türkiye'nin en manyak çizeridir. şu sıralar lombak dergisinde çiziyor ama son zamanlarda bölümü baya seyrek yayınlanmaya başladı. "ben bir eşşeğim" köşesi adamı gülmekten ağlatabilir. süper orjinal küfürleriyle tanınır.
lombak'ın geçen sayılarından birindeki köşesinde ünlü bir sözümüzü modernize etmiştir;
"nushu, tekdiri falan etmeli siktir, varsa artislik yapan hakkı kötektir."
çizerliğe hatun çizmekle başladığı rivayet edilen komik insan. en son lombakta ve penguende çıkan osmanlı dönemi karikatürleri ile yardırıp olaya başka bir boyut katmıştır.
harika insandır. her esprimize gülerek ne kadar şen şakrak olduğunu da göstermiştir. karşına geçip de uzuun uzun muhabbet etme isteği uyandıran mükemmel bir mahlukattır.
ayrıntılarda mükemmelliği yakalayan(nitekim zaman zaman bir kareye yüzlerce kez gülebilirsiniz)çizgileri süpersonik,kendisini fütursuzca anlatan,benim nazarımda eniyi karikatürist ünvanını almış yüce şahsiyettir.
vakti zamanında yamulmuyorsam bülent üstünle beraber kurdukları testis diye punk grupları vardı, ve son duyumlarda bu grubun tekrar hayata geçeceğini söylemişti bize.ne oldu bilinmez fakat memo tembelçizer çizdiği sürece punk ruhu ölmeyecek sanırım.
birkaç ay sadece "zort" bölümünde am-göt-bok üçgenindeki espirilerini gördükten sonra bu ayki lombak için çizdiği "lanet olsun" köşesini görünce dumurlara uğradığım çizer. ilk defa bişeyleri taşşağa almayan bir eserine rastladım.
"biraz da yiğrenelim" isimli tiksinç öykülerini topladığı kitabı vardır. kitabın ilk sayfasında şöyle tanıtılır:
"memo tembelçizer gayet hijyenik koşullarda yetişmiş olmasına rağmen pejmürde bir yaşam tarzını tercih etti. uzun yıllar boyunca nizam ve intizamdan yoksun bekar evlerinde kir pas içinde yaşadı. deneyimlediği bu tiksinç yaşayışı ve edindiği tiksinç felsefi duruşu "birazda yiğrenelim" başlıklı öyküleriyle edebiyat dünyamıza, kültürel dokumuza ve insanlığın bakış açısına kazandıran tembelçizer bugün kombili evinde kebap bir hayat sürmekte, her akşam ayaklarını yıkamakta, donunu iki bilemedin üç günde bir muhakkak değiştirmektedir. bazen dört gün de olmaktadır, ama yok lan yok, en fazla üç gün... "
kemik dergisinde umut sarıkaya 'nın sarıkaya isimli muhalif undergraund dergi kısmında orrospu cocuğu memo adı altında bir bölüm hazırlayarak ne kadar dunya s*kimde minare g*tumde adamı olduğunu kanıtlamış, çizgiside esprileride cok iyi yazar çizer.
kendisine taptığım yazar, çizer, ilim irfan insanı. birtek onun çizdiği dergileri okumaktayım. bu yüzden l-manyak, lombak, penguen, fermuar ve tekrar lombak dergilerini geçtim. favori hikayeleri aşık memo ve "lemanyak yada lombak" şehitleridir.