görseller
metin üstündağmetin üstündağ
metin üstündağmetin üstündağ
belki ilginizi çeker
  1. · yalnızlık üzerine
  2. · metüst
  3. · kalk gidelim defteri
  4. · berk üstündağ
  5. · aynı anda olur bunlar
  6. · pazar sevişgenleri
  7. · denemeyenler
  8. · imza bir dost
  9. · silencio
  10. · ask iki kisiyle oynanir iyi olan kaybeder
gündem
  1. · sanal seks yaparken hamile kalmak
  2. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  3. · sözlük yazarlarının hayalleri
  4. · thierry henry
  5. · yılmaz özdil
  6. · köpekbalığı görünce yapılması gerekenler
  7. · domuz gribi
  8. · argon kaynağı
  9. · sigarayı bırakmak

metin üstündağ  

 sayfa  / 4
  1. şu anda penguen dergisinin kadrosunda yer alan, yaşı kemale ermiş, pazar sevişgenleri köşesiyle efsane olmuş, mavra zamanı*adlı kitabını hala başucumdan ayırmadığım, saygı duyduğum bir yazar-çizer.
    (ninca, 29.12.2004 18:57)
  2. (bkz: metüst)
    (azwepsa, 30.12.2004 09:46)
  3. hayvan dergisinin başındaki adamdır da.
    (wondrous, 11.02.2005 17:50)
  4. kendisinin ağzından söylemek gerekirse "o yürüdükçe dünya biraz aksıyor". kendiyle barışık süper mizahçı. spor yazıları vardı bi ara radikalde. bi ton yorumcudan daha adamakıllı yazdığını söyleyebilirim.
    (bkz: pazar sevişgenleri)
    (fantastik karakter, 06.11.2005 13:10)
  5. sayfalarca yazılarak anlatılamayan düşüncelere/konulara tek cümle ile son noktayı koyan aşmış yazar...

    - insan düşünen, düşünen ve düşünce suçunu icad eden bir hayvandır.

    - insanı insan yapan şey, gülmesi ve sevişebilmesidir.

    - hayat; başı ve sonu olan bir kısacık ortadır.

    - ölüm; ara sıra aklımıza takılan, soldan sağa 4 harfli, hüzün dolu kelime...
    (van den budenmayer, 21.12.2005 03:26 ~ 27.08.2006 14:09)
  6. +baba annemi anlatsana
    -ahh ahh..tam benim boruya göre bir kadındı annen
    +höö..
    (jugis nomen, 21.12.2005 15:29)
  7. pazar sevişgenleri ile yüreğime taht kurmuş şahsiyet.
    (abartma tozu, 27.12.2005 17:31)
  8. penguen'in pazar sevişgenleri köşesinin çizeri.toplum,kadın erkek ve cinsellik üzerindeki saptamaları ,yerinde eleştirileri ile müdavimi olmamızı sağlayan karikatürist,ayrıca...

    (bkz: http://www.altanvista.com/...)
    (hera, 09.03.2006 22:30)
  9. (bkz: denemeyenler)
    (kör kuyu, 09.04.2006 03:23)
  10. bir yerlerim kopuyor,
    "sen" nehrine akıyor.

    ihtimal ve muhtemel
    ölüyorum gencecik.

    kurulmuş bir saatim ben
    ve acıyı çalıyorum sürekli
    (van den budenmayer, 08.07.2006 03:41)
  11. "vaktinde edilmemiş sevgi sözleri, nefret zırhını kuşanır dönerken geri" diyen yazar...
    (van den budenmayer, 08.07.2006 03:41)
  12. "elimize verenlerin elimizden tutanlardan fazla olduğu bir ülkede elden ne gelir?" diyen güzel insan...
    (van den budenmayer, 28.07.2006 02:16)
  13. (bkz: langadank)
    (van den budenmayer, 28.07.2006 02:18)
  14. kalk gidelim defteri isimli efsane kitabı yazmış, penguendeki pazar şevişgenleri köşesindeki performansı ve şahane kelime oyunlarıyla bizi kah kendimizden geçirmiş kah kendimize getirmiş müstesna kişilik..

    kitaptan alıntı:

    suni suni bağlıydık hayata.. hormon'a slikon'a yapay'a öylesine dalmıştık ki elimiz elimizde terlerse doktora gidiyorduk. aşk'la bağlıydık hayata.. çocukluğumuzdan kala kala bir o kalmıştı geriye, o da hemen bunuyordu elini tutunca..
    (gudu bet, 25.08.2006 00:40 ~ 00:43)
  15. "tek başına aşk insana birşey yapmaz. aşk insanın sefilliğini, zayıflığını, hiçliğini ortaya çıkardığı için öldürür." diyen yazar...

    (bkz: silencio)
    (van den budenmayer, 27.08.2006 02:41 ~ 29.08.2006 22:24)
  16. (bkz: ege biracılık ve malt sanayi)
    (van den budenmayer, 27.08.2006 14:03)
  17. parantez yayınlarından çıkan, doksan dört (94) sayfalık, zemheri isimli şiir kitabının yazarı.
    metin üstündağ
    başka bir
    dünya'nın
    canlıları'ydık
    dünyaya
    turne'ye
    geldik
    ..
    dünya'nın en uzun
    en güzel kışına
    rast-la-dık
    ey ömür
    sus lapa lapa
    (ccuk, 25.09.2006 09:27)
  18. "aynı anda olur bunlar" adlı güzel bir manzum yazısı olan yazar:

    ne kadar çok asfalt dökülse de yollara
    bir kız kötü yola düşer mutlaka
    biri sevgilisini düşünür hayatın anlamı gibi

    genelevde bir adam bir kadına
    tüm cevap şıkları biraz da kendisiyken
    “buraya nasıl düştün” diye sorar

    meşhur ve yabancı mağazaları
    kapıcı kızları süpürür geceleri
    biri namusu kirlenmesin diye canını verir
    gece morg bekçisi bir güzel düzer onu
    böyle gelmiş böyle gider der biri
    “haadii leenn” der bir diğeri
    ama esas mekanizmaysa başka biri
    birinin hayal gücü zengindir ama hiçtir
    biri hayal kurmaya bile adam tutar zengindir

    biri zayıf alır matematik dersinden
    zayıf veren öğretmen ay sonunu hesaplar
    biri boş vakitlerinde su sporları yapar
    birinin dolu vakitlerinde evini su basar
    kahvede televizyonda laleli yangını seyredilir
    “yazık ulan bu nataşalara daha gençlermişde
    daha çok düzülürlermiş” der gülerek biri

    biri tam otuz yıl sonra çıkar hapisten
    habire ev alır biri habire araba alır biri
    bir martı ölür kimseye gazeteye ilan vermez
    garsona asgari ücret kadar bahşiş verir biri
    biri haberlere konu çıksın diye intihar eder
    herkes benim gibi olsa dünya ne güzel olur der biri
    birinin doğum günüdür şimdi birinin düğünü
    biri ölmek üzeredir biri hamile kalırken

    biri biri bile değildir tipten kaybeder o biri
    biri hayat pahalı der günde yüz kişi ölürken

    biri akşamdan kalmadır akşamın haberi yoktur
    biri sevgilisine mektup yazar kompozisyon gibi
    televizyona dalar biri yakar yemeği

    biri birine çarpar iki hayat değil de iki yumurta sanki
    trafiğe küfreder biri yolcunun bacaklarına bakarak

    altı milyar insanın boku nereye gidiyor der biri
    birinin taksidinin son günüdür onu düşünür

    biri bir kavgayı ayırayım derken boşu boşuna ölür

    eroin krizine girer biri çırpına çırpına yürür

    biri köpeğini gezdirir biri bebeğini
    köpek losyon kokarken bok götürür bebeği

    biri memlekete sadece televizyonda üzülür
    yeter ulan memleket de biraz bana üzülsün der biri

    birinin bir dişi altındır kıçı gümüş kaplama
    birinin teneke kadar değeri yoktur bit pazarında

    bir türlü anlam veremez dünyanın döndüğüne biri
    dünyayı döndüren enerji nerden gelir kim verir
    nerde kalacak bu millet nerde bu devlet der bir diğeri

    birinin evine hırsız girer birinin evine polis
    biri çöpten ekmek ararken çöplerden heykel yapar biri

    serçelerin nüfusu artıyor mu azalıyor mu
    fantom niye ormanda on kaplan gücündedir
    düzen mi düzülen mi asıl eşcinseldir
    ne olacaktır bu fenerin hali allah aşkına
    geyik sardıkça sarar kahvede çaylar tazelenir
    sur dibinde atlar kesilir kedilerden kokoreç yapılır

    hayat çok mantıklıdır insanlar güzeldir der biri
    dünyayı hayatı bu hale uzaylılar sokuyormuş gibi
    insan toprağa dönüşür topraktan çiçek biter
    biri birine verir o çiçeği sevişir hayat sürer
    biri ölürken biri dirilir biri ağlarken biri sevinir

    biri geç kalırken biri erken gelir birine

    biri severken biri ayrılır biri ah derken biri oh der
    adları değişik olsa da hep aynı gün yaşanır
    yoksulluk dünya da o kadar zengindir ki
    açlık ingilizceden bile en birinci lisandır

    biri bunları yazar başı göğe mi erer
    biri bunları okur ya sever ya küfreder
    (van den budenmayer, 06.10.2006 05:01 ~ 05:02)
  19. (bkz: berk üstündağ)
    (petrucciante, 17.10.2006 23:33)
  20. güncel hayatı tüm gerçekliğiyle yansıtan içimizde olan duyguları düşünceleri her zaman karşı tarafın duymak isteyeceği tarzda kodlayan bize inat direk ifade edebilen ve bir bakıma bizi bize çok iyi anlattığı için sevilen yazar,çizer,düşünür... eskiden beri yalnız bırakmadığı ona çok şeyler katan her zaman yanında olan en iyi iki dostu ise: gani müjde ve can barslan dır. ayrıca gerçek hayatta da kitaplarında olduğu kadar eğlenceli bir okadar da duygusal bir yapıya sahiptir.
    (dna, 29.10.2006 15:33)
  21. "kimseyi enterese etmeyecek kişisel bir yılın yılsonu envanteri" adlı pek güzel, pek leziz bir denemesi olan yazar...



    *** kimseyi enterese etmeyecek kişisel bir yılın yılsonu envanteri ***

    “geçen yirmi altı yıla..”

    yirmi altı yaşımı yaşadım.. yirmi yedi’me girdim. bu yirmi altı yaşımı ilk yaşayışımdı.. yirmi altı yaşımı daha önce hiç yaşamadığım için yirmi altı yaşımı, yirmi altı yaşıma yakışır şekilde mi yaşadım, yoksa otuz üç yaşım gibi mi yaşadım bilemiyorum... fakat, ama, ancak kesin olan bir şey var ki o da takvim ve parmak hesabına göre yirmi altı yaşımı yaşadım.

    orta yaş bunalımına girdim.. ortada kuyu vardı, yandan geçtim.. orson welles, yurttaş kane filmini yirmi beş yaşında çekmiş.. “orson welles o filmi yirmi beş yaşında nasıl çeker lan oğlum bunalımı”na girdim. garson welles bol bira getirdi... ben de bol içtim.

    iyi, kötü, güzel, çirkin, kirli, çürük ve asil, aptal, zeki, yumuşak ve olduğu gibi olan karşı cinsgillerden (bayan, kadın, hanım, hanım hanımmcık) türlü dostluklar ve hayat, mekan arkadaşlıkları edindim.. bir ara kadınsız hiç yapamadım, lesbiyen oldum.. bağışıklık kazandım, gururumu kaybettim.. alkışı duydum, ihaneti gördüm.. sesimde oldu, sessizliğim de.. seviştiğim de oldu benim, sen de başını alıp gitme ne olur.. ne olur tut ellerimden de oldum.

    çağından sınırlı sorumlu, serumlu, sorunlu bir insan olarak memleket ve dünya meselelerini acayip ipledim. ırgalandım da duruldum.. koştum ardımdan yoruldum.. akil baliğ olmuş her ülke yirmi altı yaşındaki insanı gibi “memleketi kurtarma planları yaptım.” günde beş öğün aç karnına “ne olacak memleketin hali” dedim.. şubat ayı’nın öbür aylara nazaran daha az çekmesi sonucu şubat ayında memleketi fazla düşünemedim, özür dilerim.

    hayat, dünya, geçmiş, gelecek, petek dokulu kanatlı orkid ve kıta sahanlığı üzerine ciddi ciddi kafa yordum.. berber veya taksi şoförü olmadığım için akıl ve fikirleri mi kendi kendimle paylaştım.. giderek kendimi damla damla biriktirerek, kötü günler için sakladım.. fakat saman adam olmadığım için henüz zamanım gelmedi.

    bir yıl dört mevsim, dört mevsim on iki ay, on iki ay elli iki hafta, elli iki hafta üç yüz altmış beş güne, üç yüz altmış beş gün sekiz bin yedi yüz altmış saate tekabül ediyor. üşenmedim yirmi altı yaşım içindeki bir anımda bunu hesap ettim. elime ne geçti.. hiç.. "insan ömrü sayılara vuruldu mu çok umutsuz olunuyor.. en iyisi sözcükler” diye düşündüm.. “insan ömrü ne uzun ne kısa.. orta boy ömür yoğurdu ayarında” gibi düşündüm... üzüldüm ayran oldum.

    günde ortalama sekiz saatten, bir yirmi altı yaş içinde tam iki bin dokuz yüz yirmi saat (affedersiniz) ossura, ossura uyudum.. günde yine ortalama sekiz saatten, bir yirmi altı yaş içinde tam iki bin dokuz yüz yirmi saat (affederim) eşşek gibi çalıştım, sinirlendim, kızdım, seviştim, okudum, yazdım, çizdim ve yalan dünya senden bezdim.

    şimdi yirmi yedi yaşıma girmiş bulunuyorum.. çoğu şey yirmi altı yaşımdakinin aynısı.. yaşamaya erzincan yöresinden katılıyorum.. daha nice böyle biyolojik kertlerimi yaşamak istiyorum.. yaşamacı arkadaşlara başağrılar diliyorum... iyi yaşayan kazansın, sonunda iyi ölümler anasını satayım diyorum.. amaç centilmence ve medenice yaşamaktı.. ödül ölümdür.. yani tıss.. güzeldim.. güzeldik.. güzeliz.. güzeliz..
    (van den budenmayer, 19.11.2006 19:41)
  22. "para seks kiralar ama aşk alamaz."
    (stairway to heaven, 04.01.2007 14:17)
  23. mizahla edebiyatın iç içe geçtiği, deli ile başlayan süreç öküz ve hayvan dergisileriyle devam etti. bu dergilerde görülen mizah ile edebiyatın kaynaşmasını sağlamış ilk isimdir.
    (karakoncolos, 04.01.2007 16:22)
  24. ’’bir insan iki olmak için sever, üç olmak için sevişir’’ diyen şahsiyet.
    (soldier in the army, 11.01.2007 10:32)
  25. - daha adını bile bilmiyorum...
    - diyarfucker’lıyım, adım bahtiyar , suçum kalp çalmakmış öğrendiğim kadar...
    - deli...
    (soldier in the army, 11.01.2007 10:32)
 sayfa  / 4

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil