mesai  

adana çık aradan

  1. genelde sabah 9 akşam 6 olan çalışma saatleri.
    (bettyboop, 24.01.2005 04:43)
  2. sabah 8:30 akşam 18:30 olanına da şahit olunmuş, işin bitti mi aaaaaa olmaz ama al bunu da bitir öyle gidersin diyerek akşamın 8'lerine 11'lerine kadar uzayabilen hadise.
    (mazzo, 11.07.2005 18:00 ~ 15.07.2005 18:08)
  3. bir kabile türü.
    (bkz: cem yılmaz)
    (bkz: mesailer)
    (selenikom, 30.12.2005 18:05)
  4. tdk'ya göre; çalışmak, emek.

    işinden memnun biri için işyerinde keyifli saatlerin geçirildiği vakitlerdir. işinden memnun olmayan biri içinse bitse de gitsek tadında süredir. bir de fazla mesai vardır ki, başlarda korkulası olsa da keyiflidir.
    bir haftadır fazla mesaiye kalan biri olarak şunu gözlemledim; fazla mesaiye kalmak vücut yorgunluğu dışında aslında gayet güzeldir. kastettiğim güzellikse şudur; ne durmadan telefonlar çalar, ne gelen giden olur, ne kimse ülke kurtarmaya çalışır ne de borsadan laf açılır. bu saatlerde insanda kalan batarya tekrardan şarja takılır ve herkes kendi çapında açtığı güzel müziklerle işine dikkatini verir. ortaya gün içinde yapılandan daha çok ve daha ele, avuca gelir işler çıkar.
    (gülümsün, 14.11.2006 18:42 ~ 19:33)
  5. bilişim sektöründe teorik olarak mevcuttur ancak pratikte mümkün değildir. mesai 9:00 - 18:00 olabildigi pek görülmemiş bi olaydir.bu sektorde vakit sınırlaması yoktur. 7/24 te olabilmektedir. mesela akşamdan kalma bir gün ertesinde mesaiye öglen gidebilirsin. kimse sana geciktin, nerdeydin diye sormaz bile.. kulağa hoş geliyor dimi.. ama diger günlerde geceleri çalışabilirsin, hafta sonları, resmi tatiller, bayramlarda çalışmaya da hazirlikli olmak gerekir. bide vpn denen bi melet sayesinde evdeykende çalışabilirsin. forever mesai..
    (bkz: developer)
    (bkz: yok öyle bir dünya)
    (serversirverme, 05.09.2007 11:14 ~ 11:23)
  6. soru: ticari amaçla yük ve yolcu taşımacılığı yapan araç sürücüleri, 24 saatlik herhangi bir süre içinde toplam olarak en fazla kaç saat araç kullanabilirler?

    el cevap: 9 saat.

    yani ticari, yani profesyonel anlamda şöförlük yapan bir kişinin kanun kitap karşısında günlük mesaisi 9 saatten fazla olamaz. yani bir profesyonel şöför günde 9 saatten fazla gaz, fren, debriyaj gibi işlerle uğraşamaz, direksiyon sallayamaz... 9 saati aşması halinde işine odaklanamaz. fren yerine gaza basabilir... frene geç basabilir. veya fren yapılacak mesafeyi ayarlamada zorlanabilir. reflekslerini diri tutamayabilir. bu 9 saat nerden çıktı peki? neden 32 saat değil mesela? isviçreli alimler * araştırmıştır. bu insan denen yaratık günde en fazla kaç saat verimli çalışabilir? yapmışlardır bi skala bir grup insanı 32 saat aralıksız iş yerinde alert tutmuşlardır; bir grup insanı 24 saatlik mesaiye tabi tutmuşlardır, tabii bu mesai saatlerini üzerinden deneyebilecek kişiyi avrupada bulamayacakları için türkiyeden isviçreye denek olarak bir eğitim araştırma hastanesinden asistan doktor gitmiş olabilir; ama bu ben değilim, el hasılı velkelam; bu alimler randomize çift kör kontrollü prostektive ve retrospektive çalışmalarla hangi saatten sonra insanın insanlıktan çıktığını göstermiştir ki; kanuna kitaba bir profesyonel şöförün günde 9 saat maksimal direksiyon sallamasına uygundur demişler. çünkü; dedim ya, bu saatten sonra şöförler can ve mal kaybına neden olabilecek davranışlarda bulunabilir.

    şimdi o şöförü al direksiyon başından. sok bi tıp fakültesine. akabinde sok bi eğitim araştırma ya da üniversite tıp fakültesi hastanesine. 5 senenin sonunda nasılsa rahatlarsın, nasıl olsa geçicisin diyerek 5 yılda 15 sene yaşlandıracak mesailere sok. hem nitelikli hem ucuza çalışıyor hem de ne yapsan sesini çıkaramıyor, diye daya nöbeti...

    bu adam eskiden, günde 9 saatten fazla direksiyon başında olunca can ve mal emniyetini riske sokan davranışlarda bulunabilirken. şimdi asistan doktor olmakla 32 saat aralıksız (arada fırsat bulup biraz kestirirse suçlu muamelesi görmesi cabası) hasta bakması, film değerlendirmesi, ilaç yazması ve en önemlisi güleryüzlü ilgili ve dikaktli olması
    gerekmektedir...

    peki neden böyle olmaktadır?

    bizde bilimsellik yok bir kere. bu konu çok uzun ancak en kestirme yoldan yazacak olursam bir hikaye anlatayım:

    köy çocuğunun biri okuyor derken kaymakam olup köyünde anasını ziyarete geliyor.

    - anacım ben okudum kaymakam oldum...
    - az daha okuyaydın ormancı olaydın hele...

    insanların gerçeklik anlayışı ile ilgili mesel bu. günde 9 saatlik sürücülükten fazlasının tehlike riskini arttırdığını ispatlayan isviçreli bilim adamları, isviçre toplumuna bu kanunu getirirken isviçre toplumunun çoğusunun şöförlük yapması gerekmez. isviçrede şöförler için 9 saat mesai limitidir denidiğinde araba kullanmayı bilmeyen bir isviçreli kafasında şu cümleyi kurmaz: "nerden bileyim 9 saatlik şöförlüğün insanda dikkat kaybına neden olacağını?" der ki: "ben şöför değilim ama demek ki 9 saatten fazla araç kullanmamak gerekiyor." bizim türkiyeye bu kanun getirilir. türk insanı ehliyet kitaplarında bu ifadeyi okuyunca şunu der: "evet ya ben kendimden biliyorum, memlekete kadar 18 saat araç kullandım mahvoldum." o gerçekliği kendi dünyasında yaşaması gerekir.

    bizim sorunumuzun çözülmesi için her ailede en az bir asistan doktor olması gerekir. allahtan yeni açılan tıp fakülteleri ile bu ideal gerçekleşiyor. acil serviste sıklıkla başıma gelir... yeni trendin etkisiyle acile başvuran hasta/hasta yakını dr ve diğer sağlık personeline makina muamelesi yapma eğilimidedir. bizler bu işten devasa paralar kazandığımız gibi kesinlikle çok optimal şartlarda çalışmaktayız buna rağmen kesinlikle bulunduğumuz yeri haketmiyoruz; ancak; ailesinde tıp öğrencisi veya doktor, asistan vs olanlar (ki bunu bir şekilde belli ederler genellikle) sağlık çalışanına daha müsamahalı yaklaşır. türk insanı işte; aklıllarından şu cümle: " biliyorum ya bunlar üç otuz paraya deli gibi çalışıyorlar yine iyi yetişiyorlar, bizim bilader de asistan doktor eve gelemiyor valla, gelince de direkt yatıyor, allah yardımcıları olsun zor işleri."

    kısacası: insan gibi çalışmak ve insana insan gibi hizmet verebilmek için günde 9 saatlik mesai gereklidir. benim acil nöbetim 24 saat üzerine de ertesi günün mesaisi olan 9 saat olmasa yani acilde 9 saat çalışıp evime gitsem o acil nöbetinde hiç bir yorgunluk duymam.

    (bkz: duyun bu feryadı)
    (jitankea2a, 30.03.2008 10:53)
  7. bitse de gitsek. bitsedegitsek.
    (faati, 29.08.2008 18:07)
  8. bu dönemde tümü evde geçenleri de görülmüştür. hayat harbi zor.
    (heidi, 07.01.2009 08:00)
  9. (bkz: fazla mesai)
    (bkz: işsizlik/@3333283)
    (ilkokul esprisi, 17.04.2009 19:47 ~ 19:48)
  10. öğlen 12 ile akşam 9 arasına alınması gerekendir.

    (bkz: sabah uykusu)
    (tiğtiğ, 24.05.2009 02:43)
  11. an itibariyle hala bitmeyendir. yok bi süreden sonra insanın canı sıkılıyor, akabinde ruhu daralıyor. bıktım lan !
    (alt ve üst kenarları paralel olan dörtgen, 29.06.2009 17:39)
  12. sabahın köründe başlayıp önce öğlen olsa da yemeğe gitsek, sonra da akşam olsa da eve gitsek diye bitmesi beklenendir.
    (livingdeath, 29.06.2009 17:43)
  13. mesainin bir diğer anlamı da; insan hayvanlarında erkeğin dişisini telefon ile arayıp, partnerinin günlük ilgi ihtiyacını gidermesidir*. angarya bu. aramak zorundasın, konuşmak zorundasın. konuşmadan olmaz. en az gerçek olan (hani şu karşılığında ssk primini yatırdıkları) mesai kadar sıkıcı.
    (azureel, 04.10.2009 19:27)
  14. fazlası değil, bitişi sevilir
    (diabetik nöropati, 07.10.2009 17:02)