as madmen, some hung head down
from a long dead tree
some discuss, all at once
for no one to hear
variations on emptiness
great themes on vain glory
and as some go feral in strange performances
dressing customs that are metaphors
of your disease
hungry eyes are looking for me...mephisto
laughing, i feed you
with meaningless games, tricks and philosophies
whose answers you would die for
in your hunger to believe
how it does amuse me
and makes me wonder
for how long that it was mine
because now it does really inflame me
as if ignorance was my secret desire...mephisto
i am an angel who dresses in red
riding above you, etching fire rings
i have learned to fly
don't you remember?
while you still have not come down
from your long-dead tree
i can teach you wonders if you give me your soul
marvels and wild dreams can be yours
i can teach you how iron turns to gold
and how life can grow so old
but i am a demon who dresses in red
and i do not hope you will understand...mephisto
an itibari ile itü vadi yurtları sakinlerindendir..
oda arkadaşım ve itüdeki nadir kankalarımdandır..arada sırada uyuzlaşır ama genelde iyi bir adamdır..kendisiyle yazın verdiğimiz house party'lerle çoşmuştuk..
karakterli ama biraz tembel bir adamdır..itü inşaat bölümü öğrencilerindendir..bu koca megaköy olan istanbuldaki en yakın arkadaşım, dostumdur..
bu isimde bir alet var, teknosa'da satışa çıkmış..portatif satranç oyunu..
fotosu yok şuan ama link şöyle: (bkz: http://www.teknosa.com.tr/...)" onmousedown="return bkc('388357','+http%3A%2F%2Fwww.teknosa.com.tr%2Fcultures%2Ftr-tr%2Fproducts%2F135120051.htm%3Fchapt%3D135120051%26amp%3Bcs_catalog%3D_oyuncak___eg%FDt%FDm%26amp%3Bcs_category%3D_oyuncaklar332')">http://www.teknosa.com.tr/cultures/tr-tr/products/135120051.htm?chapt=135120051&cs_catalog=_oyuncak___egıtım&cs_category=_oyuncaklar332)
şeklen hayalete benzeyen diablo 2boss'u.
öldürdükten sonra direkt portala atlamamak, haritanın yukarısını ziyaret edip altınları falan temizlemek gerekir.
bir de sanırım council'ün başı bu. (bkz: ismail vilehand)
ıstván szabó'nun 1981 tarihli filmi. başrollerde klaus maria brandauer, krystyna janda, ıldikó bánsági , rolf hoppe
yer alır.
ıı. dünya savaşı dönemindeki nazi almanyasında, yıldızı parlayan bir aktörün yükselişi, çevresindekilerin nazi baskılarına maruz kalması, ve nazi oluşumunun sanat üzerindeki etkisi çarpıcı şekilde gözler önüne serilir.
1982 en iyi yabancı film oscar ödülü (macaristan) almıştır. bunun dışında farklı festivallerde 8 tane daha ödül almıştır. dekorlar ve kıyafetler müthiştir ve sanatsal boyutu kusursuzdur. mutlaka seyredilmelidir.
(bkz: diablo 2)
magic find'ı yüksek olan (uygun sorceresslar biçilmiş kaftan) gibi karakterlerin direk yüklendikleri zavallı prime evil'dır. iki teleport kolay bulunur, kolay kesilir. 400% mf de varsa bu işi yapmak mantıklı olacaktır.
(bkz: magic find)
taksim'de bulunan bir kitabevi. çoğu yerde bulunamayan bir kitap söz konusu olduğunda mutlaka uğranması gereken mekan. özellikle felsefe ve tiyatro bölümleri pek hoştur. en sonda bulunan felsefe kısmında saatlerinizi geçirebilirsiniz. üst katta cafesi de bulunmaktadır.
muhteşem karizmasıyla izmir'den sonra istanbul'u fethedecek olan 4. nesil yazar.
şu sıralar pek bir memur, pek bir aile çocuğu havasında olsa da, kapitalizmin zorlamasıyla böyle olmuştur ne yazık ki. yoksa normalde böyle değildir,ortamdan ortama akılacak,"bohem" bir hayat yaşanacak tarzda biridir. hayko cepkin sevmemesi negatiftir benim için ama daft punk sevmesi bu olumsuzluğu kapatır.
en güzel şarkıları seçer,yollar,dinletir... radyo dj'i falan olsa da olur yani...
"hatta itü sözlük radyosu'nda program yapsa ne güzel olur" diye düşünmüyor da değilim.
ayrıca tırnak falan da yemez gayet süper elleri vardır.*
okulumuzun düzenlediği istanbul gezisi esnasında bizi 20.00-00.00 arası başı boş bıraktıkları zaman dilimi içinde tesadüfen uğradığım ve 5 dk içinde üç kez uğrayıp cd sorduğum rock-metal cdlerin bulunduğu yerdeki elemanı çileden mi çıkardım yoksa o 5dk'sına eğlence mi kattım bilmediğim kitapevi..yine beeen ben de aynını diyecektim yine mi seen hehe gibi şirin diyaloglar geçmişti aramızda..sorduğum çoğu cdyi artık bulamayacağımı söylese de pek semtatik biriydi..üçüncü defa geldiğimde quiksilver'in karşısından yürüttüğüm yeni yapıştırılmış apocalyptica afişiyle girmiştim..güzel bi gündü..
diablo 2 de act 3 ün son act inde çıkan bir boss. çeşitli elemantal saldırılar yapar, ama bir de bu arkadaşın uber modeli vardır ki aman aman salvation yapan bir paladin yoksa grupta insanları hüngür hüngür ağlatabilir.
taksim' de bulunan kitapevi. geceleri kimler için hizmet yapıyorlar bilmiyorum ama 00.00 saatine kadar açık bulunuyorlar. internetten satış imkanlarıda bulunuyor. bilgi için;
en sevdiğim kitabevidir. ne zaman sıkışsam (acil kitap ihtiyacı) doğruca oraya giderim ve bulurum . yeni çıkan bir kitabı bir kez bulamadım onda da yeni bitmişti. ayrıca çalışanlarından da gayet memnunum. bazen unutkan oluyorlar ama mazur görüyoruz koşturmacayı farketmemek mümkün değil.
başka bir yerden satın aldığım mizah dergilerini oradan çaldığımı iddia eden, bunun için sokak ortasında çeviren ve insanların ortasında hırsızlık ile suçlayan çalışanlara sahip kitapçı. sözkonusu dergileri çaldığımı 'kameralardan gördüğünü' iddia eden mephisto çalışanı şahıs, masumiyetime inanmak istememiş ve dergileri alamadan sinirli bir şekilde geri dönmüştür.