• videolar

  1. metafizik kavramının çıkışı dandik bir tercüme yanlışına dayanır şöyle ki:
    eski çağlarda bilimadamları ve felsefeciler bilimsel kitaplar yazdıklarında bunları iki bölüme ayırırlarmış: fizik yani dünyasal bilimler ve doğa üstü bilimler, dinler, tanrılar filan. metafizik fizikten sonraki bölüm anlamına gelir ki kitapların ikinci bölümünü oluşturur. yani ilk bölüm fizik, ikinci bölüm fizikten sonraki bölüm olarak.
  2. aristo ilimleri tasnif ederken "ilk sebep" ve ayrık şeyler hakkındaki ilme dair kitabının ötesine koymuş ve böylece o kitap, öteden beri "metafizik" veya islam düşünürlerinin tabiri ile - ki daha çok ibn sinâ'da görürüz- "ilm-i mâ ba'de't-tabîa" yani "tabiatın ötesindeki şeyin ilmi" diye biline gelmiştir. felsefe tarihçileri arasında çok meşhur olan bu öykü doğru mudur yanlış mıdır, ya da ilk kez gerçekten aristo mu ortaya atmıştır bu metafizik tabirini bunun tesbiti şimdilik mümkün değildir. ancak her ne olursa olsun ondan sonra gelen düşünürlerin özellikle deislam düşünürlerinin elinde metafizik bir ilim haline dönüşmüş, belirli kural ve kaideleri konmuş ve bir düşünce sistemi haline gelmiştir. islam düşünürleri - ki özellikle ibn arabi ve sadreddin konevi metafiziği çok önemsemiş, ona ilm-i ilâhî demişlerdir - metafiziği varlık olmak bakımından varlık ilmi olarak tanımlamışlardır. tıpkı fiziğin konusunun hareket olması açısından cisimler; matematiğin konusunun soyut bir düzlemde nicelikler, sayılar olması gibi...

    özetle aristo'nun ilimleri ilk kez tasnif ederken ortaya attığı metafizik diye bir kavramı islam düşünürleri ele almış, ona bir form kazandırmış ve "en üstün şeyin ilmi" vasfı ile metafiziği daha önceki düşünürlerin getirmediği bir noktaya taşımışlardır. felsefe tarihçilerinin genel kanısına göre metafizik geleneği en iyi anlamnın yolu şu silsileden geçer: aristo>ibn sinâ>ibn arabî>sadreddin konevî. bu sıralama tartışılabilir fakat bir gerçek vardır ki son üç düşünür islam düşücesinin son iki düşünür de tasavvuf metafiziğinin genel karakterini belirleyen isimlerdir. öyleyse burdan çıkacak sonuç, metafizik önemli hem de çok önemli bir ilimdir.
  3. hem tarihsel (metinlerin yayımı ve yorumlanması) hem de felsefi nedenlerden ötürü metafizik, tanrıbilimle ve varlık olarak varlığın bilimiyle her zaman karıştırılmıştır.
  4. fizik, işlemcinin yürüttüğü algoritmaysa, metafizik, işlemcinin yapıldığı silikondur. nasıl ki bir program mekanik bir alette mi, vakum tüplü antika bir bilgisayarda mı, yoksa modern bir silikon işlemcide mi çalıştığını anlayacak bakış açısından yoksun ise, fizik de üzerinde koştuğu donanımı anlayacak bakış açısından yoksundur. demem o ki, tanrı bir gün kâinatı bir flash diske atıp arkadaşının bilgisayarına kopyalasa bizim ruhumuz duymaz. öyleyse bundan bize ne?