sinirlendim sözlük. yani cümle seçimlerimin böyle olmasını inan ben de istemezdim.
uzun süre metroda kalınacaksa aval aval bakınıp hiçbir şey yapmamaktan daha iyidir. hem canın sıkılmaz hem de okuduğun kitaba bu boş zamanında devam edersin işte. burada bir sorun yoktur asıl sorun bu kişileri görenler tarafından oluşur. kitap okuyan birini gördü ya işte hemen yaftalamaya hazır bünyeler bak havalı görünmeye çalışıyor, entel gözükmek istiyor, bak etrafı iplemiyorum havalarına giriyor gibi yakıştırmalarını yaparlar.
kitabı böyle kötü amellerine alet edenler de yok mu var tabii ancak her gördüğün de aynı amaca sahip değil.
almanyada gayet normaldir, kimse de okuyan kişiyi entel olarak yaftalamaz.
metro yolculukları gayet uzun da olabildiğinden, mesela yarım saat uzun uzun okuyabilirsiniz.
ayrıca can sıkıntısına birebirdir, öyle her sabah ve akşam gördüğünüz yerlere camdan bakmaktan sizi kurtarır.
böylece evde olsanız bezip okumayacağınız kitapları bile okuyabiliyorsunuz
*.
ayrıca yarım saat otobüs artı yarım saat metro seferinde bir cüz bile bitiyor, bir ayda hatim bile indirirsiniz.
canı herhangi bir ulaşım aracında kitap okumak isteyen insanın yapabileceği eylemdir.okuyan hariç diğerlerine bok yemek düşer.evet.
rusya da en fakir bölge ye giden trenlerde bile sık sık görülebilecek an.kim ki kitap ya da herhangi birşey okumuyor ya rus bir punk tır ya da rus değildir.mesela türk tür.
ben kitap okuyorum (bkz:
beybaba) sen başkasından yer dilen demekle aynı şey ya da taksi tutucak kadar param olmayabilir ama kültürün doruğundayım diye sessizce haykırmak (bkz:
kültür mantarı)