görseller
metin eloğlu 
  
belki ilginizi çeker
  1. · gele
  2. · boynumun borcu
  3. · zurnanın zırt dediği yer
  4. · lokman hekimin sev dediği
  5. · boynumun borcu
  6. · hayalet oğuz
  7. · yumuşak g
  8. · gele
  9. · neyle geleceksin otobosla mı kuşla mı
  10. · 59
gündem
  1. · itü sözlük yazarlarının aslında içmek istedikleri
  2. · okan bayülgen
  3. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  4. · ezel
  5. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  6. · dünyanın en seksi şarkısı
  7. · 8taş deyip f3n3rbahç3 lafına bozulan ezik fenerli
  8. · vampir yarasalar
  9. · yaşından büyük göstermek

metin eloğlu  

  1. kolay anlaşılamayan, çok özgün, çok zor ele geçirilebilir şiirler. dille oynamıştır, çok kurcalamıştır, dilin olanaklarını sonuna kadar denemiş hatta zorlamıştır...

    oraları yazın mı hala, güpgüzelmidir
    gayrı şarapsadım ben, istanbulsadım
    kuşladıysa gözlerimi bir sakar tavan
    sensiz günlerimi çarçur etmek içindir
    ama pörsümüş, gül bitine karmış bir sarı
    siner külçelenir ta evimde barkımda
    pelit acısından yavuz bir özlem kiri
    yu canım usulcacık
    sen bunca umudumun çılgarı
    göğü maviltir bir kırlangıç yakamoz
    balıklar debreşir suda
    (whisper, 08.02.2005 21:48)
  2. (yesilcuppelipenguen, 23.06.2007 18:08)
  3. şiirlerini, kitap halinde bulmak çok ama çok zordur.
    bütün şiirlerinin toplandığı yine ve şiirce kitapları, en son 1982 de adam yayınları tarafından basılmış olup çok fazla kütüphaneyi süslemez.
    (çalgan, 31.10.2007 21:57 ~ 21:57)
  4. soyadıyla müsemma şiirini bilirim, bellerim.

    eloğlu binlik bozdurur
    ben bozduramam

    eloğlu başını yastığa kor komaz uyur
    ben uyuyamam

    eloğlunun sofrasında dokuz türlü
    benim aç yattığım olur bazen

    benim evim gecekondu
    eloğlunda apartıman

    eloğlunda ince müzik
    benimkisi aman aman

    benim kuru başım bana yeter
    eloğlunda karı kızan

    ben keçileri kaybettim
    eloğlu usta çoban

    bu soyadı bana haram.
    (muglak, 31.10.2007 22:06 ~ 22:08)
  5. (çalgan, 31.10.2007 22:11)
  6. (hector olivera, 16.12.2007 20:16)
  7. istanbul güzel sanatlar akademisi resim bölümü mezunudur.. bu güzelliğinde kazanımıyla o şiir yazmaz, resmeder... nüktedandır, kendine özgü bir dili vardır.. adalet arayan şairlerden biridir...

    ömür törpüsü

    yaşamak istiyorum
    yaşamak istiyorsun
    yaşamak istiyor

    böyle şiir olmaz, diyeceksin; biliyorum.
    ama böyle dünya olur mu?
    böyle barış olur mu?
    böyle hürriyet olur mu?
    böyle kardeşlik olur mu?
    biliyorum ki, katlanıver, diyeceksin;
    ama böyle yaşamak olur mu!
    (carpenoctem, 17.07.2008 19:23 ~ 20:20)
  8. türk edebiyatının en delikanlı şairidir.
    (z3yn3p, 15.04.2009 00:47)
  9. bu bahar sabahlarını yasak etmeli
    elma çiçeğiymiş sulardaki türküymüş
    kurşuna dizmeli bokları
    şu bıcır bıcır kuşları köpeklerin önüne doğramalı
    imiğini sıkmalı tanyelindeki muştunun

    insan neler için doğuyor da
    neler için yaşayıp
    neler için ölüyor.



    ne kadar derinse şu bir kaç mısra insan benliğinde, o kadar derindir yeri insanda metin eloğlu'nun..
    (18kere18, 18.07.2009 17:10)
  10. kitaplarını artık sahaflarda bulmanın bile neredeyse imkansız olduğu, türk edebiyatının en özel ve özellikle şairlerinden biri. dört cümleyi alt alta yazınca şair olduğunu sananların bu kadar fazla olduğu bir ülkede, o ve onun gibi pek çok değerli insanın neredeyse hiç tanınmıyor olması acıtıyor insanı.

    (bkz: http://tr.wikipedia.org/...)
    (feklavye, 31.07.2009 16:56)
  11. (bkz: gele)
    (ustasına posta koyan jedi, 18.08.2009 15:47)
  12. "şişede durduğu gibi durmaz ki kafir / tutar insana yaşamayı sevdirir"
    (benim meskenim dağlardır, 19.08.2009 00:36 ~ 20.11.2009 14:11)
  13. şiirleri insanda; karlı, ayazlı bir kış sabahı, bir sabahçı kahvesinde, elde sigara, masada demli çay, arkada konuşan 3-5 kişi, sırtta kırçıl palto, ayakta potin, bir şeylerden kaçan birisinin psikolojisini yaratır. gariptir, her şiiri yürek burkar...

    uyan

    hadi uyan
    gün ışığı çilemeye başladı başucunda
    denizler bir mavilik edindi günden
    seher yeline uyup kuşlar yerinden uçtu
    bu türküyü dinlemeyecek misin?

    hadi uyan
    aydınlığa çık da çil gözlerin ışısın
    ilkyazlar sıcağı biriksin yüreğine
    yoksul olsan da uyan
    garip olsan da uyan
    madem ki güzelsin, güzeli yaşatmak için
    madem ki iyisin, iyiyi yaşatmak için
    madem ki umutlusun, umudu yaşatmak için
    hadi uyan
    denizi dinle, yaşamak desin
    toprağı dinle, barışmak desin
    gögü dinle, sevişmek desin

    bir plak konmuş gibi gramofona
    işte aşk, işte özlem, işte savaşmak gücü
    uyan diyor uyansana

    hadi uyan
    sevdiğim uyan
    ne olur uyan!
    (hoo, 06.11.2009 01:30 ~ 01:32)
  14. erkek zeliha'nın torunu adlı şiiri defalarca okunulasıdır

    içinde gerilimin olduğu varoş dediğimiz sokak aralarını anlattığı şiiridir. aynı zamanda osman aysu'nun bıçak sırtı adlı romanında çift kişilikli şair ruhlu katilin yazıp kurbanına iliştirdiği şiirdir.



    ben bütün mahallenin dilindeyim
    her dedikoduda bulunurum
    bir zamanlar dükkan işleten
    erkek zeliha'nın torunuyum

    ben bazı zamanlar ağacın yanındayım
    ahlatların altındayım
    yüzü jiletle kesilmiş
    kötülerin koynundayım

    yağmur yağıpta hava bozunca
    eve yollanırım çişim gelince
    dil döker şiir yazarım
    gönüller şen olunca

    evden çıkarım annem kızınca
    para bozdururum tütün alınca
    o kahve senin bu kahve benim
    bitlenirim kış boyunca

    kahve köşesinde güzel laf ettiler
    şiirimi benden iyi saydılar
    tam yüz kişinin ortasında
    anama avradıma sövdüler

    benim aklım serseri aklı
    cebimde bıçaklar saklı
    sakal koyvermiş bir de babacığım var
    evlat yüzünden ağlamaklı
    (durdurakbilmeyenyorgunadam, 06.11.2009 03:32)
  15. önce şiir vardı'nın şu dakikalardaki konusu, şair.

    can yücel'in çok etkilendiği ve "bu eloğlu var ya eloğlu değil, itoğlu ittir." diye methettiği ikinci yeni devri insanı.
    (ageylan, 15.11.2009 23:37)
  16. aşk mektubu

    dün akşam senden ayrıldıktan sonra,
    ilyas'lara gittim.
    oturup, şu evlenme meselesini uzun uzun konuştuk;
    karısı da akla yakın şeyler söyledi:
    ben gerçi onu severim, dedi;
    beraberce yaşayıp gitmenizi kim istemez?
    ama, yoksulluğa alışkın değildir o;
    açlığa, yalınkat döşeklere pek katlanamaz.
    dinledikçe, kızcağıza hak verdim;
    bu iş olmayacak gibime geliyor, ne dersin?
    sen öyle görmüşsün büyüklerinden;
    dört kap yemekli sofralar görmüşsün,
    karpuz kollu yaz entarileri görmüşsün;
    yattığın yataklar herhalde somyalıdır;
    haftada bir-iki, sinemaya gidersiniz evcek...
    hayat pahalı, sana pabuç alamam;
    pabucu bırak, şöyle karın doyurucu bir şeyler de alamam;
    kitap alamam mesela,
    radyo alamam, tiyatro bileti alamam;
    gençsin birçok şeylerde gönlün kalacak.
    peşin söylemeli ki, sonra bana gücenmeyesin;
    benim cıgaram var, rakım var;
    alıştığım insanlar var bunca yıldır,
    sevdiğim, inandığım;
    onlarla görüşmeden edemem.
    hepsini kabullensen bile, günü nasıl kurtaracağız;
    memurluk bana gelmez,
    ticaret falan da yapamam, yaradılışım böyle;
    çelimsizim, taş kıramam.
    ben yazarak, çizerek geçinmek zorundayım;
    diyeceksin ki; ölme eşeğim ölme!
    sen bir aralık demiştin ki:
    gerekirse, ben de çalışırım, demiştin;
    ingilizceden tercümeler yaparım, dikiş dikerim;
    el işine koşmak gücüme gitmez;
    annem bana bunların hepsini öğretti.
    benim anam da iyi kadındır, biliyorsun;
    sana kaynanalık etmez tabii.
    ama, hastalıklı, eli işe varmıyor;
    bulaşık mı yıkayacaksın, tercüme mi yapacaksın;
    ortalığı mı süpüreceksin, dikiş mi dikeceksin?
    bir gün, beş gün değil ki bu;
    gençliğini yitirince hayattan soğuyacaksın.
    ben şiir de yazıyorum, biliyorsun;
    şiirlerimde barış gibi, hürriyet gibi sözler geçiyor;
    buna içerleyenler olacak belki,
    bu güzelim işe bir kulp takıverecekler;
    cezaevlerine düşeceğim, sen yapayalnız dışarda...

    bu mektubu postaya vermeden önce,
    şöyle bir gözden geçirdim;
    başka kusurlarım olsaydı,
    emin ol, onları da yazacaktım.

    bak düşün taşın....

    metin eloğlu
    (yüzbir dalmaçyalının yüzüncüsünün sahibesi, 20.11.2009 13:30)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil