insanın içindeki gizli varoşluğu ortaya çıkarmasıdır.
bir türlü anlayamam bunu. en nihayetinde sen bir restorana/kafeye/bara gelmişsin. neden fiyatlara bakarsın ki? paran yoksa gelme kardeşim. sen oraya yemek yemeye mi geldin, yoksa kendini oradaki diğer insanlara rezil etmeye mi geldin? otur evinde, al domatesini, peynirini, ekmeğini, yanına da gazoz mu, bira mı
* hangisini istersen aç doyur karnını.
bunun esnaf lokantalarında, üniversite yakınlarında yapılmasına gene de o kadar kızmam. belki mecburiyetten yiyordur, bütçesi kısıtlıdır haklıdır. ama
florya'da
rotary kulübü'nün karşısında yapanlar da var ki, bildiğin barzodurlar.
sürekli olarak gittiğim
papermoon'da benim gibi elit müşteriler için hazırlanmış üzerinde fiyat olmayan menüler bulunur. en son dört ay kadar önce bir şişe
gaia şarabı istediğimde bana "efendim o şarabın şişesi 1.300 euro'dur" diyen garson, şu anda sayemde bir kebapçıda garsonluk yapıyor. ettiğimiz kavganın ardından benden özür dilemek için 3.837,50 euroluk hesabı almak istemeyen halkla ilişkiler müdüresine yanıt olarak garsonlara 1.000 euro bahşiş bırakmayı düşündüm. sonra da bunu hak etmedikleri kanısına vararak bu parayla daha önce görüp beğendiğim içinde
akmerkez havası bulunan boş teneke kutulardan aldım.
------------- (bkz:
enzo gibi yazmak) ------------