1. her türk gencinin aklına en az bir defa gelen ''madem o kadar borcumuz var o zaman merkez bankası fazladan para basarak borcu ödesin'' sorusu ve çözümüdür. bunun olamayacağının halk dilinde tercümesi ve özeti "enflasyon"dur. iktisat literatüründe ki nedeni ise herhangi bir mal veya hizmet karşılığı olmadan basılan para belki kısa vadede işe yarayıp anlık borcunuzun hepsini kapatabilir ama uzun vadede para basılıp piyasaya sürüldüğü takdirde enflasyon oluşturma olasılığı oldukça yüksektir. yani insanların ellerinde para fazla olup satın alınacak ürün sayısı sınırlı olursa , insanlar almak zorunda oldukları ürünler için yüksek fiyat ödeyebilecek ve bu durumda satın alınmak zorunda kalınan ürünün fiyatında hızlı bir yükseliş getirebilecektir arz-talep dengesi. bu da enflasyon oluşturacaktır.

    enflasyon oluştuğu takdirde faiz oranlarında yükseliş meydana gelecektir ve yüksek enflasyon sonucunda bütçe de bozulma meydana gelecek, yüksek enflasyon ve faizler nedeniyle girişimci parasını yatırım yapmaktan çekecektir. bununda nedeni faizin getirdiği riske girmek istememesidir.

    en basit bir örneğiyle age of empires'ta bile olamayacak bir durumdur. para hilesi yaptığınızda ve anında paranız yükselse bile, normal yollarla o parayı kazanmak için yaptığınız hizmet veya mal kıvamında olan ağaç kesme, maden çıkarma, takas yapmayla bir para kazanılır. siz hile yaptığınızda belki paranız yorulmadan katlara çıkar ama bu seferde artık gerek görmediğiniz için ağaç kesmez, adamlarınızı oraya buraya avlansın, maden işlesin diye göndermessiniz değil mi? istediğiniz her şey elinizin altına koayca ulaşabileceğiniz için paranıza talep düşer ve artık talep etmezsiniz.

    (bkz: karadeniz neden türkiye nin üstüne dökülmüyor)
    (bkz: yanardağın içini beton ile neden doldurmuyorlar)
  2. gayet mantıklı bir yaklaşımdır, hatta borcumuz olan devletlerin ekonomisini çökertmek için çok güzel bir yöntemdir ama devlet babalarının buna aklı yetmez. basılan para türkiye sınırlarında kalmayıp, diğer ülkelere verileceğinden enflasyon falan olmaz hatta onlara girer. şöyle ki; atıyorum fransa'ya borcumuz 1 milyar dolar, bas parayı ver fransa'ya tlyi, harcasınlar onlar kendi memleketlerinde biz borcumuzdan kurtulım hem de enflasyon da onlara girsin.
  3. bakkaliye seviyesinde bile ekonomi bilgisi olan bir şahsın savunmayacağıdır.

    dmi ya bunu zilyon tane devlet nası düşünemiyo.. oldu olcak para olgusunu da lağvedelim, değiş-tokuşlu alışverişe geri dönelim..
  4. aynı zamanda para devri kapansın,takas devri başlasın da diyebilecek bir aklın fikridir.
  5. emisyon kurallarından habersiz olarak, paranın değerinin para miktarıyla belirlenmediğini anlamayan kafalara aittir. haydar baş, ülkeyi bu şekilde kurtaracağını iddia eder. paranın yurt içindeki trafiği hızlanabilir ama yurtdışındaki kıymetini oldukça azaltacak bir hamle olur. onun yerine merkez bankasına bir torpil atın, kaçın.
  6. aklı kısa yoldan maddi tatmin seviyesine ulaşmaya çalışan klasik türk fikri.

    her türk'ün hayatının önemli bir bölümü kapsar bu hayal. çeşitleri de olabildiğince zengindir. en basidi için;

    bir dükkan görülür, çok iyi iş yapıyordur. hemen yorum gelir.

    -bak şimdi hacı. şöyle bi mekan açıcan 2 işçi çalıştır 1200 lira maaş ver. kiran 2 bin lira bile olsa günde 150 tane rahat satarsın bu ürünü. ayda 10 binlira. masrafı çık. her türlü 5 bin lira cebinde kalır.

    bu insanın kalan hayatını mercek altına aldığınızda ise ne böyle bir dükkan tutar ne de böyle bir girişim içinde bulunur ne de benzeri bir ticari faaliyet yürütür.

    aslında bunu 'kısa yoldan kurtuluş formülü veren türk zekası' başlığı altında incelemek gerekir. her şeye bir fikri olur, hükümet yıkar, yenisini kurar, dünyayı fetheder vesaire vesaire.. örnekleri yeteri kadar var çevremizde.