hasta: heathcliff
yaş: nüfus kağıdı papirüsten, düşün artık
meslek: grafiker
rahatsızlık: sapıklık belirtileri neticesinde beyin sarsıntısı ve buna bağlı olarak sürekli başağrısı.
- evet, nasıl başladı rahatsızlığınız anlatır mısınız?
h: o gün grip olduğum için işe gitmemiştim. evde istirahat ediyordum. burnum da nasıl akıyor, musluk mübarek, 3 rulo kağıt havlu bitirdim, hala akıyor. öğleden sonraya doğru tam dalmıştım ki telefon çaldı. eşim arıyordu. nasıl olduğumu merak etmiş. "kötüyüm biraz, yatıyorum, kalkamıyorum hayatım, uyumam gerek" dedim. "uyu tabi dinlen" dedi telefonu kapattı. tekrar dalmıştım ki telefonum gene çaldı. bu sefer şirketten arıyorlardı. "aman abi, bi afiş tasarımı var, yarına yetişmesi lazım, toplantı ismini istekleri mailine attık, biliyoruz hastasın ama, bi el at be" dediler. dinlenmenin etkisiyle kabul ettim. kalktım bilgisayarı açtım.
tasarım "meme hastalıkları" üzerine bir toplantı ile ilgiliydi. bir meme çizimi ve yanında başında "meme" kelimesi olan bir sloganları olacaktı. bir iki örnek resim göndermişlerdi, fiyakalı bir de yazı karakteri
* istiyorlardı.
freehand programını açtım. yolladıkları resimleri programa aktardım, internetten birkaç tane de kendim indirdim. beğendiğim birkaç tanesini çizmeye başladım vektörel olarak. çizimlerim bitince sloganı yazdım. font denemeye başladım. ama sonra tüm sloganı yazmanın gereksiz olduğuna karar verdim.
sadece "meme" yazarak denemeye devam ettim. ama karar veremiyordum. karşılaştırma yapmam gerekiyordu. o yüzden yaklaşık yüz tane "meme" yazılı kutucuk yaparak hepsine farklı fontlar verdim. ama hiçbiri içime sinmemişti. birden aklıma geçen sene kullandığım bir font geldi. harika bir fonttu. ama ismini bir türlü hatırlayamıyordum. sadece içinde "lı" hecesi vardı. "lı lı lı lı" diyerek düşünmeye koyuldum.
bu esnada burnum akmaya başladı. rulomun monitörün yanında olduğunu gördüm. onu almak için monitöre doğru eğildim. burnumdan gelen suyun klavyeye düşmesini önlemek için dilimi dışarı çıkardım, bir yandan da "lılılılılılı" diye tekrar ediyordum.
işte tam o anda ense kökümde bir acı hissettim, gözlerim dışarı fırlayacak gibi oldu, beynimin içinde şimşekler çaktı, burnumdan çıkan bir parça sümüğün ekrana yapışmasını gördüm, sonra ben de ekrana yapıştım. bayılmışım.
kendime geldiğimde eşim ağlayarak telefonla konuşuyordu:
"dayanamıycam anne, böyle bir sapıkla yaşayamam ben, telefonda -bitkinim uyuycam- dedi bana. benim de içim rahat etmedi, izin alıp eve geldim. uyandırmamak için sessizce kapıyı açıp eve girdim. bir de ne göreyim? cibilliyetsiz oturmuş bilgisayarın başına, bir sürü meme resmi açmış, yüzlerce kez "meme" diye yazmış, lılılılılı diye onları yalamaya çalışıyor. kırdım merdaneyi ense kökünde itin"
başım hala ağrıyor. ama fontun adını hatırladım darbeyi yiyince. callıgraph tı.