işte o adam! işte o harika adam! işte o güzel genç! hem bir polat alemdar kadar delikanlı; hem bir özcan deniz'in yosmalı konak'ta takındığı tavırlarcasına aşık. ah! ah ! diyorum ve seviyorum ah diyebilenleri.
bdün tvlerde ahu tugba mayo defilesine çıksın mı çıkmasın mı diye program yapan kuşum aydın'ın programında(ki benim kuşum falan değildir aydın) çıkıp defileyi yapmaması gerekenlerin başını çeken adam! seviyor tugba'yı. aşık ona. deli gibi hem. evinin kapısının önüne gidip çadır falan kuruyor. bir tane gothica ablası var. o da inanılmaz. kebire hanım. mükemmel insanlar bunlar. harika insanlar.
evde pineklediğim bu güzide günde tanıdığım bir fantastik karakter. bir bahar öğle vakti kuşum aydın'ın programında rastladım kendisine, tatlı bir telaştan ziyade bildiğin berserk haline girmiş, ofansa artı defansa eksi alıyordu bu adam. ahu tuğba'nın nesi olduğunu anlamadım ama, pek yakında mahkeme kararıyla 200 m. yakınına yaklaşmasını yasaklarlar gibi.
şu tv ekranlarında bir dolu ecnebi tabiri ile freak show var, bir dolu ilginç adamın bir araya geldiği program var ancak bu arkadaş bambaşka imiş hakikaten. ne jess ne mali, ne seda sayan'da denk geldiğim gelin-damat evindekilere arıza çıkartan kayınbirader...
tam bir heyecan fırtınası, delilikle şovmenlik arasındaki kolum bacağım kadar kalın çizgi. tey allah'ım. bir de ekürisi kardeşi var kebire, kefire ya da kemire olarak isimlendirilmiş. o da bomba.
adam bir tane bu dünya. özellikle o iri kıyım bedenden aşkım beni seviyor gibi cümleler çıkınca , jim carrey ile komedi konusunda kapışabilcek hareketleriyle yeni sabah şekerimiz. gelecek yeni sabah şekerlerinin idolü.
kesinlikle beyninin çocukluk ve ergenlik çağı arasında sıkışıp kaldığını düşündüğüm, bu eksiğini body building yaparak gidermeye çalışmış lakin başarılı olamamış "yeter" dedirten kas yığını...
kendisiyle aynı sıraları paylaştığım için acı çektiğim,diplomamı yırtıp atmama sebep olandır. bundan sonra soranlara "odtü eczacılık mezunuyum" diyeceğim.
her biriniz kendi hayatınızın başrolünü oynuyorsunuz. bazen geriye dönüp filmi objektif olarak değerlendirdiğinizde eğer mutlu oluyor ve bu filmi tekrar seyretmek istiyorsanız doğru yoldasınız demektir. aynen devam edin ve idealleriniz için engel ne olursa olsun yılmayın. allah'ın her şeye gücü yeter. önce inanın, dürüst olun, çalışın ve sabredin. gerisini rabbim verir. hiç şüpheniz olmasın. allah'ın bahşettiği en büyük nimetlerden biri olan gülümsemeyi kimseden esirgemeyin. sevmekten çok sevilmek güzeldir. tüm yaratılanları yaratandan ötürü sevin!
gibi bir hayat felsefesi olduğunu kamuoyuna açıklayan ulvi insan.
mümkünse yerin dibine girmesini ve bir daha yüzünü kimseye göstermemesini temenni ettiğim kişi. birini sevebilmek için ona biraz olsun saygı duyulması gerektiğini bilmeyen bu yüzden de gerek dansları gerekse hareketleri ve konuşmasıyla kendini şımarık bir çocuk durumuna sokan ve kendisine saygı duyulmasını imkansız hale getiren şahıs. benim karşımda bana bu şekilde davransa, tekme tokat girişmiştim çoktan kendisine.
bırakın mühendisliğin türk erkekliğinin yüz karası olan,dengesiz hareketlerin baş tacı ve günümüz televizyonlarının semra hanımdan sonra gördüğü en ulu insan
aslında nöroloji bilimi için bulunmaz bir nimettir kendisi. nasıl albert einsteinın beyni yıllardır incelenmekte ve tespit edilen farklılıklarla beynin işleyişi keşfedilmeye çalışılıyorsa bu adam ölünce de beyni korunup incelemeye alınır, böylece normal bi insan beyninde hangi yapıların, hangi tür kimyasal tepkimelerin olamayacağı ortaya çıkar. yanılma payı olarak da atvnin ödediği para hesaba katılır.
boşuna mı adam ayak kokusuna çözüm arıyor.zannımca sitesinden ahuuuu suna gönderme yapıyor.
meriç bey gene ahu tuğba nın ağzına girmiş , bağıra çağıra konuşmakta .
ahu tuğba:
-sarımsak mı yedin sen ? ağzın kokuyo !
meriç erkan:
-senin de ayağın kokuyo ama ben söylemiyorum. .
adamın derdi var ayak kokusundan yana . derman arıyor..
tvleri her açtığımızda mutlaka karşımıza çıkması gereken tiplerden biri.popüler kültürün reyting yüzünden gelinen son noktayı görme adına iyi bir seçim.kafamızı gerçeklerle değil de sanal bi dünya da gezdirmeye hedefleyenlerin geldiği durum.
"aman işte izleyip oyalanıveriyoz"diyenlerin maalesef pek de haksız olmadığı durum.çünkü o kadar "var"lar ki gerçeklere kafamızı çevirip bakamıyoruz bile.
45 derece eğik kaşlı, uçak pisti alınlı dark side'ın fedaisi murat taşdemir'i bile sollamayı başarmış hatta ekran ömrü yeterse kült olacak bir insandır. traktörle sevdiceğine gitmesi, ahu tuğba'nın bahçesine çadır kurup menemen yemesi, kafasına top atmasıyla nefis bir şeydir, anlamayan nesle aşina değiliz. bugün de ahu tuğba'yla sonunda sezon finalini yaptılar, objektife bakıp güldüler, erler film, mutlu son. oh oh alasım geldi oyalı mendillerimi...