iki anlamı var bildiğiniz üzere, bilme isteği ve tasa diye özetleyebiliriz. ama ben tasalanma konusuna değineceğim, niye; çünkü şu an o vaziyetteyim, güzel örnekleyebilirim diye düşündüm. bi' çok olasılığın aklınıza gelmesi, bundan dolayı bi' çok saçma olumsuz fikre karşılık geliştirilen; ama daha saçma gelip yenilen olumlu düşünceler savaşı, elinizin kolunuzun somut manada bağlı olmaması ile soyut anlamdaki bağlılığının saçma çekişmesi, gözün telefonda durması, evin içinde volta atma ve kemirilen dişe gelir et parçalarıyla açıklayabileceğim durum. sabırsız bi' insan olmamama rağmen, beterli düşünen bi' insan olarak tedirgin olmama neden oluyor ki çoğu insan için durum böyledir. yapılması gereken en mantıklı fikirse beklemektir. ki o da şu vaziyette büyük bi' işkence gibi durmaktadır.
çoğu zaman insanın kendi egolarından kaynaklanan durumdur..karşınızdaki insan size kendisini hatırlatmazsa onu pek de fazla merak etmezsiniz..ama eğer karşınıza dikilirse işte o zaman "seni çok merak ediyorum.." yalanını hem kendinize hem ona söylersiniz..
sadece "merak ediyorum" demekle yetinirsiniz çünkü..mesela hangimiz "bugün bir şey yedin mi??" yahut "paran var mı??" diye sorar ki??
kendisini hiç ilgilendirmeyen konulara bile bodozlama girmektir. ben sevmem böyle şeyleri mesela. git takıl köşende, işine bak, canın mı sıkılıyor ufff banane ya. merak ettmem için zorlamayın beni, ne yaptığınız hiç umrumda değil.
- eğer ne iş yaptığımı sana söylersem seni öldürmem gerekir.
- ya ne olur söyle polat. çok merak ettim.
- üzgünüm söyleyemem.
- o zaman söyle öldür.
- ?>£#$# mübah sana o zaman.