gündem
  1. · sözlük yazarlarının itirafları
  2. · nurcuların hoşuna giden şeyler
  3. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  4. · 22 kasım 2009 galatasaray manisaspor maçı
  5. · beşiktaş
  6. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  7. · sözlük yazarlarının dinlemekten bıkmadığı şarkılar
  8. · acı biber
  9. · unutulmaz film sahneleri

memleketten gelen yiyecek kolileri  

 sayfa  / 2
  1. öğrenci milletini doyuran kolilerdir.
    sigara ve içkiye daha fazla para kalmasını sağlarlar.
    ayrıca ev arkadaşınızın annesi süper içli köfte, sarma felan yapıyorsa tadından yenmez.
    (everestk, 15.04.2006 02:44)
  2. o gün evde bayram ilan edilebilinir.bu durum gelen koliden çıkan süper leziz şeylerle kutlanılır gelen yiyecekler bitmeyecek sanılır ama çok çabuk biterler ve öğrenci evindekiler eski sefil hallerine geri dönerler (bkz: sindrella'nın balkabağı)
    (ubi, 15.04.2006 18:42 ~ 18:43)
  3. en fazla 3 gün süren festival havasının kaynağı kutu.
    (gatorade, 15.04.2006 19:13)
  4. aslında kelimelerle tarif etmek mümkün değildir bu hadiseyi.
    gün boyu çalışıp, akşamın köründe eve gelerek düzgün bir yemek yeme hayali ile yaşarken, evde hazır bir yemek bulamamanın ne demek olduğunu bilenler için daha da anlam kazanır bu hadise.
    bu kolilerin hazırlanmasında emeği geçen herkese sözlük vasıtasıyla teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

    not: son gelen koli bayağı bereketli çıktı. bir haftada ancak yarısını bitirebildik.
    (abdkl, 09.12.2007 14:59 ~ 15:00)
  5. anne ve memleket kokan kolilerdir. hayvanlık yapıp hepsini götürmektense ev/oda arkadaşlarıyla paylaşılması makbuldür. paylaşım için teşekkür edilir, anneye rep gönderilir.
    (fantastik karakter, 09.12.2007 15:12)
  6. annemin bizi ankaralarda ac,susuz,sefil olduğumuzu zannedip afrika erzak yardımı boyutlarında yolladığı koliler.
    (meerjungfrau, 09.12.2007 16:16)
  7. güzel anneciğimin benim sarmayı çok sevdiğimi bilerek arada bir yolladığı,içinde üç tencere dolusu sarmanın olduğu kolilerdir.ev ahalisi olarak üç günde o bütün sarmaları bitirip sonraki üç gün yeşil renkli sıçmışızdır.
    (yineyenidenkobalamin, 09.12.2007 16:37)
  8. sabah uyanırsınız, açlık hissinizi bastırmak için evde bi şeyler arar ama bulamazsınız. mutfağa her giden ağlamaklı döner. dışarda yiyelim o zaman dersiniz ama aynı şeyleri yemenin verdiği baygınlık hissi kaplar tüm vücudunuzu. bi titreme gelir. ya çorbacıya, ya dürümcüye ya da börekçiye doğru gidilecektir. bi sonraki öğünde de yiyeceğiniz ve kahvaltı vakti olduğu için dürüm pek tercih edilmez.

    tam hazırlıklar yapılmışken telefon çalar. anne aramaktadır. pek sevinmezsiniz psikolojinizin verdiği kötü enerji sebebiyle. derdiniz başkadır çünkü. açarsınız ve kısa bi "nasılsın? iyi misin?" faslından sonra müjdeli haberi alırsınız. gözlerinizdeki ışıltı tüm ev ahalisini heyecanlandırmış, "noolur allahım tahmin ettiğimiz şey olsun" yalvarışına yöneltmiştir. evet 3-4 saat içinde yardım kutusu elinize ulaşacaktır.

    hayat durur, herkes birbirine sarılır, gözler yaşarır. arkadaşlardan övgüler alınır, az sonra içeceğiniz çorba bile tatlı görünmektedir artık gözünüze. çorbacı abiye alaycı bir bakış atılır dükkandan çıkarken. bi süre ona muhtaç olmayacak olmanın ezik mutluluğudur içinizdeki.

    bir saat öncesinden otogara gider ve otobüsü beklemeye başlarsınız. tahminler yapılır. herkes canının çektiği neyse söyler. az çok tahmin edersiniz tabi annenizin neyi sevip neyi sevmediğinizi bildiğini. planlar yapılır, içecek alalım, sigara alalım, bira, çerez...

    otobüsünüz gelir, bir bakarsınız üzerinde adınız yazılı koca bir kutu. herkes bi gülümsemeyle birbirine bakar. muavine sevgi dolu bir teşekkürden sonra kutunuzla birlikte kaybolursunuz gözden. hareketleriniz aceleci ve çevreyi umursamaz bir haldedir. milleti ittire kaktıra yürürsünüz.

    evde kutu açılmaz, parçalanır. herkes bi şeyleri alır eline ve en güzel müjdeyi vermeye çalışır. sofranın üstündeki çöpler yere itildikten sonra ziyafet sofrası hazırlanır. bütün yiyecekler artık savunmasız halde önünüzdedir. "haydin bakem" şeklindeki başlama işaretiyle her bir fert birer kurabiye canavarına dönüşür. çatlayana kadar yenir, anneye telefon edilir ve methiyeler düzülür.

    önemlidir öğrenci için yemek. monoton yemek listesinden kurtaran her alternatif altın değerindedir. bunun bir diğer yöntemi de hatun kişi ile eve çıkmaktır ki yemek yapma becerisi iyiyse anneyi ikinci plana düşürür.

    (bkz: anısı var)
    (bkz: sevgiliyle eve çıkmak)
    (billie jean, 09.12.2007 17:16 ~ 17:18)
  9. (voodoo chile, 09.12.2007 17:37)
  10. (tangocu kedi, 09.12.2007 17:42)
  11. içinden enteresan şeyler çıkan kolidir, hadi öğrenci evi olsa anlarım da anneannem niye bize yolluyor bunu 3 ayda bir anlamıyorum. bir de öyle memelekete özgü bir şey olsa anlarım da bu koduğumun ankarasında fasülye mi yok, sucuk mu yok?
    (herkese 10 bana 0, 19.11.2009 00:13)
  12. hala müthiş heyecan yaratan durumdur .böyle çuval ya da boğça içinde gelir. ilk baktığım şey gilik ekmeğinin olup olmadığıdır. bazı zamanlar gelmez derin bir hayal kırıklığı yaşarım. süzme yoğurt kesin gelir. lan onunla yapılan ayran nasıl bişeydir arkadaş. bunun bir de köy peyniri faslı vardır. hani tulum içinde gelen .yer yer içinden koyun kılı çıksada olsun be çok güzeldir. sobalı evde büyüyen çocuk olarak hala özlerim o peyniri sobanın üstüne koyup yemeği. lan birde bizimkiler parlement sinama kulubu,banyo üçlemesi vardı bak aklıma geldi yine hüzün yine hüzün. haa kavut... kavutu nasıl unuturum. kahvaltıların vazgeçilmezi .lan yıllardır yemiyorum. ilk fırsatta babanneme gitmeliyim onuda çok özledim .lan durun be ağlatacaksınız adamı.


    not: sivaslıyak
    (tristins, 19.11.2009 00:19 ~ 00:20)
  13. öğrenci evinden gelen güzel kokuların sebebidir.
    (basliklari alt alta okumak, 19.11.2009 00:21)
  14. bir de sınav zamanıysa tadından yenmez bir hadisedir.
    (domestik, 19.11.2009 00:23 ~ 00:23)
  15. gros ağırlığı 35 kilo olmayanları makbuldür.
    (janken, 19.11.2009 00:26)
  16. hiç bir zaman annemin yollamadığı şeydir. yalova yakın yer gelir alırsın evden dedi annem her söylediğimde. herkesin kolileri geldi yıllarca, yan oda karşı oda büyük bi heyecanla açtılar kolilerini. içinden çıkan her yemekte sebzede meyvede kendilerinden geçtiler. sanki açılan her kutu memleketlerine döndürmüşçesine huzurluydular. bense elimde kupam öylece gülümsedim yanlarından geçip giderken. benim hiç kolim gelmedi sözlük. herkes evim yakın ne güzel der geçerdi ama bilmezki kimse koli yollanmaması nasıl birşeydir yurtta kalan bi insan için. hep sipariş verdim yemek sepetinden kolim gelmiş davranmak için ev yemekleri söyledim yeri geldi. ama artık sesimi duy anne, bi ekmek bari yolla koliyle. aşağıdan güvenlik beni de arasın kargon geldi canım desin. odamın kapısına geldiğimde ben de elimde o kutuyu gururla açayım. sonra mutfağın o en kalabalık anında gidip mutfağa yerleştireyim yolladıklarını, soranlara annem koli yollamış da diyip o gözleri parıl parıl bakışını ben de atayım artık. sesimi duy anne!!
    (stedimare, 19.11.2009 00:26)
  17. gros ağırlığı 27 kilo olup da otogardan eve sırtta taşınmayanları makbuldür.
    (janken, 19.11.2009 00:27)
  18. içinde muhtelif yiyeceklerin yanı sıra 3 adet diyarbakır karpuzu bulundurmayanları makbuldür.
    (janken, 19.11.2009 00:27)
  19. içindeki turşu sayesinde bütün otogar-merter tramvay hattını kokutmayanları makbuldür.
    (janken, 19.11.2009 00:28)
  20. 1 metreküp hacminde olduğu halde özkütlesi 1 gram/cm3'ten fazla olmayanları makbuldür.
    (janken, 19.11.2009 00:30)
  21. lider adana seyahatin otobüs bagajında değil de yurtiçi kargo'nun kapıya teslim servisiyle gelenleri makbuldür.
    (janken, 19.11.2009 00:31)
  22. insanın üstünde travmatik etkiler bırakmamış olanları, 3 sene geçmiş olmasına rağmen kaşı gözü seğirtmeyenleri makbuldür.
    (janken, 19.11.2009 00:32)
  23. evde 3-4 gündür deli yemek pişmesinin sebebi bu resmen. ete doyduk lan. et yani, kırmızı. dünkü izmir köftede; böyle patateslerin altından köfte çıkıyor, allahım mutluluk gözyaşları döküyoruz. artık nasıl özlemişsek, mutfakta yemek koyarken mesela dün, "aaa it's like magic! it's like magic lan! ba ba ba, patatesi kaldırıyosun, köfte çıkıyor gel lan gel!" dedi bizim evdeki küçük besleme. (günde 10 saat ingilizce dersi veriyor ve besleme olarak bize geliyor. düşünün mezunların halini.)

    evet, evdeki iki macar yetmedi; bir de üzerine beslememiz var. ne biçim öğrenci eviysek artık.

    bugün de karnıyarık falan pişti lan. çok garip. kanlandım, canlandım, yüzüme renk geldi yemin ediyorum.

    hayır öyle yemek pişmeyen öğrenci evi de değildik ama, sebze sebze nereye kadar lan! içimizde pırasa tarlaları, semizotu yığınları falan oluşmuştu artık. et lan. et yani, kırmızı hem de.

    edit: besleme, düzeltmemi istedi. öyle dememiş. kinder süprizi ben uydurmuşum.
    (usako, 19.11.2009 00:40 ~ 20:30)
  24. lahmancular bittikten sonra kim kaç tane yedi sayılır..komşu öğrencilere verilenler için beddualar okunur
    (bizcarteldinleyerekbuyudukabisi, 19.11.2009 00:49)
  25. güzel memleketim diyarbekir'den gelen muhteşem örüklü peynirlerin kolileridir. önceleri memleketten izmir'e gelen eş, dost, akraba tarafından rica üzerine getirilirdi. fakat artık balıkçılarbaşı'nda ki peynirci aranıyor ve sipariş kargo ile kapınıza kadar tenekesi ile geliyor. ertesi günü siz de ücretini peynircinin hesabına yatırıyorsunuz. peynircide çok güzel bir insan. tüm sıcaklığı ile ''abe tadına bağ eğer hoşan gitmezse istemiyem para mara lo'' diyor her telefon görüşmesinde. selam ederim kendisine.
    (renas, 19.11.2009 01:03)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil